İtalyan yapımı yeni televizyon dizisi, Giorgio Armani'nin yaşamı ve kariyerini konu alacak. Uluslararası dağıtıma hazırlanacak yapımın yönetmen koltuğunda ise "Hamam", "Karşı Pencere", "Cahil Periler" ve son olarak "Diamonds" filmleriyle yakından tanıdığımız Ferzan Özpetek var. Dizi, Giorgio Armani'nin kişisel hikayesini anlatmanın ötesinde, moda endüstrisini dönüştüren yaratıcı vizyonunu ve dünyanın en tanınan lüks markalarından birini nasıl inşa ettiğini ele alacak. Yapım, Maison Giorgio Armani'nin doğrudan desteğiyle hazırlanıyor. Marka, arşivlerini, tasarımlarını ve ikonik mekanlarını prodüksiyona açarak Armani'nin yaratıcı dünyasına kapsamlı bir erişim sağlayacak.
Lux Vide Başkanı Matilde Bernabei, projenin uzun yıllardır hayalini kurdukları bir yapım olduğunu belirterek Armani'yi "Made in Italy anlayışını ve modern zarafeti yeniden tanımlayan isimlerden biri" olarak tanımlıyor. Bernabei'ye göre proje, daha geliştirme aşamasındayken uluslararası pazarda güçlü ilgi gördü ve küresel ölçekte geniş bir izleyici kitlesine ulaşma potansiyeli taşıyor. Ferzan Özpetek ise daha önce verdiği bir röportajda Armani'yi uzun yıllardır tanıdığını ve birlikte yalnızca sinema değil, sanat, mimarlık ve yaşam üzerine de sohbet ettiklerini söylemişti. Yönetmen "Onun içinde hem vizyoner bir sanatçı hem de son derece ayakları yere basan ve kararlı bir insan gördüm" diyerek bu hikayeyi anlatmanın kendisi için hem büyük bir sorumluluk hem de heyecan verici bir yaratıcı süreç olduğunu ifade etmişti. Senaryosu Ferzan Özpetek ve Francesco Arlanch tarafından kaleme alınan yapım, Giorgio Armani'nin vefatının ardından duyurulan ilk biyografik iş olma özelliğini de taşıyor.
Moda Markaları Artık Kendi Hikayelerini de Anlatıyor
Ferzan Özpetek Neden Doğru İsim Olabilir?
Ferzan Özpetek'in filmografisi uzun yıllardır karakter odaklı anlatılar ve güçlü görsel dünyalar etrafında şekilleniyor. Son filmi "Diamonds" da haute couture atölyesinde geçen hikayesiyle moda ile sinema arasındaki ilişkiye odaklanmıştı. Bu nedenle Özpetek'in Armani'nin hikayesini yönetmesi yalnızca iki İtalyan ismi bir araya getiren bir işbirliği olarak değil, sinema, tasarım ve kültürel hafıza arasında doğal bir kesişim olarak da okunabilir.