Parfüme Sanatsal Dokunuş: Nishane

10. yılını kutlayan Nishane, 120’den fazla ülkeye bu hikayeleri ve kokuları yayıyor. Bu özel başarı hikayesini yazan Murat Katran ve Mert ve Güzel ile Nishane’yi konuştuk…

ELLE ONLINE ELLE ONLINE 23 Ocak 2024

Kokuların yaşadığımız anlara götürme gibi bir işlevi vardır, üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin bir parfümle anılarımıza yolculuğa çıkarız. Nishane, bu unutulmaz anların, farklı duygu ve ruh hallerine bir övgü niteliğinde tasarlıyor. 

Murat Katran ve Mert Güzel’in kurucusu olduğu Nishane, İstanbul merkezli ilk niş parfüm markası. “Sanatsal dokunuşlarıyla zamansız, elit ve rafine zevklere hitap eden bir marka olarak kendimizi tanımlıyoruz. Koku duyusunun insan ilişkilerini, anıları ve ruhları etkilediğine inanarak, hikaye anlatıcılığı parfüm tasarımlarımızla gerçekleştiriyoruz.” Sözleriyle anlatıyorlar Nishane’yi. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin sözlerinden ilham alan "Collection Rumi", "Karagöz ile Hacivat" olarak da bilinen geleneksel gölge oyunundan ilham alan "Gölge Oyunu Üçlemesi", "Küçük Prens" adlı kısa romandan ilham alan "Collection Imaginative" ve Dünya insanları arasındaki duygusal sınırların ortadan kalkması yönünde umut verici bir mesaj vermek üzere tasarlanan "Sınır Yok Koleksiyonu" da Nishane’nin hikaye anlatımıyla harmanladığı koleksiyonlarından örnekler. 

Murat Katran, Mert Güzel

10. yılını kutlayan Nishane, 120’den fazla ülkeye bu hikayeleri ve kokuları yayıyor. Bu özel başarı hikayesini yazan Murat Katran ve Mert Güzel ile Nishane’yi konuştuk…

Nishane yurt dışında da adını duyurmuş İstanbul çıkışlı bir Türk markası ve 10.yılında... Bu hikâye nasıl başladı size ilham veren neydi?

Murat Katran: Markamızın hikayesi tamamen tesadüflerle başladı. Kreatif direktörler olarak, ortak bir arkadaşımızın doğum gününde tanışmamızın hemen ardından ortak tutkumuz olduğunu hızlıca fark ettiğimiz parfümler üzerine uzun muhabbetlerle başlayan bir arkadaşlık, NISHANE'nin doğuşu ile ortaklığa dönüştü. 2010 yılında markamızın ismine ilk karar verdiğimizde bile NISHANE’nin küresel bir marka olacağından hiç şüphemiz yoktu. Bu kararlılıkla yola çıktık. Ancak bu yolculuğa başlamamızla gördük ki parfüm yaratım süreci çok derinlikli bir sanat çeşidi ve koleksiyonumuzun dünyaya açılmaya hazır hale geldiğini hissetmemiz kalite, özgünlük ve sanatsal kaygılarımız yüzünden tam beş yılımızı aldı. Bu titiz çalışmanın ardından dünya lansmanımızı 2015 yılında Milano'da gerçekleştirdik. 

Mert Güzel: NISHANE, çevremizi algılamamızda etkili olan koku duyusunu temel alarak kurulmuş bir markadır. Sanatsal dokunuşlarıyla zamansız, elit ve rafine zevklere hitap eden bir marka olarak kendimizi tanımlıyoruz. Koku duyusunun insan ilişkilerini, anıları ve ruhları etkilediğine inanarak, hikaye anlatıcılığı parfüm tasarımlarımızla gerçekleştiriyoruz. NISHANE olarak amacımız, insanların koku duyusu üzerinden ruhlarına hitap etmelerini sağlamak ve özel anılar biriktirmelerine katkıda bulunmak. İlk koleksiyonumuzun ana ilhamı içinde doğup büyüdüğümüz İstanbul’un çok katmanlı tarihsel, kültürel ve doğal güzelliğiydi. Takip eden yıllarda da anlatmak istediğimiz hikayeyi temel ilham olarak ele alıp koleksiyonlar sunduk ve sunmaya da devam ediyoruz.

Nishane’nin Türkiye’de doğmuş olmasının nasıl avantajları oldu?

Murat Katran: Batı ve doğu kültürlerinin eşsiz bir uyum ve çatışma arasında gidip geldiği enteresan bir ülke Türkiye. İki tarafın da izlerini özümseyebilmek gibi farklı ülkelerde pek de beceremeyeceğiniz bir yetenek vadediyor bu ülke size. Müzik, sanat eserleri, doğa ve dört mevsimin zenginliği, bu toprakları özel kılan unsurlar ve biz, bunu en iyi şekilde değerlendirme şansına sahibiz.

