ONA PSİKOLOJİK YAKLAŞIN

Diyet yapıyor ama kilolarınızdan kurtulamıyorsanız, nedeni psikolojik olabilir.

Kendimizi kötü hissettiğimiz günlerde yemek alışkanlıklarımız da değişiyor. Peki ne yapmalıyız? Cevabı haberimizde!

Saçımız şekil almıyor, cildimiz bozuluyor, tırnaklarımız kırılıyor... Kendimizi güzel hissettiğimiz günler olduğu gibi, acımasızca eleştirdiğimiz zamanlar da oluyor ve bunlar da yeme alışkanlıklarımızın değişmesine neden oluyor. Sonuç: İstenmeyen kilolar! Prof.Dr.Sedat Özkan, bu tür yeme davranışının psikolojik etkisi ve ‘Psiko-Diyet' hakkında bilgi veriyor.

Psiko-Diyet nedir?

Kişilerin Biyo-psiko-sosyal açıdan beden, beyin, ruh ve çevre etkileşimlerini inceleyen bilimsel diyet programının adıdır. Psiko-Diyet programında kişiler öncelikle dahili yönden değerlendirilir. Burada kan şekerinden hormonlara kadar açlık ve yeme alışkanlığını etkileyen patolojik bir faktör olup olmadığına bakılır. Ardından diyet uzmanı ve psikolog tarafından görüşmeler gerçekleştirilir. Diyet uzmanı sağlıklı beslenme alışkanlığını kazandırırken psikolog ise bunun istikrarlı bir şekilde devam etmesini sağlayabilir.

İnsanlar yemek yemeyi seviyor diye de çok yiyebilir bu durum patolojik midir ?

Kişi eğer açlık duygusu olmadığı halde dürtüsel olarak yemek yemeye yöneliyor ise bu durum psikopatolojik olarak değerlendirilebilir. Ya da fiziksel hastalığa veya hormonal sebeplere bağlı ise yine patolojik olması söz konusudur. Bu sebeple yeme davranışı anormal ise hem dahili hem psikolojik yönden değerlendirilmeli patolojik olup olmadığına karar verilmelidir.

Beslenmeyle ilgili düzenleme yapılırken nasıl bir psikolojik destek alınabilir ?

Psikolojiyi dikkate almayan diyet başarılı olamaz! Beyin ve psikolojiden bağımsız yeme programı düşünülemez. Yemek yeme davranışımız annemizden sütle sevgi almaya başladığımız andan itibaren şekillenmeye başlar. Yaşadıklarımız, duygularımız, düşüncelerimiz, beklentilerimiz, öfkemiz, cinsel yaşantımız, doyum ve doyumsuzluklarımız; hepsi yemek yeme davranışımızı etkiler. Ağız bölgesiyle yemek yeriz, sevişiriz, konuşuruz ya da “çiğ çiğ yemek isteriz”. Dolayısıyla zayıflama ya da kilo vermeye ilişkin diyet programı; kişinin beynini, psikolojisini, yemek yeme davranışını etkileyen derinliklerdeki psikolojiyi ve günlük yaşamın duygu-zihin etkileşimlerini dikkate almak zorundadır. Bunları dikkate almayan diyet programları başarısızlığa mahkumdur. Hatta kişide bazen daha fazla kaygı ve kısır döngü yaratır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.