ÖZEL RÖPORTAJ: ALEXANDRE VAUTHIER SONBAHAR / KIŞ 2021-2022 KOLEKSİYONU VE HİKAYESİ

Paris'te Alexandre Vauthier ile Sonbahar / Kış 2021-2022 Koleksiyonu üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Paris Fashion Week kapsamında Elle Türkiye olarak Alexandre Vauthier'yi showroom'unda ziyaret ederek, kendisiyle Sonbahar/Kış 2021-2022 koleksiyonuna dair bir röportaj yaptık. Alexandre Vauthier, pandeminin markasını hangi yönden  etkilediğini ve son couture koleksiyonundaki ilham kaynağının arkasında nasıl bir hikaye saklandığını bizim için anlattı. 

Küresel pandemi süreci markanızı ve moda sektörünü nasıl etkiledi? Sizce sektör açısından her şey eskisi devam mı edecek yoksa bu sağlık krizi modaya karşı bakışımızı değiştirecek mi?

Tabii ki diğer bütün sektörler gibi modada pandemiden fazlasıyla etkilendi. Marka olarak ciromuzda düşüş yaşadık ve daha az perakendeciyle çalışmaya başladık. (Dünya çapında 200 kişi) İzolasyon bizi farklı şekilde çalışmaya itti, koleksiyonlarımızın ritmini korumak ve beklentiyi karşılamak adına kısa sürede daha verimli olmaya zorladı. Ben bunu bir meydan okuma olarak görüyorum. İzolasyon dijitalleşmeyi körükledi ve bu açıdan bizi daha yaratıcı hale getirdi. Renkler, sosyal ilişkiler ve partilerden uzak kalırken bir şeyler üretmek için hiç bu kadar istekli olmamıştım. Üretimin yanında satış konusunda da Asya ve e-mağazalarımızın gelişimiyle birlikte yeni bölgelere odaklanma fırsatını yakaladık.

Son couture koleksiyonunuzda sizi 80’lere dönmeye iten nedir? Bu nedenin arkasında bir hikaye yatıyor mu? 

Ben 80’lerde büyüdüm ve her zaman neslimle birlikte yaşadım. Pandemi sürecinde koleksiyonu hazırlarken kendimi hapishanede gibi hissettim ve bunu size sunarken özgür olmak istedim. Koleksiyonun çekimlerini sarayda gerçekleştirdik. Rahat, şen ve festival tadıyla özgürlüğü size yansıttık. İçimdeki 80’lerin süper kaygısız ruhu ve ultra yaratıcılığına geri dönme arzusu koleksiyonun doğmasını sağladı.

Size ne ilham veriyor? Yaratıcılık süreciniz nasıl ilerliyor? Fikirlerinizi koleksiyona nasıl dönüştürüyorsunuz?

Bana her şey ilham veriyor diyebilirim. Yoğun programımdan dolayı sentez yapmak için az vaktim oluyor. İşin yaratıcılık kısmına gelecek olursak, kafamda hep yeni fikirler var. Beynim sanki bütün bu fikirleri tutan bir disk gibi! Yeni gelecek koleksiyonumu da zar zor bitirdim. Sürekli üretmek istiyorum!

Kıyafetleriniz süper seksi! Ancak son koleksiyonunuzda spor parçalara da yer verdiniz. Hem seksi hem de sportif olma fikrini nasıl birleştirdiniz? Seksi tasarımlarınız için daha önce herhangi bir eleştiriye maruz kaldınız mı?

Evet hem seksi hem sportif tasarımlara imza attım. Her ne kadar markam sofistike olmaya odaklanmış olsa da, biliyorsunuz ki kadınlar her zaman abiye giymiyor. Bir pantolon-ceket takımından daha seksi spor kıyafetleri var. Her şey seksi olmayı isteyip istememekle alakalı! Bu ise kadınların tutumuna ve tercihine kalmış. Son soruyla ilgili olarak, hayır seksi tasarımlarım konusunda daha önce hiç eleştiri almadım.

Neredeyse çoğu moda evi kreatif direktörler tarafından yürütülüyor fakat sizin terzilik geçmişiniz var ve bir elbisenin nasıl yapılacağını biliyorsunuz. Bunun tasarım hayatında size nasıl bir avantaj sağladığını düşünüyorsunuz? 

Moda sektörünün içindeyseniz, iyi bir eğitime sahip olmanız gerekiyor bu noktada her şey bir stilist mi yoksa bir terzi mi olmak istediğinize bağlı! Dikmek mi istiyorsunuz yoksa giydirmek mi? Ben Gaultier ve Mugler ile çalışırken onların moda çizgisini çok iyi öğrendiğimi düşünüyorum. Markamı tamamen onların öğretileri ile yürütüp geliştiriyorum.

Gaultier, Mugler ve Lagerfeld gibi efsanelerle çalıştınız. Onlardan ne öğrendiniz? Bu kariyerinizi nasıl etkiledi?

Ben onlardan her şeyi öğrendim diyebilirim. Hepsi benim için gerçek bir usta! Bugün kaliteli ve gerçek tasarımlara sahipsem bu onların başarısıdır. 

Gelecek sizin için ne demek? İleriki sezonlarda Alexandre Vauthier’den ne bekleyebiliriz?

Özellikle bu pandemi sürecinde geleceğin bana ne getireceği konusunda bir fikrim yok! Pandemi bana anda kalmayı bir kez daha öğretti. Kendimi geleceğe çok fazla yansıtan biri değilimdir ben daha çok şimdinin insanıyım. Bu tasarımlarımı bile etkiler. Koleksiyonlarımda da hep sezon sezon ilerlerim, bunu önceden düşünmem.

Röportaj isteğimizi kırmadan sorularımızı yanıtlayan sevgili Alexandre Vauthier'ye ve bu röportajı gerçekleştirmemizi sağlayan Station Service ekibinden Fatima Goncalves ve Jean-François Soler'ye teşekkür ederiz.