Biz bir hikaye oluşturuyoruz ve bu hikaye duyguları belirli bir şekilde yönlendiriyor. Bu hikayeyi de bu toprakların perspektifinden anlattığınızda da dünyanın dört bir yanında daha anlaşılır olduğunu düşünüyoruz. Anlatmak istediğimiz hikaye de bir parfüm aracılığıyla karşı tarafa ulaştığında çok büyük bir heyecan ve gurur duyuyoruz.

Mert Güzel

: Bu ülkenin özeti ya da merkezi olarak tanımlayabileceğimiz İstanbul, insanlık tarihinde her zaman en gizemli, en gözde yerleşim yerlerinden biri olmuştur. Bu şehrin taşıdığı zengin mirası az da olsa hissetmeye çalıştığınızda hemen hayal etmeye başlıyorsunuz! Bu topraklar, bugüne kadar birçok farklı kültürü ve dini ağırladı ve bu sonsuz kültürel zenginlik bizi her gün ilham veriyor. İstanbul, adeta medeniyetler arasında bir köprü ve bu kültürel çeşitlilikten faydalanma avantajına sahip olduğumuz için çok mutluyuz.

Parfümlerinizin isimleri, içinde yer alan artworkler kokuların arkasındaki hikayelere biraz ışık tutuyor ama hep sanki arkasında daha fazlası da varmış hissi veriyor. Sizin için bir parfümün yaratıcı süreci nasıl gelişiyor? 

Murat Katran: Parfümlerimizi oluşturmak, özenle planlanmış, zorlayıcı ve uzun bir süreç anlamına geliyor bizim için. Bu süreçte ilk olarak yeni koleksiyonumuz ile anlatmak istediğimiz hikayeyi belirleme sancılarını yaşıyoruz. Bu kritik karar tüm yaratıcı sürecin tonunu belirliyor. 

Hikayenin netleşmesiyle bu hikayeyi en iyi anlatacak parfüm türünü ana hatlarıyla belirliyoruz ve bu tasarımı bizim yönlendirmelerimizle birlikte en iyi biçimde ortaya koyabilecek parfümörü seçmeye odaklanıyoruz. Bu iş birliği yeni koleksiyonumuzun hedeflediğimiz başarıya ulaşmasında kritik bir önem arz ediyor.

Parfümörümüz ile koku notalarının dünyasına dalıyor ve sayısız denemeyle hikayemizi en iyi biçimde anlatacak aromatik senfoniyi ortaya koymak için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Bu sürecin sonunda, yola çıkarken gönlümüzden geçirdiğimiz hedefe ulaştığımızı görmek de bize her seferinde bir mucizenin gerçekleşmesi hissini veriyor. Bu küçük 'mucizelerimiz' de küresel anlamda markamızın daha da güçlenmesini sağlıyor.

Böyle derinlikli kokuların doğuşu için ilham ne olabilir, nelerden beslenirsiniz?

Mert Güzel: Derinlikli kokuların doğuşu için ilham kaynaklarımız oldukça çeşitli. Kendimizi çok şanslı hissediyoruz çünkü ilham almak için ekstra bir motivasyona ihtiyaç duymuyoruz. Sanatın birçok formuna büyük ilgi duyuyoruz ve hayatta her şey bizi etkileyerek ilham verebiliyor.

Sanatın geniş yelpazesi, resimden müziğe, doğadan mimariye kadar her alandaki estetik unsurlar, bizim için birer ilham kaynağıdır. Renk paletleri, duyusal deneyimler ve hayatın çeşitli fasetleri, kokuların derin ve etkileyici bir şekilde tasarım sürecimize ilham veren unsurlar arasında.

Ayrıca seyahatler de büyük bir ilham kaynağımız. Farklı kültürler, coğrafyalar ve geleneksel aromalar, yeni ve eşsiz parfüm kompozisyonları yaratmak için bize enerji katıyor. Bizim için, her an, her yer ve her şey potansiyel bir ilham kaynağıdır, bu da derinlikli ve etkileyici kokuların yaratılmasında bize sürekli bir yaratıcı enerji veriyor.

Nishane’nin, ilk home collection'ı olan 'The Doors' neler vaat ediyor? Koleksiyonda hangi ürünler var?

