This Is (Still) Normal: GusGus İstanbul’da

Reykjavik’ten dünyaya yayılan, tekno, synth-pop ve deep house arasında kendine özgü bir alan açan GusGus, 30 yılı aşan müzikal yolculuğunu 18 Eylül’de İstanbul’a taşıyor.

Ünal Baş ÜNAL BAŞ 17 Eylül 2026
This Is (Still) Normal: GusGus İstanbul’da

Fotoğraflar. MCT Agentur GmbH


Elektronik müzik dünyasında GusGus gibi farklı türler arasında bu kadar rahat hareket edebilen çok az grup var. Teknodan synth-pop’a, deep house’tan İzlanda’ya özgü melankolik tınılara uzanan müzikleri, türleri yan yana getirmekten çok onları birbirinin içinde eritiyor. Belki de GusGus’u 30 yılı aşkın süredir güncel tutan şey tam olarak bu: Aynı yerde kalmadan kendine ait sesi kaybetmemek.


GusGus’un hikayesi 1995’te Reykjavik’te müzisyenler, oyuncular, yönetmenler ve görsel sanatçılardan oluşan bir kolektifle başladı. Başlangıçta müzik kadar film ve performansla da ilgilenen bu yapı, 1997 tarihli Polydistortion ile İzlanda sınırlarının dışına taşındı; iki yıl sonra gelen "This Is Normal" ise grubun elektronik müzikle pop arasındaki kendine özgü alanını genişletti. Yıllar içinde kadrolar, sesler ve müzikal yönler değişti. GusGus kimi zaman tekno ve house’a yaklaştı, kimi zaman synth-pop ve new wave’in izini sürdü ancak değişim hiçbir zaman grubun kimliğinden kopuş anlamına gelmedi. Aksine dönüşmek GusGus’un en kalıcı özelliklerinden biri oldu. 

Bugün Daníel Ágúst, Biggi Veira ve Margrét Rán ile yoluna devam eden grubun bu değişken yapısı en belirgin karşılığını sahnede buluyor. GusGus için canlı performans, stüdyoda kaydedilmiş parçaların birebir yeniden üretilmesinden çok, onları o gecenin enerjisine göre yeniden kurmak anlamına geliyor. Biggi Veira, İstanbul konseri öncesindeki güncel röportajında performanslarının sabit bir zaman çizelgesine bağlı olmadığını, şarkıların bazı bölümlerini o anki hissiyata, vokallere ve parçalar arasındaki geçişlere göre yeniden şekillendirdiğini anlatıyor. Bu yaklaşım aslında yeni değil: Veira daha 2007’de parçaların bölümlerini sahnede ayrı ayrı kontrol ederek onları mekanın ve dinleyicinin enerjisine göre uzatıp karıştırdığını söylüyordu. Yaklaşık 20 yıl sonra hâlâ aynı özgürlük fikrinin peşindeler.


Üstelik İstanbul, GusGus için yeni bir durak değil. Grup yıllar içinde şehirde birçok kez sahne aldı; Veira geçmiş röportajlarında eski ve yeni Babylon konserlerini hatırlarken İstanbul’u farklı kültürlerin iç içe geçtiği, kaotik ve güçlü bir şehir olarak anlatıyor. Bu kez buluşma 18 Eylül akşamı Zorlu PSM %100 Studio’da. Kapılar 21.00’de açılacak, GusGus ise 21.30’da sahnede olacak. 


SON HABERLER

Dergide Bu Ay

ELLE Eylül 2026 Sayısı Çıktı!

ELLE Eylül 2026 Sayısı Çıktı!

Kapağımızın başrolünde Cartier'nin zamansız tasarım kodlarının heykelsi ve çağdaş bir yorumla yeniden hayat bulduğu Yüksek Mücevher Koleksiyonu “Le Chœur des Pierres” yer alıyor.

BU SAYIDA NELER VAR?

E-Bülten Aboneliği

E-bültenimize şimdi abone olun,
magazin dünyasındaki tüm gelişmelerden anında haberiniz olsun.