Suyun Sonsuz

Global ısınmanın yansıması olarak, su en değerli kaynak haline geldi.

Bu yal­nız­ca geç­miş­le de­ğil ge­le­cek­le de bağ­lan­tı­lı. Dün­ya­nın her kö­şe­sin­de bi­lim adam­la­rı, ya­kın ge­le­cek­te­ki hem
eko­no­mik hem de in­sa­ni bo­yut­lar­da­ki teh­li­ke­le­nin far­kın­da ol­duk­la­rı için ön­ce­lik­li ola­rak bu na­di­de ya­şam kay­na­ğı­nın
ko­run­ma­sı­nı he­def­li­yor­lar. Su, koz­me­tik dün­ya­sın­da da ay­nı de­re­ce­de ön­ce­li­ğe sa­hip. Çünkü cilt için ya­şam­sal ve nem
za­ma­nın ya­rat­tı­ğı ha­sar­la­ra kar­şı en et­ki­li ön­lem.

SU­YUN ÖZÜ: DÜN­YA

Dün­ya üze­rin­de bu­lu­nan su­yun ço­ğun­lu­ğu tuz­lu su­dan oluşuyor. Var­lı­ğı­mız için ge­rek­li olan tat­lı su ise ge­ze­ge­ni­mi­zin kay­nak­la­rı­nın yal­nız­ca %3'ünü oluş­tu­ruyor. Fark­lı kı­ta­lar­da, dü­zen­siz ola­rak da­ğıl­mış durumda ve yak­la­şık %2.5'i
ku­tup­lar­da­ki bu­zul­lar­da sak­lı. Sa­de­ce %0.5'i yer al­tın­da, ne­hir ve göl­ler­de akıyor. 1900'den bu ya­na tü­ke­tim do­kuz kat
art­mış durumda ve her yıl %2-3 ara­sında bu oran bü­yü­yor. Denk­lem son de­re­ce ba­sit, bir o ka­dar da tra­jik.

