BAZ Design Studio'yu ilk kez keşfedecek biri için markayı nasıl tanımlarsınız? "Büyük Çocuklar İçin Kıyafetler" sloganı, BAZ'ın dünyasını nasıl özetliyor?
Eğer 3 kelimeyle tanımlamam gerekseydi; özgün, cesur ve muzır derdim. Sloganı “Clothes for big kids” çünkü tam olarak öyle göründüğünü düşünüyorum. Çocukların renkleri, pattern'leri korkmadan kullanmasını, uyumsuzluk içinde bir uyum bulmalarını ve kıyafetleri kategorize etmemelerini seviyorum. Ayrıca patavatsızlar. İçlerinden geçeni filtrelemeden dışa vuruyorlar. Büyüdükçe daha temkinli oluyoruz. İçimizden geldiği gibi davranmayı, özgür olmayı biraz unutuyoruz. Bence BAZ bizi o başlangıç noktasına geri çağırıyor. Ben de tam olarak öyle olmasını istiyorum. BAZ bir çocuk olsaydı kesinlikle yaramaz bir çocuk olurdu.
BAZ'ın dünyasını şekillendiren ilham kaynakları neler? En çok hangi kreatif alanlar tasarım sürecini besliyor?
En çok kendi hayatımdan ve anlık olaylardan ilham alıyorum. Evden dışarı adımımı attığım anda farkındalık şartelim açılıyor :) Etrafımı incelemeyi, duymayı ve farkında olduklarıma anlam yüklemeyi seviyorum. Sırf bu yüzden dışarı çıktığımda asla kulaklık takmıyorum mesela.
Markanın en belirgin kodlarından biri kırmızı. BAZ için kırmızı neyi temsil ediyor?
Genellikle bir iş üretirken -özellikle bu, kurumsal kimlik tasarımıysa- renklerin psikolojik anlamına önem veririm. Kırmızı da iddianın rengi. Cesaretin ve gücün. Biraz da tehlikenin. BAZ’ın karakteri de tam olarak bu. Bu yüzden bilinçli olarak seçtim kırmızıyı. Merkezde hep kırmızı var.
BAZ'ı hem protest hem mizahi hem de cesur bir yerde tanımlıyorsunuz. Bugünün hızlı ve tekdüze ilerlemeye müsait olan moda dünyasında bu tavrı nasıl koruyorsunuz?
Obsesif olduğum için diyebilirim :) Çok değerli hocalarım, işverenlerim oldu. Bir tanesi bana “Her marka bir sözdür, iyi marka tutulmuş sözdür” demişti. Çok etkilenmiştim, hiç unutmuyorum. Ben de şimdi çok kullanıyorum bu cümleyi. Tam olarak durduğum yer orası. Bu cümleyi aklımdan hiç çıkarmayarak, en başta yarattığım dünyaya sadık kalıyorum. Zaten aksini yapmak asıl zor olurdu benim için :)
Kusuru görünür kılmak ve dürüst kalmak, bugün kusursuzluk algısının hakim olduğu moda dünyasında nasıl bir karşılık buluyor?
Bence bugün mesele artık kusursuzluk ya da kusuru göstermek değil, onu gerçekten sahiplenebilmek. Çünkü aslında son birkaç yıldır moda dünyası kusurlara daha fazla yer açıyor gibi görünüyor. Ama bazen kusur bile bir estetik dile, hatta bir pazarlama aracına dönüşebiliyor. Benim ilgimi çeken taraf ise bunun ne kadar gerçek olduğu. Dürüstlük, planlanarak yaratılan bir imaj değil, taviz vermeden kendin olabilmek. İnsanlar da artık kusursuzluğu değil, samimiyeti daha kolay ayırt ediyor.
BAZ'ın asi ve oyunbaz ruhu aslında çocukluğa da göz kırpıyor. Sizce büyüdükçe geride bıraktığımız ama yaratıcılığı besleyen hangi çocuksu özellikleri yeniden hatırlamamız gerekiyor?
Sanırım bu sorunun cevabını önceki cevaplarda biraz vermiş oldum. Büyüdükçe ilk kaybettiğimiz şey, kendimizi sansürlememek oluyor. Çocukken kendimizi olduğumuz gibi ortaya koyuyoruz; garip görünmekten, yanlış anlaşılmaktan ya da farklı olmaktan çekinmiyoruz. Sonra görünmek yerine uyum sağlamayı öğreniyoruz. Bence yaratıcılığı besleyen şey tam da o filtresiz hal. Kendimizi saklamamayı, kusurlarımızı törpülemek yerine sahiplenmeyi ve içimizden geldiği gibi davranabilmeyi yeniden hatırlamamız gerekiyor.
BAZ Design Studio ilkbahar/Yaz 2026 koleksiyonundan tişört
Bugün BAZ parçası giyen birinin nasıl hissetmesini istersiniz?
BAZ giyen birinin sadece bir kıyafet giymediğini hissetmesini isterim. Çünkü her parçanın bir fikri, bir derdi var. Tekdüze bir marka değil. Bunun herkes tarafından aynı şekilde okunmasını beklemiyorum. Ama o katmanları görüp onunla bağ kuran insanların, dünyaya biraz daha merakla bakan, sorgulayan ve seçici insanlar olduğunu düşünüyorum. O yüzden BAZ giyen biri kendini ayrıcalıklı değil ama o fikrin bir parçası gibi hissetsin isterim.
Önümüzdeki günlerde BAZ'ı neler bekliyor?
Yakında paylaşacağımız birkaç güzel işbirliği var. Onun dışında yine kendi ritminde üretmeye ve büyütmeye devam edeceğiz :) Henüz yolun başındayız, biliyorum. Bu yüzden anlatacak daha çooook şeyi olacak :)