ÇEŞİTLİLİK VE KAPSAYICILIKTA KARNE NOTU KAÇ?

İlkbahar/Yaz 2022 sezonuna heyecan veren yepyeni tasarımlar odağıyla değil de çeşitlilik ve kapsayıcılığın merceğinden, eleştirel bir gözle bakıyor, yaz defilelerine karne notu veriyoruz.

Moda dünyası yarattığı rüya tasarımlar, her sezon imza attığı trendler, gerçekleştirdiği görkemli şovlar dışında son yıllarda en çok sürdürülebilirlik, kapsayıcılık ve çeşitlilik konusunda attığı adımlarla konuşuluyor. Markaların çeşitlilikte karne notu topladıkları defileler, podyumda yürüyen modellerin yaş, cinsiyet, ırk ve beden kategorilerine göre yürütülen çeşitli araştırma ve anketlere konu olarak, modanın kapsayıcılık sınırlarını ölçüyor. 

Peki bu sezon defileler sınıfı hangi karne notlarıyla geçecekler? 

Moda dergilerinden sosyal medyaya, her türlü görsel ve yazılı mecrada karşımıza çıkan İlkbahar/Yaz 2022 sezonunun çok seksi tasarımlarla sahne aldığının, dekoltelerin tüm bedene yayıldığının, defilelerin görkemli bir renk cümbüşü sunduğunun farkına varmışsınızdır. 

Kendimizi iyi hissetmeyi, mutlu olup hayaller kurmayı, estetik olarak şımartılmayı özellikle pandemi sonrası hak etmedik mi? Moda bu sezon bu kıstaslar konusunda kesinlikle hayal kırıklığına uğratmıyor. 

Peki gökkuşağı renklerinin, seksi parçaların, optimist fuşyaların ve sonsuz püsküllerin arasında gezinirken bu büyülü dünyayı ayağınıza getiren modellere dikkat ettiniz mi? 

2022 yaz sezonu defilelerini sergileyen Paris, Milano, New York ve Londra moda haftalarını titizlikle inceleyerek bu sezonun çeşitlilik konusundaki istatistiklerini yayınlayan thefashionspot.com’un haberine göre 2022 yaz defileleri özellikle ırk çeşitliliği konusunda tarih yazmayı başardı.

Beden, yaş ve cinsiyet konusunda çok iyi olmasa da kazanımlar konuşulmaya değer. 

Sizler defilelere göz gezdirirken çeşitliliğe dikkat etmemiş, Valentino’daki gri saçlı Kristen McMenamy’ye değil de giydiği çarpıcı siyah mini elbiseye takılmış olabilirsiniz. Ya da yüzde yüz kapsayıcı bir defileyle öne çıkan Ester Manas’ın farklı bedenlerdeki modellerinden öte dekupeli ve asimetrik elbiselerini hatırlamış bulunabilirsiniz. Aslında bu iyi bir şey...

COLLINA STRADA

Bu meselelerin artık konuşulmayacağı, farklılıkları içselleştirmiş ve normalleştirmiş bir dünya hayali ütopik görülse de hepimizin arzusu. Ama çeşitliliğin ve kapsayıcılığın mesele olmaktan çıkıp sıradanlaşacağı güne kadar dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak için moda dünyasında bunları konuşmak, sektörün bu konuda gerçekleştirdiği ödevlere not vermek ve ona sorumluluklarını hatırlatmak çok önemli. Thefashionspot.com’un geniş araştırması eşliğinde defilelerin çeşitlilikte attığı adımları tartışıyoruz. 

REKOR: 100 MODELİN 48’İ BEYAZ DEĞİL

Söz konusu araştırma, 198 şovda 4471 modele ev sahipliği yapan yaz sezonunun yüzde 48’i beyaz olmayan modellerle ırk çeşitliliği konusunda önceki sezonlara göre rekor kırdığını, bu oranın önceki sezonda yüzde 43 iken, İlkbahar/Yaz 2022 sezonunda yüzde beş artış gösterdiğini vurgulayarak başlıyor. Amerika’da çoğulculuğun her daim daha fazla tartışıldığı, özgürlük ve ayrımcılıklar konusunda ülkenin daha hassas olduğu gerçeğinden yola çıkarsak, New York Moda Haftası’nın ırk çeşitliliğinde yüzde 55,5 ile en ön sırayı işgal ettiğine şaşırmamak gerek. Bu sayıyı yüzde 52,4 ile Londra, yüzde 43,9 ile Paris ve en son yüzde 43,3 ile Milano moda haftaları takip ediyor. 

50 yaş üzeri modeller arasında podyumda en çok yürüyen isim olan Naomi Campbell, ihtişamlı bir file elbiseyle g��z kamaştırdı. Ester Manas’ın oldukça seksi ve feminen defilesi çeşitlilikten tam puan aldı. 

