Fotoğraflar: Launchmetrics Spotlight
Güney Kore'de ortaya çıkan "sahte alışveriş" platformları, sosyal medyanın yeni konuşulan dijital trendlerinden biri haline geldi. Gerçek bir ürün satın almadan sipariş vermek, kargo ekranını takip etmek ve teslimat bildirimi almak… Peki hiçbir zaman kapınıza ulaşmayacak bir sipariş neden yine de tatmin edici geliyor? Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi'nden Klinik Psikolog Mader Bengisu Bilgen'e göre yanıt, beynimizin ödül mekanizmasında saklı. Dijital dünyanın sürekli yeni alışkanlıklar ürettiği bir dönemde, Güney Kore'de hızla yayılan "dopamin siteleri" ya da yerel adıyla “do-farming” platformları dikkat çekiyor. Bu platformlarda kullanıcılar gerçek bir alışveriş deneyimini adım adım yaşayabiliyor. Sepet oluşturuyor, sipariş veriyor, kuryeyi harita üzerinden takip ediyor ve teslimat bildirimi alıyorlar. Ancak işin en ilginç kısmı şu: Gerçekte hiçbir ürün gönderilmiyor. İlk bakışta sıradışı görünen bu deneyim, aslında beynin ödül ve beklenti mekanizmasını harekete geçiren ilginç bir psikolojik süreç olarak değerlendiriliyor.
Asıl Tetiklenen Şey Mutluluk Değil, Beklenti
Klinik Psikolog Mader Bengisu Bilgen, bu platformların yalnızca teknolojik bir trend olmadığını, insan beyninin ödül beklentisini kullanan bir sistem üzerine kurulduğunu söylüyor: "Asıl tetiklenen duygu haz değil, beklentidir. Beyin çoğu zaman ödülü elde ettiği anda değil, ona yaklaşırken daha yoğun bir dopamin yanıtı oluşturur." Toplumda dopamin çoğunlukla "mutluluk hormonu" olarak tanımlansa da bilimsel çalışmalar bunun çok daha karmaşık bir mekanizma olduğunu gösteriyor. Dopamin, temel olarak beklenti ve motivasyon süreçlerinde görev alıyor. Bilgen, sahte alışveriş platformlarında yaşanan sürecin de tam olarak bu mekanizma üzerine kurulduğunu belirtiyor: “Kullanıcı sepetini doldurduğunda, siparişi onayladığında ya da kurye ekranını takip ettiğinde beynin ödül sistemi aktifleşiyor. Ürün gerçekte hiç ulaşmayacak olsa bile beyin, ödülün yaklaştığı algısıyla dopamin üretmeye devam edebiliyor." Uzmanımız nörobilimde bunun "ödül tahmin hatası" olarak tanımlandığını ve beklenmedik ya da yaklaşan bir ödül sinyalinin dopamin salınımını artırabildiğini de ekliyor.
Dürtüsel Alışverişi Azaltmaya Yardımcı Olabilir mi?
Uzmanlara göre bu platformları yalnızca olumsuz yönleriyle değerlendirmek doğru olmayabilir. Bilgen, özellikle dürtüsel alışveriş davranışı veya kontrolsüz yeme eğilimi bulunan kişilerde, gerçek satın alma ya da tüketim gerçekleşmeden ritüelin deneyimlenmesinin bazı bireylerde geçici bir rahatlama sağlayabileceğini belirtiyor: "Bunu madde bağımlılığında kullanılan nikotin sakızı ya da alkolsüz bira örneklerine benzetebiliriz. Gerçek davranışın yerini alan ancak zararını azaltan bir simülasyon söz konusu olabilir." Bu yaklaşım sayesinde kişi maddi kayıp yaşamadan satın alma dürtüsünü yönetebilirken, sonrasında hissedilen pişmanlık, suçluluk ve ekonomik kaygının da önüne geçilebileceği ifade ediliyor. Bilgen'e göre kullanıcıların zaman içinde gerçek ürün gelmese bile rahatlayabildiklerini fark etmeleri, satın alma dürtüsü ile fiziksel nesne arasındaki bağı zayıflatabiliyor.
Psikolojide "davranışsal sönme" olarak tanımlanan bu süreç, uygun klinik koşullarda bazı bireylerde terapötik fayda sağlayabilecek mekanizmalardan biri olarak değerlendiriliyor. Bilgen son olarak şu uyarıda bulunuyor: "Beklenti üzerine kurulu dijital deneyimlerin sürekli tekrar edilmesi, beynin doğal ödül sistemini zamanla değiştirebilir. Gerçek yaşam deneyimlerinden alınan tatmin azalırken, sürekli yeni uyarana ihtiyaç duyulması riski ortaya çıkabilir."