Şehrin Ritmi Sofralara Taşınıyor
Taste and the City, 16–17 Mayıs’ta Beykoz Kundura’da gastronomiyi şehir kültürüyle buluşturmaya hazırlanıyor. Mutfak, müzik ve üretim pratikleri aynı akışta bir araya gelecek.
BERRAK ZEYNEP YILMAZ 27 Nisan 2026

Yemek sabit bir olgu değil, dolaşıyor, dönüşüyor ve karşılaşmalarla anlam kazanıyor. Taste and the City, yemek yemenin yarattığı çok katmanlı etkileşimi görünür kılan bir buluşma olarak ziyaretçileri 16–17 Mayıs’ta Beykoz Kundura’ya davet ediyor. 

Etkinlik, yemeği yalnızca tüketilen bir unsur olarak değil, keşfedilen ve paylaşılan çok katmanlı bir alan olarak ele alıyor. Farklı mutfak yaklaşımlarını bir araya getiren seçkiler, dünya mutfağından dokunuşlarla genişliyor. Sokak lezzetleri ise bu yapının en doğrudan ve dinamik katmanı. 

Programın bir diğer odağını atölye ve söyleşiler oluşturuyor. Şefler, üreticiler ve yaratıcı isimler, yemeğin arkasındaki fikirleri, teknikleri ve hikayeleri paylaşacak.

Gün boyunca devam edecek müzik performansları, ses ve tat arasındaki ilişkiyi deneyimin bir parçasına dönüştürecek. Lokal Market alanında ise yerel üreticiler, butik markalar ve zanaatkarlar yer alacak. Ziyaretçilere yalnızca tatmak değil, üretimle bağ kurmak için de bir alan açılacak.

Katılımcı restoranlar arasında Tavern, Bordel, Petra, TABH Kitchen, Halef, Melez Tea, Casa de Cem Sorvetta, Mitte Brot, Sushirap, Asırda Döner, Happu Antakya, Bardakaltı, Sinopia Mantı ve Glad Börek yer alıyor. Söyleşi programında ise Cem Ekşi, Burcu Aykıran, Emirhan Paralı, Emre Rende, Beliz Ürkmez, Alp Açık ve Sinan Kızıklı gibi isimler bulunuyor. Müzik tarafında Emir Yargın ve Jabbar sahne alacak.

Taste and the City, gastronomiyi bir şehir pratiği olarak ele alıyor. Tatmak, dinlemek ve öğrenmek arasında kurulan bu akışta,  pasif bir izleyici olmaktan çıkıp deneyimin aktif bir parçası olmak isteyen herkesi bekliyor.

SON HABERLER