MUBI FEST İstanbul, Ata Yurdu Prömiyeri ve Mirkelam Konseriyle Başladı

Paweł Pawlikowski’nin Cannes’dan En İyi Yönetmen ödülüyle dönen yeni filmi Ata Yurdu’nun (Fatherland) Türkiye prömiyeriyle açılan MUBI FEST İstanbul, film gösterimleri, söyleşiler ve canlı müzik performanslarıyla 6 Eylül’e kadar Paribu Art’ta.

Ünal Baş ÜNAL BAŞ 05 Eylül 2026
MUBI FEST İstanbul, Ata Yurdu Prömiyeri ve Mirkelam Konseriyle Başladı

Eylül'ün ilk hafta sonunda İstanbul’un sinema rotası Paribu Art’a çevriliyor. Dünya festivallerinden yeni filmleri, modern klasikleri ve sinemanın etrafında şekillenen farklı buluşmaları bir araya getiren MUBI FEST İstanbul, 4 Eylül akşamı gerçekleşen özel açılış gecesiyle başladı. Gecenin merkezinde ise Paweł Pawlikowski’nin merakla beklenen yeni filmi Ata Yurdu (Fatherland) vardı.

Ida ve Soğuk Savaş (Cold War) ile kişisel hikâyeleri Avrupa’nın yakın tarihiyle kesiştiren Pawlikowski, Ata Yurdu’nda bu kez Nobel ödüllü yazar Thomas Mann ve kızı Erika Mann’ın izini sürüyor. 1949 yazında, 16 yıllık sürgünün ardından Almanya’ya dönen baba-kızın Frankfurt’tan Weimar’a uzanan yolculuğu, savaşın ardından ikiye bölünmüş bir ülkenin geçmişiyle karşılaşmasına dönüşüyor. Sandra Hüller ve Hanns Zischler’in başrollerini paylaştığı siyah-beyaz film; aile, aidiyet, hafıza ve suçluluk kavramlarını savaş sonrası Avrupa’nın kırılgan atmosferi içinde ele alıyor. 79. Cannes Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan Ata Yurdu, Pawlikowski’ye En İyi Yönetmen ödülünü de getirdi. 

Filmin Türkiye prömiyerinin gerçekleştiği açılış gecesi Alicia Kapudağ’ın performansıyla başladı. Gösterimin ardından gecenin ritmi sinemadan müziğe geçti ve Mirkelam sahneyi devraldı. Arif Pişkin, Nezaket Erden, Fadik Sevin Atasoy, Gürgen Öz, Ece Dizdar ve Serdar Orçin’in de aralarında bulunduğu isimlerin katıldığı gece, festivalin hafta sonuna yayılan programının ilk buluşması oldu. 

Mirkelam

Cannes’dan İstanbul’a

Bu yıl MUBI FEST İstanbul programının önemli bir bölümünü, 79. Cannes Film Festivali’nde dünya prömiyerlerini gerçekleştiren ve Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluşan filmler oluşturuyor. Arthur Harari’nin The Unknown’u, Lukas Dhont’un Coward’ı, Na Hong-jin’in Hope’u ve Jane Schoenbrun’un Miyazma Kampı (Camp Miasma) festival seçkisinin öne çıkan Türkiye prömiyerleri arasında.  

Bir Düşüşün Anatomisi (Anatomy of a Fall) filminin Oscar ödüllü ortak senaristi Arthur Harari, The Unknown ile kimlik ve arzunun sınırlarının bulanıklaştığı sürreal bir hikâyeye yöneliyor. Léa Seydoux ve Niels Schneider’i bir araya getiren film, bir partinin ardından kendisini bir yabancının bedeninde bulan fotoğrafçının kim olduğunu yeniden bulmaya çalışmasını takip ediyor. 

Girl ve Close ile tanıdığımız Lukas Dhont ise Coward ile bu kez savaşın ortasına gidiyor. Cepheye yeni ulaşan genç bir askerin, askerleri eğlendiren bir tiyatro topluluğuna katılmasıyla değişen dünyasını izleyen dönem filmi, Cannes’da iki başrol oyuncusuna En İyi Erkek Oyuncu ödülünü getirdi. 

