İLİŞKİ KOÇU SEDA DİKER

İLİŞKİ KOÇU SEDA DİKER

ELLE ONLINE ELLE ONLINE 25 Ağustos 2014
İLİŞKİ KOÇU SEDA DİKER



<#text>


<#text> Belki de yıllardır giden erkeğin arkasından ağlarken onu eleştirip bize neler çektirdiklerini düşünürken kendi yanlışlarımızı görmeyi unutmuşuz. Seda Diker'le en çok yaptığımız flört hatalarını, erkekleri nasıl kaçırdığımızı ve uzun bir ilişkinin sırrını konuştuk.


<#text>


<#text> Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nde okuduktan sonra hipnoterapi ve klinik hipnoz eğitimi almışsınız. İlişkilerdeki tıkanıklıkların bilinçaltından kaynaklandığını söylüyorsunuz. Açıklayabilir misiniz?


<#text> Evet, bilinçaltına göre alıyoruz tüm kararları. Örneğin bilinçaltım aşık oluyor, ben değil. Çünkü duygularım bilinçaltında saklı. Yaptığım seanslarda da bir sürü problemi buradan çözüyorum. Bilinçaltında doğumdan itibaren bir sürü duygu birikiyor. Öyle ki, kadınlar değersizlik ve kaybetme korkusu, erkekler de yetersizlik ve başarısızlık korkusu gibi bilinçaltında yer eden duygularla hareket ediyor ve bu duygularla da sürekli çuvallıyorlar ilişkilerinde.


<#text>


<#text> Kadınların yaptığı başlıca hatalar neler?


<#text> Örneğin kadının bilinçaltında kaybetme korkusu ve değersizlik duygusu varsa, aramaması gereken bir zamanda arıyor erkeği, yalvarıyor “Gitme” diye. Değersizlik ve kaybetme korkusuyla böyle bir ilişkiye razı oluyor. Biz kadınların en büyük hatası son zamanlarda avcı konumuna gelmiş olmamız.


<#text>
Seanslarınızda bu olumsuz duyguları, olumlulara nasıl dönüştürüyorsunuz?



<#text> Öfkeyi alıyor, onu by-pass ediyor ve öfkesiz insan yaratıyorum. Bilinçaltımızda yer edinen korkular, ilişkilerde çok önemli rol oynuyor. Bunlara sahip kadın, ya adama taviz veriyor gitmesin diye ya da duygularını kontrollü gösteriyor; etrafına duvar örüyor, sevgisinin ne kadarını göstersin diye hesap kitap yapıyor. Bu da, erkeği kaçırıyor. Bu tür davranış modelleri öfke, kin, önyargı, kurban rolü, acındırma, çaresizlik, endişe, panik gibi nihai duygular üretiyor. Ben bu duyguları temizliyor, pozitife çeviriyor, endişeyi gömüp yerine yeni duygular koyuyorum; buna “Topraklama Yöntemi” diyoruz. Hipnoz kullanmıyorum. Ve kadınlara dişi olmayı öğretiyorum.


<#text>


<#text> Aslında Giden Erkek Yoktur adlı yeni çıkan kitabınızda neler anlatıyorsunuz?


<#text> Biz kadınlarda bitiyor iş. Erkekleri hata yaptıklarında bile istedikleri her şeye sahip olabilecekleri duygusuna o kadar alıştırdık ki, bilinçaltlarına “Biz size amadeyiz” mesajı veriyoruz sürekli. Bunu kesmemiz gerek. Kaybetme korkusu ve değersizlik duygularından kurtulduğumuzda erkekler mıknatıs gibi yapışacak bize. Gerçek aşkı da, bilinçaltımızı temizlediğimizde yaşayabileceğiz. Kadınlara şunu öneriyorum: Öncelikle bilinçaltınıza çok büyük bir özgüven yerleştirin. Mevcut bir ilişkiniz varsa bile, bunu dondurun, ilişkiyi bitirmeyin ama kendinizi nadasa alın. Oysa kaybetme korkusu yüzünden kadınlar bunu yapamıyor. “Nadasa alırsam gider” diye düşünüyor. Hayır, hiçbir yere gitmez. Kadın sınır çizecek, duvar koyacak ki, erkek o duvara çarpsın ve daha çok uğraşsın. Kadınlara dürüst ve ikiyüzlü olmadan, kalpten ve kendilerine değer vererek yaşamayı öneriyorum. Erkekleri onurlandırmayı ve onları güzel şeylere teşvik etmeyi öğrensinler.~


Aksi halde gidiyor erkek...



<#text> Erkek onurlandırılmadığı, eleştirildiği, kendini güçsüz ve yetersiz hissettiği için de gidebiliyor. Kısaca her giden erkek kadını sevmiyor anlamı taşımaz. Yetersizlik duygusuyla kaçan o kadar çok erkek var ki... Onurlandırmak derken, pohpohtan, şımartmaktan bahsetmiyorum. Başarısını övmek, hakkını teslim etmekten bahsediyorum.


<#text>


<#text> Erkeklerin hiç mi hatası yok?


<#text> Olmaz mı? En büyük hatalarından biri kadınlarda beklenti yaratıp kısa süre sonra bunu kesmek. Erkeğin duygularını ifade etmeyi bilememesi, takdir bekleyen kadını onurlandıramaması ilişkiyi çıkmaza sürüklüyor. Erkekler kazandıkları parayı sevdiği kadınla paylaşmayı da bilmiyorlar; hatta onu kadını kontrol etmek için kullanıyorlar. Bir kadını ruhen, bedenen, duygusal ve zihinsel olarak doyurmaktan da haberleri yok. Erkeğin kadını okuyabilmesi, ona duymak istediklerini söylemesi gerek. Kadının erkeğinin varlığına ihtiyacı var. Erkek dağ gibi duracak, kadın ona dayanabilmenin mutluluğunu hissedecek.


<#text>


<#text> Uzun bir ilişki kurmak çok mu ütopik?


<#text> Yalanı ortadan kaldırmak, “Sen böyle davranmazsan ben giderim” gibi cümlelerle düşündüklerimizi söylemek, bilinçaltımızdaki korkuları temizlemek, uzun ve mutlu bir ilişkinin ilk adımı. İki taraf da birbirini dinleyerek, ortak amaçlar ve hobiler geliştirerek bunu başarabilir.


<#text>


<#text> SELİN MİLOŞYAN

SON HABERLER

Dergide Bu Ay

ELLE Şubat sayısı Çıktı!

ELLE Şubat sayısı Çıktı!

Bu ay kapağımızda 2024'e farklı ve çok heyecanlı başlangıçlarla giren Eda Ece var.

BU SAYIDA NELER VAR?

E-Bülten Aboneliği

E-bültenimize şimdi abone olun,
magazin dünyasındaki tüm gelişmelerden anında haberiniz olsun.