Bir Vintage Dünyası Kurmak

Vintage İstanbul’un 14 yıllık hikayesi, yeni mağazası Curated ile başka bir boyuta taşınıyor. Beyoğlu’ndan İstanbul’a açılan, vintage kültüründen kişisel stile uzanan kürasyon hikayesini Özge Tan Özbek'den dinliyoruz.
ELLE ONLİNE 19 Eylül 2026

Vintage İstanbul yaklaşık 14 yıl önce başladı. Öncelikle nasıl geçti bu 14 yıl, vintage kültürü sizce nasıl ilerledi, neler değişti?


Bu 14 yılda en çok değişen şeylerden biri tabii ki sosyal medya ve onun hayatımıza getirdikleri oldu. Biz biraz şanslı bir dönemde, Instagram’ın yeni yeni popülerleştiği yıllarda başladık ve ilk müşteri kitlemiz de büyük ölçüde orada, oldukça organik bir şekilde oluştu. Zaman içinde Instagram’ın kendisi de çok değişti, sosyal bir platform olmaktan çıkıp bir alışveriş platformuna dönüştü. Bugün eğer sosyal medya mecralarında yoksanız, maalesef bir marka olarak da neredeyse yoksunuz demek! Bununla birlikte hem takipçi profilimiz hem de müşteri kitlemiz değişti.

Tabii ki vintage kültürüne yönelik farkındalık ciddi biçimde arttı, vintage ürünlere ulaşmak çok daha kolay hale geldi bu görünürlük sayesinde. Bugün çok daha fazla insan ikinci el ve vintage tüketiyor, çok sayıda yeni marka ve oluşum var. Bizim için bu oldukça değerli. Özellikle daha sürdürülebilir bir moda anlayışını destekleyen her gelişme bizim için olumlu. 14 yıl öncesiyle karşılaştırdığımızda vintage artık çok daha görünür ve çok daha geniş bir kitlenin hayatının bir parçası.

Vintage İstanbul yeni yerinde Vintage İstanbul Curated olarak açıldı, “curated” kelimesinin neden eklendiğini biraz açıklayabilir misiniz?
Vintage İstanbul zaman içinde sadece bir vintage takı markası olmaktan çıkıp kendi estetik dünyası ve bakış açısı olan daha geniş bir yapıya dönüştü. “Curated” ismini de aslında tam olarak bunu anlatmak için kullandık. Kendi zevkimize göre seçtiğimiz, topladığımız ve bir araya getirdiğimiz şeyleri artık takının yanında objeler, kitaplar, plaklar ve farklı vintage parçalarla birlikte göstermek istedik.

Bir yandan da insanlarla daha fazla bağlantı kurabileceğimiz, onların bu dünyayı sadece online olarak değil, fiziksel olarak da deneyimleyebileceği bir yere ihtiyacımız vardı. Dolayısıyla Vintage İstanbul’un kürasyonunu ve kendi estetik anlayışımızı yansıtan bir mağaza yaratmak istedik. Doğru yeri bulduğumuzda da Vintage İstanbul Curated’i açtık.

Yeni mağazanızın yeri ile ilgili düşünceleriniz neler? Yine Beyoğlu’ndasınız, sanıyoruz Beyoğlu sizin için önemli.
Evet, yeni yerimiz de yine Beyoğlu’nda. Cihangir'deki eski showroom’umuz da hâlâ açık, ziyaret edilebiliyor. Beyoğlu, bizim İstanbul’la ilişkimizi anlatan en güzel semt. Hatta bizim için İstanbul, Beyoğlu demek. Markamızın adında İstanbul geçmesi de bu şehre olan sevgimizin ne denli yoğun olduğunun göstergesi. İstiklal Caddesi’nde olmak, Eminönü’nü gezmek, Kapalıçarşı’ya gitmek, Tarihi Yarımada’da vakit geçirmek, müzeleri ve tarihi alanları dolaşmak yaşamımızın bir parçası. İstanbul’la kurduğumuz bu ilişkiyi en iyi hissettiğimiz yerlerden biri de Beyoğlu. Dolayısıyla yeni mağaza için yine burada olmak istedik.

Bulunduğumuz Boğazkesen Caddesi, Beyoğlu’nda lokal mağazaların, bağımsız tasarımcıların ve kendine özgü butiklerin olduğu, henüz büyük zincirlerin ya da aşırı turistik mekanların çok fazla yerleşmediği, turistlerin yoğun olduğu özel bir cadde. Aslında yeni bir mağaza açmak uzun zamandır aklımızdaydı ancak doğru yeri bulamıyorduk. Burayı gördüğümüzde ise mağazamızı burada açmamız gerektiğini düşündük. Mekanı bulmak, Vintage İstanbul Curated fikrini de bizim için somutlaştırdı.