Güney Kore sinemasının kendine özgü yönetmenlerinden Na Hong-jin’in Kara Büyü (The Wailing) sonrasındaki yeni filmi Hope ise festivalin tür sinemasına açılan kapılarından. Michael Fassbender ve Alicia Vikander’in de oyuncu kadrosunda yer aldığı bilimkurgu-gerilim, uzak bir köyü tehdit eden gizemli bir yaratığın peşinden felaketi giderek kozmik boyutlara taşıyor.  

Jane Schoenbrun da Miyazma Kampı ile yaz kampı nostaljisini tekinsiz bir büyüme hikâyesine dönüştürüyor. Hannah Einbinder ve Gillian Anderson’ın rol aldığı film, Schoenbrun’un kimlik ve dönüşümle ilgilenen sinemasını bu kez korku türünün hafızası üzerinden kuruyor. Cannes’ın Belirli Bir Bakış bölümünde dünya prömiyerini yapan film, 6 Eylül akşamı Türkiye’de ilk kez MUBI FEST’te gösterilecek. 

Fadik Sevin Atasoy

Yeni Filmlerden Modern Klasiklere

Festival programı yalnızca yeni keşiflerle sınırlı değil. Oliver Laxe’ın Cannes Jüri Ödüllü Sirâtı, kızını Fas’ın çöl rave’lerinde arayan bir babanın yolculuğunu elektronik müzik, çöl manzaraları ve güçlü bir ses tasarımı eşliğinde takip ediyor. Filmin dünyası gösterim salonunun dışına da taşınıyor: 5 Eylül’deki gösterimin ardından düzenlenen SIRÂT: CANLI gecesinde Nkisi’nin DJ setiyle filmin rave ruhu Paribu Art’ta devam ediyor.  

Markus Schleinzer’in Rose filmi ise Otuz Yıl Savaşları’nın ardından kurduğu dönem hikâyesinde özgürlük ve kimlik arayışını merkezine alıyor. Bir mirası alabilmek için erkek kılığına giren Rose’u canlandıran Sandra Hüller, performansıyla Berlinale’de En İyi Başrol Performansı dalında Gümüş Ayı kazandı.  

Programın geçmişe bakan yüzünde ise Alejandro González Iñárritu’nun sinemasında bir dönüm noktası olan Paramparça Aşklar Köpekler (Amores Perros) var. İlk kez 2000 yılında seyirciyle buluşan film, 25. yılı için hazırlanan 4K restorasyonuyla yeniden beyazperdeye dönüyor. Bir trafik kazasının çevresinde kesişen hayatları Mexico City’nin kaotik ritmi içinde anlatan film, festivalin yeni yapımlar arasına yerleştirdiği modern klasik olarak 6 Eylül’de gösterilecek. 

Ece Dizdar ve Serdar Orçin

Perdenin Ötesinde MUBI FEST

MUBI FEST’in sinemayla kurduğu ilişki gösterim salonuyla sınırlı kalmıyor. Festival boyunca söyleşiler, performanslar ve müzik programı da Paribu Art’ın farklı alanlarına yayılıyor. “İlk Festivalim”, “Sinemori ile Sinema Üzerine İçerik Üretimi” ve “Şehir ve Müzik” başlıklı buluşmalar, filmleri izlemek kadar sinema ve şehir etrafında birlikte düşünmeye de alan açıyor.  

Cannes’dan İstanbul’a ulaşan yeni filmlerden 25 yıl sonra yeniden beyazperdeye dönen bir klasiğe, sinema salonundan geceye taşan müziğe kadar MUBI FEST İstanbul, 6 Eylül Pazar akşamına kadar Paribu Art’ta devam ediyor.

Cem Altınsaray ve Efe Çakarel


SON HABERLER

Dergide Bu Ay

ELLE Temmuz-Ağustos 2026 Sayısı Çıktı!

ELLE Temmuz-Ağustos 2026 Sayısı Çıktı!

Hande Erçel ile kendi kıyısında, kendi dengesini bulan, sadeliğin ritminde ilerleyen bir yolculuğa çıktık.

BU SAYIDA NELER VAR?

E-Bülten Aboneliği

E-bültenimize şimdi abone olun,
magazin dünyasındaki tüm gelişmelerden anında haberiniz olsun.