Yazı: Suzan Yurdacan
Fotoğraflar: Dior, Library Science, T Space/Miu Miu, Teatime.Pictures, Natalie’s Book Club, Sipa, Reese Witherspoon, Getty Images Türkiye
Galiba 10 yaşlarındayım. Yaz tatili. O gün canım çok sıkılıyor, belli ki arkadaşlarım (mecburi) öğleden sonra uykusunda. Yapacak bir şey bulamayıp anneme “öf pöf” diye söyleniyorum. O da ne dese beğenirsiniz: “Al kitap oku, bir kitapla dünyayı gezersin”. Ailedeki kitap kurdu (83 yaşında hâlâ) babam ama annemin bu lafı beni epey sarsmıştı. O sırada yaşadığım (ülke/ sistem) zaten bol bol okumayı teşvik ediyordu da dünyayı gezmek?!? Mümkün olmayan bir şeydi. Belki de o yüzden çok etkiledi. Ağlamaya başladım. Abartmıyorum, tam da böyle oldu. Annem neden ağladığımı sordu. “Ya kaybolursam” dedim. [Demek öyle bir travmam var(mış]. Neyse, annem buna çok güldü. Sonra “kitaplarda kaybolmak diye bir şey yok, korkma” dedi. Bir araya gelince bu hikayeyi sık sık hatırlarız. Ama kitaplarda “kaybolmak” mümkün, işte buna itirazım var. Ancak burada asıl yazmak istediklerim çocukluk hatıralarım değil, şimdiki zamanda geçen ve çok konuşulan kitap kulüpleri gibi meseleler.
Okuyan, entelektüel, elinde çantası, pardon (göstermelik değil!) kitabıyla gezen... Duyduk duymadık demeyin: “It girl” tanımı güncellendi. Okuyan, elinde/çantasında kitap/lar taşıyan, metroda, uçakta, kafede, durakta, yürüyen merdivende, deniz kenarında kitap okuyan entelektüel kızlar her yerde. Bu arada, o (fake) okuma gözlüklerine hiç gerek yok, onlar bu tanımın bir parçası değil.
YENİ İKON, OKUYAN ÜNLÜ(LER)
Hep görünümlerine, giydiklerine, başarılarına özenecek değiller ya, biraz da okudukları kitaplara özensin takipçileri/ fanları. Library Science by Kaia Gerber, Service95 Book Club by Dua Lipa, Reese’s Book Club by Reese Witherspoon (Insta hesabı en yüksek, 3 milyonun üzerinde takipçisi olan kulüp onunki), Teatime Bookclub by Dakota Johnson- Natalie’s Book Club by Natalie Portman...
Reese’s Book Club by Reese Witherspoon: Kitap tutkunu bu ünlü oyuncunun Instagram hesabında 3 milyon üzeri takipçisi var. Oprah Winfrey’nin 90’lardaki ikonik kulübüyle başlayan bu akım okumayı yeni statü sembollerinden biri haline getirdi. Reese ise Hello Sunshine aracılığıyla en beğenilen kitapları dizi ve filmlere dönüştürüyor. Akıllıca bir taktik, değil mi?
Bu arada, Oprah bu “işe” ta 1996’da başlamıştı. Yıllarca yaptığı TV programı iptal olan Stephen Colbert ise hemen “Late Show Book Club”ını duyurdu. Ünlü kitap kulüplerine ilgi büyük. (Bazıları kitabevleri ile işbirliği yapıyor). Bu isimlerin (genelde) her ay düzenli olarak önerdikleri başlıklar kitap satışlarını da olumlu yönde etkiliyorsa, herkesi ve özellikle de (odaklanma sorunu yaşadıklarını sık sık dillendiren) Z Kuşağı’nı ekrandan biraz da olsa uzaklaştırıp okumaya teşvik ediyorsa, ne ala. İngiltere Kraliçesi Camilla’nın da kitap kulübü olduğunu söyleyelim. Kitap deyince Sarah Jessica Parker’ı da (kulübü olmasa da) anmadan olmaz. Sadece ünlülerin değil, GMA (Good Morning America) gibi popüler programların da kitap kulüpleri var.
Bu (gittikçe) yükselen bir trend mi, moda mı, yoksa gerçekten kitaplara ilgi artıyor mu? Hikayenin başarı ölçüsü nedir, onu bilmem ama kitapları konuşmak, düzenli olarak yeni başlıkları öneren hesapları takip etmek, bu paylaşımlara da “like” koymak, kitap okumanın ne kadar güzel, değerli, kafa açıcı, hatta neden olmasın, havalı bir şey olduğunu göstermek... Hiç sakıncası yok. Kitaplar okunuyorsa, buna motive eden her yol mubahtır. Son bir aydır çok konuşulan “Masumiyet Müzesi” dizisinin (ve müzesinin de) bir romanın başlattığı bir hikaye olduğunu hatırlatıp kitaplı saatler dilerim.
Natalie Portman / Kendall Jenner, Türk romancı Sabahattin Ali’nin satış rekorları kıran ‘Kürk Mantolu Madonna’ kitabını sosyal medyada paylaştı.