Murat Katran: “Doors Collection” geçen sene lanse ettiğimiz ve sekiz farklı ülkenin kültüründen ilham aldığımız ev kokuları koleksiyonumuzda çubuklu difüzör, kokulu mumlar ve oda spreyleri yer almakta. Kokuları tasarlarken sekiz farklı kültüre ait sekiz ülkeye özgü geleneksel mimarilerini yansıtan sekiz farklı kapıyı çıkış noktası olarak ele aldık ve her bir ülkedeki böylesine bir evin kapısından içeri girdiğimizde, o ülkenin kültürel ve doğal zenginliklerinden esinlenerek nasıl bir kokunun bizi karşılayacağını hayal ettik. Bu koleksiyon farklı kültürlere yapılacak renkli bir yolculuğu kendi evinizin ya da ofisinizin konforunda deneyimleyebilmenizi vadediyor. 

Mesela soğuk havalarda bile, bu koleksiyon içindeki Yunan kapısından yola çıkarak tasarladığımız Greek Fig isimli koku tercih edilirse birdenbire Ege’de bir Yunan adasına ışınlanılabilir. Yine, kendi kültürümüzden esinlenerek ortaya çıkardığımız Turkish Rose da, incelikli bir çalışmanın ardından sunduğumuz dengeli gül yorumumuz sayesinde her sezonda ve her mekanda sevilerek kullanılacaktır. 

Lansmanını geçtiğimiz aylarda Paris mağazamızın açılış partisi sırasında yaptığımız ve ilk koleksiyonda yer alan sekiz farklı kokuya ek olarak gelen Lavande Française kokumuzu tasarlarken, zamansız ve özellikle sezonsuz bir koku yaratmak, aynı zamanda da Fransa’nın lavanta ile kültleşen bağına bir NISHANE dokunuşu katmak istedik. Ortaya çıkan sonuç ise benzersiz oldu diyebiliriz. Lavantanın ferahlatıcı, dinginlik verici etkisinin tonka, paçuli, orris ve bergamot ile oluşturduğu makyaj masasından geldiğini sanabileceğiniz pudrajlı bir yapıyı da içeren zengin kompozisyon serinin en öne çıkan kokularından. 

10. yılınızda ünlü parfümörlerle iş birliği yaparak beş çok satan parfümün yeni versiyonlarını yaptınız. Bu iş birliğini nasıl anlatırsınız?

Mert Güzel: Bu iş birliğini, her bir parfümün yeniden yorumlanması için özenle seçilmiş parfümörlerle gerçekleştirmek, bu özel koleksiyonu oluştururken çok önemli bir adımdı.

Her yaratım sürecinde olduğu gibi, her bir parfümün yeni versiyonunu ortaya çıkarmak için öncelikle kusursuz bir hikaye oluşturduk. Bu hikayeleri en iyi şekilde uygulayacak parfümörleri bulmak da aynı derecede önemliydi. Markamızın vizyonunu, estetik anlayışını ve değerlerini yakından anlayan, bu özel koleksiyonun ruhunu tam anlamıyla hisseden parfümörlerle çalışmak, projemizin başarıyla sonuçlanmasında kilit bir rol oynadı.

Bu iş birliği süreci, bir aile atmosferinde çalışmak gibi bir deneyimdi. Parfümörlerle olan yakın iş birliği sadece profesyonel bir ilişki değil, aynı zamanda birlikte bir vizyonu paylaşma ve yaratıcılığı bir araya getirme süreciydi. Bu sayede, her parfümün yeni versiyonu, önceki başarılarından ilham alırken aynı zamanda yeni bir özgünlük ve zarafet katma şansını elde ettik.

Sonuç olarak, 10. yılımızda gerçekleştirdiğimiz bu özel iş birliği, markamızın mirasını sürdürmek ve geleceğe ta��ımak adına önemli bir mihenk taşı oldu. Her bir parfüm, özgün hikayesi ve ünlü parfümörlerin dokunuşuyla, markamızın seçkin ve benzersiz kimliğini daha da güçlendirdi.

Marka kuruluşunun 10. Yılında yaptığı yurtdışı temaslarında inanılmaz bir ilgiyle karşılaşıyor. Bundan biraz bahsetmenizi rica edebilir miyiz? 

Murat Katran: NISHANE’nin yurtdışında karşılaştığı ilgi ve bilinirliği çok fazla. The Doors koleksiyonunda da bahsettiğimiz gibi, her kültüre hitap etmeye çalışan, tüm dünyadan esinlenen ve din dil ırk cinsiyet fark etmeksizin bir profil oluşturmaya özen gösteren bir marka olduğumuz için, bunun karşılığını da çok sıcak bir şekilde alıyoruz. Tabii bununla beraber dünyanın neredeyse her yerinde ürünlerimize ulaşılabiliyor olması ve sosyal medyada da markanın oldukça etkili olmasıyla birlikte markanın başarı hikayesi ve yaptığı kokular da çok merak uyandırıyor. Markadaki her bir koleksiyon hassas bir kreasyon sürecinden geçiyor, geniş ve üstüne oldukça çalışılmış zengin bir portföy ile parfümseverlerin keşfetmekten çok keyif aldığı bir konumdayız. 