2020 yılında siyahi George Floyd’un beyaz bir polis memuru tarafından öldürülmesi ve akabinde siyahilere karşı devam eden nefret söylemleri; polis şiddeti ve ırkçı muamelenin ülke genelinde protesto edilmesini ve Black Lives Matter hareketini doğururken moda dünyası ve profesyonelleri azınlık haklarını daha iyi korumak, sektörde ırksal çeşitliliği gözetmek için neler yapılabileceği üzerinde düşünmeye başladı. 

New York Moda Haftası’nın ırksal çeşitlilik konusunda sayısal olarak başı çekmesini; yukarıda bahsettiğimiz sosyolojik çerçeve dahilinde okumak gerekir. 

PODYUMLARDA İKİ ÖNCÜ MARKA 

Beden çeşitliliği ve özellikle büyük beden de çoğulculuğun kriterlerinden biri. Thefashionspot.com’un raporu, büyük beden konusunda İlkbahar/Yaz 2020 sezonunun 86 model ile birinci sırada yer aldığını, 2022 sezonunun ise 81 büyük beden modelle geçtiğimiz sezonların gerisinde kaldığını vurguluyor. Kısaca beden çeşitliliği konusunda yaz defilelerinin çok iyi performans gösteremediği açık. 

New York Moda Haftası, yaz sezonu için 48 büyük beden ölçülerine sahip modele ev sahipliği yaparken onu 18 model ile Paris, dokuz ile Milano ve altı model ile Londra izliyor.

Amerikalı tasarımcı Christian Siriano yıllardır farklı kültürleri ve morfolojileri defilelerine entegre ederek güzellik tanımının ne kadar geniş ve sınırsız olduğunu gösterdi. 2022 yaz sezonunda da yine yeniden çeşitliliğe vurgu yapan bir defileyle sahnedeydi. 


Gördüğünüz üzere tıpkı ırk kriterinde olduğu gibi beden çeşitliliğinde de Amerika diğer ülkelerden çok daha ilerici. New York Moda Haftası’nda defile yapan Christian Siriano ve Laquan Smith beden çeşitliliği konusunda oldukça iddialı. Yıllardır büyük beden modellerle defile yapan mayo markası Chromat da yine bu kurala uydu ve bu sezon da oldukça kapsayıcı bir şova imza attı. 

New York Moda Haftası’nın ardından gelen Paris Moda Haftası’na baktığımızda yüzde yüz kapsayıcı bir defile yaptığını söyleyebileceğimiz Ester Manas’dan söz etmemek olmaz. 

Ester Manas ve Balthazar Delepierre isimli iki tasarımcının kurduğu Ester Manas markası neredeyse tamamı büyük beden modellerden oluşan defilesiyle modada kapsayıcılık ve çeşitlilik konusunda tarih yazdı. 

“Dress Different” (Farklı Giyin) sloganıyla modada çoğulculuğu alkışlayan, her türlü farklılığın tasarım dünyasının geniş pastasında yer edindiğinin altını çizen marka, tamamen dekorsuz ve sade bir podyumda yürüttüğü büyük beden modellerle, defilenin şov kısmını göz ardı edip sadece bu farklılığın altını çiziyor, büyük bedenlerin normalleştirilmesi hakkında farkındalık yaratıyordu. 

Seksi, transparan, volanlı ve pencereli tasarımların büyük bedenlerle yakaladıkları uyum ise, birçoğumuzun bilinçaltına kazınmış olan, sadece ince bedenlerin estetik görüneceği önyargısını da kıracak güçteydi. 

Farklı beden ölçülerine sahip 18 modelle dikkat çeken Paris Moda Haftası’nın çeşitlilik alanındaki şampiyonunun, her tür bedene ve her yaşa alkış tutan Valentino olduğunu söylemek yanlış olmaz. 

Farklılıkların daha çok görülmeye başlandığı hazır giyim defilelerinin aksine hem bedenin, hem de tasarımın en “mükemmel” ve “kusursuz” halinin yansıtıldığı haute couture defileleri çeşitliliklere aşina değildir. 

İşte Valentino 2022 haute couture yaz defilesiyle bir ilki başarıyor, Anatomy of Couture ismini verdiği koleksiyonuna farklı beden ve yaşlardaki kadınlar üzerinden hayat vererek güzellik kavramına çok daha geniş ve demokratik bir perspektifle yaklaşıyordu. 

40 beden model Jill Kortleve, 50’lerini geçen yönetmen ve prodüktör Marie-Sophie Wilson, top model Kristen McMenamy, Sudanlı model Akon Changkou haute couture defilelerindeki tabuları yıkarak modanın çeşitlilik karnesi not ortalamasını oldukça yükseltiyorlardı. 

Farklı etnik kökenlere sahip modelleriyle çok renkli bir defile sahneye koyan, Jamaika kültürüne övgü niteliğindeki Theophilio markası dışında Valentino da bu sezon çeşitlilik konusunda moda tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Alışılmış güzellik standartlarının dışına çıkan haute couture defilesinde, her yaş ve her bedenden modeller başroldeydi. 