Vintage bugün moda dünyasında oldukça popüler. Sizce vintage’ın son yıllarda bu kadar ilgi görmesinin sebebi ne ve siz kendinizi bu yükselen vintage kültürünün neresinde görüyorsunuz?
Vintage kültürü son yıllarda gerçekten yükselişte ve sosyal medya bunun en önemli hızlandırıcılarından biri. Yeni nesil, dijital dünyada çok fazla zaman geçiriyor ve bu sayede vintage kültürünü çok daha kolay keşfediyor. Eskiden bu kültüre aşina olan belirli bir kesim varken, bugün gençler de farklı dönemleri, markaları ve tasarımcıları çok daha kolay tanıyor. Dünya yıldızlarının ve moda dünyasının önemli isimlerinin vintage ve ikinci el butiklerden alışveriş yapması, vintage parçaların güncel görünümler için kullanılması da sosyal medya sayesinde daha fazla görünür oldu.

Bir de tabii insanlar artık daha kişisel bir stil arayışında. Herkesin aynı şeyleri giydiği bir ortamda vintage, kişinin kendi stilini oluşturması ve daha özgün parçalar bulması için çok iyi bir alternatif sunuyor. Vintage artık modanın dışında, niş bir alan değil, moda dünyasının bir parçası haline geldi.

Bu yükselişin tabii ki hem olumlu hem de dikkat edilmesi gereken tarafları var. Olumlu tarafı, ikinci el ve vintage kullanımının yaygınlaşması ve sürdürülebilir moda konusunda farkındalığın artması. Bu bizim en çok desteklediğimiz şeylerden biri. Ama bir yandan vintage kültürünün içinin boşaltılmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bugün “vintage” adı altında bu kültürün gerçek anlamından uzaklaşan ürünler ve yaklaşımlar da görebiliyoruz. Çünkü vintage sadece eski görünen bir ürün değil, arkasında bir dönem, tasarım anlayışı, üretim biçimi ve araştırılması gereken bir kültür var.

Yine de insanların vintage’ı daha fazla tanımasının zaman içinde bu ayrımı da daha iyi yapmalarını sağlayacağını düşünüyoruz. Biz de kendimizi bu kültürün içinde, özellikle doğru parçaları bulmak, araştırmak ve onları bugünün modasıyla bir araya getirmek tarafında görüyoruz.

Vintage İstanbul’un 14 yıllık geçmişinden sonra bugün geldiğiniz noktaya baktığınızda, önümüzdeki dönemde markayı ve Vintage İstanbul Curated’i nerede görüyorsunuz?
Şu anda hem ülkemiz hem de dünya için zorlu bir süreçten geçiyoruz. Özellikle bizim gibi küçük işletmeler için bu dönem çok daha zorlayıcı. Bu nedenle şu anki önceliğimiz markamıza sahip çıkmak ve varlığımızı mümkün olduğunca sağlam bir şekilde sürdürmek. En iyi bildiğimiz şeyi yapmaya, yani iyi bir seçki sunmaya ve kendi çizgimizi korumaya devam etmek istiyoruz.

Tabii ki içinde bulunduğumuz dünya sürekli bir değişim gerektiriyor. Teknoloji gelişiyor, tüketici alışkanlıkları değişiyor, tüketiciye ulaşma yolları farklılaşıyor ve biz de buna ayak uydurmak zorundayız. Yeni mağazayı açma nedenlerimizden biri de aslında buydu. İnsanlarla daha doğrudan bir bağ kurmak ve markayı yeni bir şekilde geliştirmek istedik. Önümüzde hâlâ yapmamız ve değiştirmemiz gereken çok şey olduğunun farkındayız. Ama küçük bir marka olarak bunu bir anda yapmak her zaman kolay değil.

Bizim için bu süreçte en önemli şeylerden biri de müşterilerimiz. Vintage İstanbul’un bugünlere gelmesindeki en büyük etkenlerden biri, çok bilinçli ve sadık bir müşteri topluluğuna sahip olması. Türkiye’nin en zor dönemlerinde bile onların desteği sayesinde ayakta kaldık. Bu nedenle öncelikle bu bağı korumak ve geliştirmek istiyoruz. Müşteri kitlesi açısından gerçekten şanslı bir marka olduğumuzu düşünüyoruz.

Elbette önümüzdeki dönemde bazı değişiklikler ve yeni adımlar planlıyoruz. Şimdilik küçük değişikliklerle ilerleyerek markanın varlığını korumaya, kendimizi geliştirmeye ve doğru zaman geldiğinde daha büyük adımlar atmaya hazırlanıyoruz.

SON HABERLER