Moda haftalarında müzik hiçbir zaman yalnızca bir arka plan unsuru değildir. Tempo, yürüyüşün ritmini belirler, sözler ise tasarımcının alt metnini açığa çıkarır. New York Sonbahar/Kış 2026 sezonunda ise çalma listesi seçimleri özellikle dikkat çekiciydi. Tasarımcılar, kültürel referansları ve kişisel hikayeleri ses üzerinden daha görünür kıldı.
Prabal Gurung, “Home Sweet Home?” başlıklı koleksiyonunda Nepal’in ruhani atmosferine döndü. Defile, Budist rahiplerin ilahileriyle açıldı. Çalma listesi, besteci Ben Brunnemer tarafından kurgulandı; Bob Dylan’ın "Knockin’ On Heaven’s Door" parçasının RAIGN yorumunu Max Richter dokunuşlarıyla birleştiren bir versiyonun yanı sıra Hania Rani ve Arooj Aftab’ın müzikleri yer aldı. Meditatif ve yumuşak tonlar, koleksiyonun “ev” kavramını fiziksel bir mekândan çok duygusal bir sığınak olarak ele alan yaklaşımını destekledi.
7 For All Mankind için ilk koleksiyonunu sunan Nicola Brognano, Y2K estetiğini yalnızca siluetlerde değil, müzikte de yeniden canlandırdı. Madonna’nın "Hung Up" parçası, Gwen Stefani hitleri ve 2000’ler pop referansları, koleksiyonun “On the Streets” başlığıyla çizdiği New York kadın portresini tamamladı. Erken 2000’ler referansları eşliğinde çalan parçalar nostaljiyi güncel bir enerjiyle buluşturdu.
Khaite, Park Avenue Armory’de gerçekleşen defilesinde daha karanlık ve deneysel bir ses dünyası seçti. Suicide’ın "Rocket USA" parçası, The Voidz ve Xiu Xiu ile birlikte çalındı. Minimal ve yoğun bir atmosfer, koleksiyonun heykelsi ve güçlü siluetleriyle dengelendi.
Yedi yıl aradan sonra podyuma dönen Public School ise “Everything is Now” mesajını doğrudan müzikle pekiştirdi. The Last Poets’un zaman vurgusu yapan sözleri, Billy Joel ve Nas parçalarının karışımıyla birleşti. Ayrıca LCD Soundsystem ve Ol’ Dirty Bastard cover’ları, New York’a özgü bir ses kolajı yarattı. Şehir, bu defilede doğrudan başroldeydi.
45. yılını kutlayan Michael Kors, defilesini Metropolitan Opera House’da gerçekleştirdi. Puccini’nin "Madama Butterfly" operasıyla açılan gösteride, “The Beautiful Blue Danube” ve "Swan Lake" gibi klasik repertuvar parçaları yer aldı. Pop şarkıların enstrümantal düzenlemeleriyle klasik müzik bir araya geldi, marka mirası ile kültürel hafıza arasında bir köprü kuruldu.
Coach’ta Stuart Vevers, 1939 yapımı "The Wizard of Oz" filmindeki sepya tonlarından renge geçiş metaforunu koleksiyonuna taşıdı. Soundtrack’te LCD Soundsystem yer aldı, Amerikan Rüyası’nın bugünkü anlamını sorgulayan bir alt ton hissediliyordu.
Sezonu daha maceracı bir ruhla ele alan Ralph Lauren ise İngiliz şarkıcı Paris Paloma ve Norveçli grup Kalandra’nın parçalarını tercih etti. Müzik, koleksiyonun “Brave a New World” yaklaşımını sessiz ama kararlı bir şekilde destekledi.