ADİL BİR YAKLAŞIM İÇİN NE GEREKLİ? 

Beden kriterinden sonra yaş ve cinsiyet kriterleri incelendiğinde geçen sezonlara kıyasla ne yazık ki daha kapsayıcı bir manzarayla karşılaşmıyoruz. Her ne kadar 2022 yaz sezonu, defilelerde 50 yaş üstü 35 modeli podyuma çıkarsa ve bu sayı 16 olan bir önceki sezondan fazlaysa da Sonbahar/Kış 2020-21 sezonunda 44 olan rakamdan çok daha düşük ve bu da, genel olarak iki adım ileri gidilirken yeniden bir adım geri dönüldüğünü açığa çıkarıyor. 

Cinsiyet çeşitliliğine baktığımızda 2022 sezonunun İlkbahar/Yaz 2019 sezonundaki kapsayıcılığa ulaşmadığını fark ediyoruz. 

Kısaca özetlersek; 2022 yaz sezonu ırk çeşitliliğinde gösterdiği gelişmeyi yaş, cinsiyet ve beden kriterlerinde gösteremedi. Bir sezon öncesine göre yakalanan artışlar çoğu zaman daha önceki sezonlardaki sayılardan geri olduğundan, genel manzarada çok da anlam ifade etmedi. 

New York Moda Haftası’nın İlkbahar/Yaz 2022 sezonunda podyumda 48 büyük beden modeli yürütmesine, bu rakamın tam iki sezon önce İlkbahar/Yaz 2020’de 68 olduğunu bilerek nasıl sevinebiliriz? 

Moda analistleri sektörün çeşitlilik konusunda inandırıcılığını göstermesi için podyumdaki büyük bedenleri, koleksiyon olarak mağazaların raflarına ve online satış sitelerine de dahil etmesi gerektiğine, büyük beden modellerin defilelerde göstermelik bir kapsayıcılığın aracıları olarak kalmamasına vurgu yapıyor. 

Polinezyalı büyük beden model Veronica Pome’e editorialist.com’a verdiği röportajda markaların sadece büyük bedenlerle yetinip büyük beden koleksiyonlar hazırlamaktan kaçındıklarını, bunun da çeşitliliği stratejik, genel geçer ve hileli bir trende dönüştürdüğünü anlatıyor. 

Pome’e model ajanslarıyla toplantı yaptığında ekipte beyaz olmayan ya da büyük beden insanlar görmek istediğini, aksi takdirde önemsenmediğini, göstermelik kullanıldığını düşündüğünü söylüyor. Pome’e “Defile setlerinde beyaz olmayan modellerin makyajının ve saçlarının nasıl yapılacağını bilen profesyonellerin bulunması da çeşitliliğin ön kuralı” diye devam ediyor. 

Her beden, her yaş ve her ten rengi için tasarım yapma felsefesiyle kurulan mayo markası Chromat ve Laquan Smith markası, cinsiyet çeşitliliği konusunda not edilmesi gereken isimler. Ancak genel olarak bu alanda atılan adımlar yeterli değil (özellikle New York dışındaki moda haftalarında). 

Büyük beden sektöründe çalışmış olan İngiliz model Bianca Mitsuko yine editorialist.com’da, moda dünyasının bu konuda dürüst olmadığını, beden çeşitliliği kriterinde minik belli ve kalçalı, vücutlarının üst kısmı nispeten daha zayıf ve güçlü görünen, elmacık kemikleri çıkık modelleri tercih ettiğini, kısaca yine bir seçim yapıldığını ve bu ölçülere sahip modellerin modanın konfor alanını oluşturduğunu anlatıyor. 

SON SÖZ

Thefashionspot.com’un yayınladığı raporun da altını çizdiği gibi ırk çeşitliliğinde iyi rakamlar yakalayan İlkbahar/Yaz 2022 defileleri büyük beden, cinsiyet ve yaş konusunda geçtiğimiz yıllara oranla pek de iyi bir yol kat etmiş değil. Ama yine de atılan adımlar üzerinde konuşulmaya değer. 

Bu yazıda thefashionspot.com’un araştırması ışığında defileler paralelinde incelediğimiz modada çeşitlilik ve kapsayıcılık konusu elbette çok daha derin bir mevzu. Çeşitlilik meselesi, moda sektörünün farklı alanlarında çalışan profesyonellerden işe alma süreçlerine, dergi kapaklarından yapılan koleksiyonlara, birçok başlık altında incelenmeyi hak ediyor. 

Ve en çok hak ettiği de bir gün konu edilmeye değer görülmeyecek kadar sıradanlaşması, normalleşmesi, moda dünyasının ulaşmasını ümit ettiğimiz her açıdan rengarenk dünyasında görevini ve amacını sona erdirip üzerinde hiç kelam edilmemesi.


Yazı: Selin Miloşyan 

Fotoğraflar: Imaxtree.com, Getty Images Türkiye

ELLE Türkiye Mart 2022 sayısından alınmıştır.