Duyusal Zanaat: Kundura 34

Kundura 34’ün çağdaş tasarımlarının arkasında, yenilikçi ve genç bir vizyon var. Ancak bu tasarımların mutfağında geleneksel zanaatkarlık teknikleri yer alıyor. Bu iki farklı disiplini aynı potada eriten isim Kaptan Bilal Okur ise işin mutfağından geliyor. Zanaata saygı duyuyor ve çok çalışıyor. Ancak bildiğimiz tek bir şey var ki ne yaparsa yapsın gözü hep en duyusal olanı seçiyor.

Şevval Akyüz ŞEVVAL AKYÜZ 13 Eylül 2026

Fotoğraflar: Mélissa Naillat


Moda sektörünün biraz içinde olsanız bile çok fazla tasarımla, çok fazla teknikle ve çok fazla markayla tanışıyorsunuz. Bundan şikayetçi miyiz? Asla. Ancak bazı noktalarda bazı kişilerin, markaların, tasarımların anlattığı hikayelerin sizi etkileme ivmesi de oldukça yüksek. Bu noktada Kundura 34’ün radarımıza girmesi sürpriz değil. Markanın tüm tasarımlarında ilk ön plana çıkan öğe çarpıcı işçilik anlayışı. Her anlamda genç bir markanın bu işçilik anlayışının nereden geldiğini istemsizce merak ediyorsunuz. Daha sonra Kundura 34’ün arkasındaki isimle tanışıyorsunuz ve kafanızdaki soru işaretleri hemen siliniyor. Kaptan Bilal Okur bu işin mutfağının derinliklerinden geliyor. Sadece o değil. Onunla butiğinin de içinde bulunduğu Paket Postanesi’nde buluşuyoruz. Bize geçmişini, Kundura’yı ve hayata bakış açısını anlatıyor. Biz ise bir noktada bu hikayenin içinde kendimize bir yer ediniyor, hayal kurmaya başlıyoruz. 

Kundura 34'ün hikayesi nasıl başladı? 
Bir kostüm-prop atölyesinde işe girmemle başladı. 

Sence bir işin mutfağını bilmek, markanı ya da tasarımlarını rakiplerinden nasıl ayırıyor?
Biraz üzerine düşündüğümde, aslında rakip odaklı düşünmediğimi fark ettim. O yüzden nasıl ayırıyor, çok emin değilim. Çünkü biz bu işi mutfağını bilmeden hiç yapmadık. Bence ne sattığını, sunduğunu ya da ürettiğini gerçekten bilmek işin olmazsa olmazı.

“Dünyada her işi yapabilecek yeteneğim olsa yine de bu işi yaparım” dedin. Çocukluğundan beri marka kurma hayalin var mıydı?

Çocukluğumda böyle bir hayalim yoktu açıkçası. Hatta atölyede çalışmaya başladığım dönemde bile marka kurmak gibi bir hedefim olduğunu söyleyemem. Ama zamanla üretmek ve sunmak istediklerimi bir marka çatısı altında toplamak daha anlamlı gelmeye başladı. Bugün dönüp baktığımda ise içinde estetik barındıran bir şey yapacağım zaten belliymiş.

Duygulara ve iletişime önem verdiğini biliyorum. Senin tasarımların bir insana ne hissettirsin?
Ürünlerimizin, insanın kendi hissini tamamlayan bir eşlikçi olmasını tercih ederim. Bir şey hissettirmekten çok, insanın zaten içinde taşıdığı hissin bir parçası olabilmesini daha kıymetli buluyorum.

Kundura 34 tek bir markayla özel bir işbirliği çıkaracak olsa, bunun hangi marka olmasını isterdin?
Belirli bir marka ismi vermek zor. Ama köklerine değer veren global bir markayla yan yana gelmek isterdim.

Sektörde genç bir tasarımcı olmanın en zor yanı?
Sanırım bilmiyorum diyeceğim. Bu, üzerinde durmam gereken bir şey olmadı hiç. :)

Hiç kimsenin sormadığı ama sorulması gerektiğini düşündüğün soru nedir? 
“Halin keyfin iyi mi?”

Kariyer/ hayat yolculuğunu anlatan şarkı?
Iggy pop - "The Passenger".

Motorla yapacağın bir seyahatte favori rotan?
İstanbul-Amalfi.

“Başarısız” olduğun için bugün minnettar olduğun bir olay var mı?
Üzerine epey düşündüm. Aklıma ilk gelen birkaç taneden daha fazlası var sanırım. :)

Beş yıl sonraki Kaptan, şu anki sana ne söylese tatmin olurdun?
“Özgürce yaşadığın bir beş seneydi.” 

Dergide Bu Ay

ELLE Eylül 2026 Sayısı Çıktı!

ELLE Eylül 2026 Sayısı Çıktı!

Kapağımızın başrolünde Cartier'nin zamansız tasarım kodlarının heykelsi ve çağdaş bir yorumla yeniden hayat bulduğu Yüksek Mücevher Koleksiyonu “Le Chœur des Pierres” yer alıyor.

BU SAYIDA NELER VAR?

E-Bülten Aboneliği

E-bültenimize şimdi abone olun,
magazin dünyasındaki tüm gelişmelerden anında haberiniz olsun.