SU TA­ŞI­YI­CI VÜ­CUT
Do­kuz ayı­mı­zı, am­ni­yo­tik sı­vıy­la sar­ma­lan­mış ola­rak bir su ev­re­sin­de ge­çi­ri­yo­ruz. Su vü­cu­du­mu­zun %71'ini oluş­tu­ru­yor. Hid­ro­jen ve ok­si­jen mo­le­kül­le­ri­nin da­hil ol­ma­dı­ğı, tek bir kalp atı­şı­mız ya da tek bir ne­fe­si­miz da­hi yok. Or­gan­la­rı­mı­zın ço­ğu su­dan olu­şu­yor: Ka­nın %83'ü, ke­mik­le­rin %22'si, kas­la­rın %76'sı ve bey­nin %75'i su­dan iba­ret. Tü­müy­le “su­ya
ba­ğım­lı” var­lık­la­rız biz! Su, tıp­kı va­di­ler­den akar gi­bi, do­ku­la­ra nem ve­rir, hüc­re üre­ti­mi­ni sağ­la­ya­rak vü­cu­du can­lan­dı­rır, bir or­gan­dan di­ğe­ri­ne bil­gi ile­ti­mi için elek­trik akı­mı­nı yö­ne­tir ve tüm tok­sin­le­rin atıl­ma­sı­nı sağ­lar. Di­na­mik­tir, yo­rul­mak bil­mez ve vü­cu­dun her­ye­rin­de hiç dur­ma­dan do­la­nır. Ya­ni di­ye­bi­li­riz ki, biz baş­tan aşa­ğı tü­müy­le sı­vı­dan iba­re­tiz!
İn­sa­noğ­lu ne bü­yük bir pa­ra­doks­tur: Üç gün­den faz­la su­suz ya­şa­ya­maz.
Su­sa­dı­nız mı? Vü­cu­du­muz­da­ki su­yun %2'si­ni kay­bet­ti­ği­miz za­man su­sa­rız. Bu de­mek­tir ki, su­sa­dı­ğı­mı­zı his­set­me­yi
bek­le­me­den iç­me­li­yiz! Her gün vü­cut iki lit­re su kay­be­der. Ter­le (0,5 lit­re), ne­fes­le (0,5 lit­re) ve dış­kıy­la (1 lit­re). Bi­zim bu açı­ğı ka­pat­mak için her gün dü­zen­li ola­rak bes­len­me­miz ge­re­kir. Özel­lik­le de spor ya­par­ken, sı­cak ha­va­lar­da ve ya­şı­mız iler­le­dik­çe. 2 m2'lik cil­di­miz vü­cu­du­muz­da­ki su­yun %20'si­ni için­de ba­rın­dı­rır ki, bu­nun %80'i der­mis­te­dir. Cil­din es­nek­li­ği, yu­mu­şak­lı­ğı ve zin­de­li­ği tü­müy­le su­ya ba­ğım­lı­dır, su cil­din do­ğal genç­li­ği­ni ko­rur. Yüz, vü­cu­dun en faz­la açık­ta ka­lan ve otuz­dan faz­la ka­sıy­la de­ği­şi­me en mü­sa­it böl­ge­si­dir. Ya­şın en ya­kın ta­nı­ğı­dır ve yar­gı­la­yan ha­kim de ay­na­lar­dır. 20'li
yaş­lar­dan son­ra, cil­din te­mel ya­pı­sı de­ği­şir. Git gi­de mat­la­şır ve cilt es­nek­li­ği­ni kay­bet­me­ye baş­lar.
Da­ha ku­ru bir ha­le ge­lir. El­li yaş­la bir­lik­te, cil­din su içe­ri­ği ya­rı ya­rı­ya aza­lır. Der­mis­te­ki su se­vi­ye­le­ri ye­ter­siz ol­du­ğun­da, tüm hüc­re bi­yo­me­ka­niz­ma­sı blo­ke olur. Tıp­kı uzun sü­re yağ­mur­dan mah­rum ka­lan bir bit­ki­nin yap­ra­ğı gi­bi, cil­di­miz de vü­cu­du­mu­zun su­suz­luk se­vi­ye­si­ni yan­sı­tır. Tıp­kı ha­ya­tın mu­ha­fı­zı gi­bi­dir! Ta­bii ki ça­buk dav­ra­nıp doğ­ru ön­lem­le­ri
al­ma­dı­ğı­nız tak­dir­de! Cil­de ih­ti­ya­cı olan tüm su­yu sağ­la­ma­dı­ğı­nız ve ken­di kay­nak­la­rı­nı da­ha iyi kul­lan­ma­sı­na yar­dım
et­me­di­ği­niz tak­dir­de. Na­sıl mı? Akıl­lı­ca nem te­da­vi­le­ri uy­gu­la­ya­rak el­bet­te. Bu te­da­vi­ler özel ajan­lar­la cil­din üst ta­ba­ka­sı­nı nem­len­di­rir ve anın­da ra­hat­la­ma ve es­nek­lik ve sağ­lık­lı bir ay­dın­lık sağ­lar.
Epi­der­mis­te do­ğal ola­rak bu­lu­nan su­yu tu­tar. Böy­le­ce cil­di ku­ru­lu­ğa, iri­tas­yo­na ve di­renç­siz­li­ğe kar­şı ko­rur. Shi­sei­do
Araş­tır­ma La­bo­ra­tu­var­la­rı­nın 2000 yı­lın­da yap­tı­ğı araş­tır­ma nem­len­dir­me­de anah­tar rol oy­na­yan der­mal ve epi­der­mal
bir­le­şi­mi he­def ala­rak cil­din ken­di­ni nem­len­dir­me sis­te­mi­ni ha­re­ke­te ge­çir­me­yi öne­ri­yor. Ne za­man? İh­ti­ya­cı­nı ilk
his­set­me­ye baş­la­dı­ğı­nız yaş­tan iti­ba­ren. 10 ve­ya 20 yıl son­ra­sın­da sa­hip ol­ma­yı is­te­ye­ce­ği­niz yü­zü ha­zır­lar­ken, ön­lem
al­ma­nın anın­da çö­züm üret­mek an­la­mı­na gel­di­ği yaş­ta. Ya­ni 30 ya­şın­da! 30 ya­şın­da­ki ka­dın­lar tüm ümit­le­ri kris­ta­li­ze eder­ler, so­rum­lu­luk­la­ra odak­la­nır­lar, tüm ener­ji­le­ri­ni ya­şam­la­rı­nı bi­çim­len­dir­me­ye adar­lar ve ce­sa­ret ve gü­zel­lik­le
ışıl­dar­lar. Sos­yal ve ki­şi­sel ya­şam­la­rı­nın mer­ke­zin­de­dir­ler.