Dünyanın dört bir yanında katıldığımız etkinliklerde sevgi dolu bir kullanıcı kitlesi ile karşılaşıyoruz. Aslında bu ilgiyi sadece 10. Yıl ile birlikte diyerek sınırlandırmayabiliriz çünkü uzun zamandır süregelen bir ilgi ve merak söz konusu. Marka olarak tüm dünyada çok sağlıklı bir iletişime sahip olmaya özen gösteriyoruz.

Ülkemizin adını, çok güçlü lüks grupların domine ettiği ve dolayısıyla büyük bir rekabetin yaşandığı böylesine zor bir alanda hakkıyla temsil edebilmek için her zaman elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Bu tam zamanlı, çok zorlu bir ekip çalışması gerektiriyor. Bu rekabet ortamında her zaman önde ilerleyebilmenin yolu da insanların bir sonraki kreasyonunu büyük merakla beklediği trend belirleyici bir marka olabilmek. Mutlulukla görüyoruz ki şu anda markamız, dünyanın bütün parfümörlerinin birlikte bir kreasyon hazırlayabilmek için sürekli randevu talep ettiği ve dünyanın dört bir köşesindeki parfüm severlerin de yeni lansmanları büyük bir merakla bekledikleri bir marka durumunda. Dolayısıyla en öncelikli planımız bu trend belirleyici özelliğimizi daha da ileriye taşımak. Sanatsal dokunuşları bol olan bir lüks markanın olmazsa olmazı bu bize göre.

Dünyada yüzü aşkın ülkede çok popüler satış noktalarında satılıyor Nishane. Nişantaşı, Akaretler ve şimdi de Paris’te açtığınız mağazalar da büyük ilgi görüyor. Bu mağazaları biraz anlatır mısınız, tasarım aşamasında nelere dikkat edildi ve tam olarak ziyaretçileri nasıl bir deneyim bekliyor?

Mert Güzel: Bildiğiniz gibi NISHANE, dünyanın en önde gelen lüks mağazaları olan Harrods, Galeries Lafayette, Harvey Nichols, Saks Fifth Avenue, Neiman Marcus, Selfridges gibi zincirlerin yanında iki bini aşan sayıda lüks parfümeride müşterileriyle buluşan ve niş parfüm severler tarafından dünyanın en büyük beş niş parfüm markasından biri olarak gösterilen bir marka. Görünürlüğümüzü biraz daha arttırabilmenin bir yolu olarak da hedefimiz dünyanın önemli merkezlerinde NISHANE mağazaları açmak. İlk yurtdışı mağazamızı Paris’te St. Honoré Caddesi’nde Kasım 2023’te açtık Roma’da da mağazamız için kira sözleşmemizi Ocak ayı itibarıyla imzalamış durumdayız. Bunu 2024 yılı içinde Londra, New York, Milano, Dubai, Berlin, Riyad mağazalarımızın takip etmesini hedefliyoruz. 

NISHANE Paris Mağazası

Mağazalarımızda genelde kendi marka profilimizi öne çıkaracak tonları kullanıyoruz. Sessiz lüks olarak adlandırdığımız; aşırılıktan uzak, daha minimalist, sakin renkler ve objeler tercih ediyoruz. Mağazaların oluşturulma aşamasında yoğun bir mimari süreç yaşıyoruz; her aşamanın içerisinde bulunarak mimarlarımız ile birlikte tüm sürece eşlik ediyoruz. Deneyimden bahsedecek olursak, mağazalarımızda ziyaretçilerimizin yaşayacağı memnuniyet bizim için büyük bir önem taşıyor. Mağazamıza gelenlere satış odaklı yaklaşmıyoruz, asıl amacımız onlara güzel bir tecrübe sunabilmek. Mağazalarda çalışan arkadaşlarımız NISHANE’yi içtenlikle benimsiyor ve parfüm meraklılarına tüm koleksiyonları anlatarak sıcak bir iletişim kurmaya özen gösteriyorlar.  Bu sayede dünyanın her yerinden gelen insanlar, hem keyifli vakit geçiriyor hem de markayı daha yakından tanıdıkları bir alışveriş deneyimi yaşıyorlar.


Dergide Bu Ay

ELLE Mart Sayısı Çıktı!

ELLE Mart Sayısı Çıktı!

Baharı Hande Erçel ile karşılıyoruz.

BU SAYIDA NELER VAR?

E-Bülten Aboneliği

E-bültenimize şimdi abone olun,
magazin dünyasındaki tüm gelişmelerden anında haberiniz olsun.