Miu Miu Literary Club üyesi olmak, ASIL MESELE BU:)
Miu Miu Edebiyat Kulübü’nü duymuş olmalısınız. Duymadıysanız markanın web sitesine girip detayları okuyabilirsiniz. Bazen bunu ilk duyanın tepkisi “Ne alaka?” olabiliyor ancak neden olmasın, yani ne sakıncası var. Bu kadar müşterisi/takipçisi olan dev bir moda markası neden buna da özendirmesin, kitaplarla konuşulmasın? Kültürel bir deneyim sunan bu kulüp ünlü yazarlarla buluşmalar/sohbetler düzenliyor (ilki Nisan 2025’te Milano’daydı), herkese açık yaz okuması listeleri/standları paylaşıyor. Etkinliklere katılım çok yüksek (öncekilerin videolarını videoları sayfalarından görebilirsiniz).
Can Alkor KİTAPLIĞI
İstanbul’un hafıza duraklarından Narmanlı Apartmanı, şimdi yepyeni ve çok özel bir kültürel sığınağa evsahipliği yapıyor. 2024 yılında kaybettiğimiz şair, çevirmen ve akademisyen Can Alkor’un (1937-2024) 2500 kitaptan oluşan kişisel koleksiyonu, Bilge Alkor Koleksiyon Evi ile aynı çatı altında, Can Alkor Kitaplığı olarak kapılarını araladı.
Alkor’un eşi Bilge Alkor ile bir ömür süren dostluğun ve karşılıklı ilhamın bir izi olarak, felsefe, şiir, edebiyat, matematik ve fizik gibi disiplinler arasında nefes alıp veren çok yönlü bir zihnin haritasını sunuyor. Münih’teki öğrencilik yıllarından Roma ve Almanya’daki akademik dönemine uzanan bir yolculuğun izlerini taşıyan bu koleksiyon, Alkor’un düşünceler arasında dallanıp budaklanan yeni diyaloglara alan açma arzusunu yaşatıyor. Narmanlı Sanat hafta içi oldukça yoğun olduğu için kitaplık ziyaretleri pazar günleriyle sınırlı ve ziyaretler küçük gruplarla, randevu sistemiyle gerçekleşiyor.
Hemingway & Karl Lagerfeld’in KÜTÜPHANELERİ
ALT MESAJ: KÜTÜPHANE BİR VİTRİN/DEKORASYON DEĞİL Kitap deyince benim aklıma şehir, üniversite, herkesinüye olup okumak için ödünç alıp bitirince geri verdiği kütüphaneler gelir. “Şşşşt, sessizlik” uyarısının kulağa geldiği, vakit geçirmenin, raflar arasından kitap seçmenin keyifli olduğu bir mekan. En son Sofya’da (Sofya Üniversitesi’nin hemen yanında bulunan) St. Cyrill and St. Methodius Ulusal Kütüphane’yi ziyaret etme fırsatım oldu. Peki siz yurtdışına çıktığınızda (veya yaşadığınız şehirde) kütüphaneleri de gezip görmeyi sever misiniz? Yeri gelmişken, Ernest Hemingway’in yaklaşık 9 bin kitabı olduğunu biliyor muydunuz? Yazar uzun süreliğine gittiği her yere kütüphanesini de taşıyormuş. Hemingway’in yılda ortalama 100-200 kadar yeni kitaplar edindiği de biliniyor. (Biraz zorlasa ve bu sayıyı 364 yapsa, senenin her güne bir kitap derdik.) Hemingway vefat ettiğinde Finca Vigía’da bulunan kütüphanesinde (çoğu yazarın el yazısıyla notlar içeren) 9 bin kitap bulunmuş. Onun gibi bir isim için bu şaşırtıcı değil tabii. Peki Karl Lagerfeld’in evinde 300 bin kitap olduğunu duysanız bu sizi şaşırtır mı? 2015 yılında Uluslararası Moda ve Fotoğraf Festivali’ne katılan Lagerfeld durumu “Sadece kitap koleksiyonu yapıyorum. Evime gelseniz kitapların arasından yürüyor olursunuz. Kütüphanem 300 bine geldiğinde bu işi bıraktım” sözleriyle özetlemiş. Ünlü tasarımcının koleksiyonunda Almanca, İngilizce ve Fransızca kitaplar var.
MİNİ RÖPORTAJ
@okumayabasla hesabının sahibi İlknur Karakoç’a üç soru:
Kitaplar sizin için ne ifade ediyor? Ve neden Okumaya Başla adında bir Instagram hesabı açtınız?
Yepyeni coğrafyalar, karakterler ve bakış açıları keşfetmek için okumaktan daha güzel bir şey olduğunu düşünmüyorum. Kitaplar sayesinde dünyanın her noktasına birbirinden farklı hikayelerle ulaşmak mümkün. “Okumaya Başla”da kitap yorumlarım��, fikirleriyle beni bambaşka düşüncelere sürükleyen insanlarla bağ kurabilmek için paylaşmaya başlamıştım. Yıllardır etkileşimde olduğum herkesin fikirlerinden beslenmek harika bir duygu!
Kitap okumayı tercih ettiğiniz zaman dilimi var mı?
Kış gecelerinde günü bitirmeden (düşüncelerimi sıfırlamak için) ve sabahın erken saatlerinde, henüz güne başlamadan bir-iki saat okumayı çok seviyorum.
En son okuduğunuz ve ELLE okurlarına önerdiğiniz üç kitap?
“Annemin Uyurgezer Geceleri” Ayfer Tunç; “Duvar”, Marlen Haushofer; “Direniş”, Julian Fuks.
Bu yazı ELLE Türkiye Mart sayısından alınmıştır.