Yazı: İrem Öz
Kapak Fotoğrafı: The Break Up
Bir insan, hayatının pek çok alanında başarılı, mantıklı ve olgun görünebilir ancak konu duygulara geldiğinde aynı noktada olmayabilir.
Peki, duygusal olgunluk nedir? Kendi hislerini tanıyabilmek, ne istediğinin farkında olmak, duygularını açıkça ifade edebilmek ve karşısındaki insanı gerçekten dinleyerek anlamaya çalışmak diyebiliriz.
Blue Valentine
Kulağa oldukça sağlıklı ve ideal gelse de bu farkındalığa sahip biri için iletişime kapalı bir partnerle ilişki yürütmek çoğu zaman yorucudur. Siz açık ve net olmaktan yana olduğunuzda karşınızdaki kişi zor konuşmalardan kaçabilir, duygusal konuları bir yük gibi görebilir. Kendi hislerini ifade edemediği gibi sizi anlamakta da zorlanır. Hatta çoğu zaman anlamak için çaba bile göstermez. Hata yaptığında bununla yüzleşip özür dilemek yerine konuyu kapatmayı tercih eder. Sessizlik, görmezden gelme ya da konuyu değiştirme onun için bir savunma mekanizmasıdır.
Böyle bir ilişkide iletişimi ayakta tutmak çoğunlukla size kalır. Onu anlamak için daha fazla çaba sarf edersiniz. Ancak unutulmaması gereken bir gerçek: Anlaşılmak istemeyen bir insanı anlamak sizin göreviniz değildir. İki kişinin duygusal yükünü tek başına taşımak sizi yorabilir. Evet, karşınızdaki kişi zor konuşmalardan kaçarak olumsuz duygulardan kendini koruyor olabilir. Ancak duygular sadece olumsuz olanlardan ibaret değildir. Olumsuz duygulardan kaçan biri, sevgi ve mutluluk gibi olumlu duyguların getirdiği yakınlığı ve derinliği de tam anlamıyla yaşayamaz.
Malcolm&Marie
Peki böyle bir durumda ne yapmalısınız?