CESUR ADIMLAR: KÜLOT PANTOLONLAR

Ne pantolon, ne de etek... İkisi arasında gidip gelen bir parça. Bakmayın onu arafta yorumladığımıza, lüks markaların gözbebeği külot pantolon sezona güçlü bir giriş yaptı.

Adı üstünde; külot pantolon. Modada yenilikçi yaklaşımlarıyla dikkat çeken, haute couture’ün babası Fransız tasarımcı Paul Poiret’nin, erkeklerin giysilerinin altında taşıdıkları külottan feyz alarak, külotu ve eteği tek bir üründe birleştirme fikriyle yarattığı bu parça, hayatlarında hiç pantolon giymemiş kadınlar için ve erkek egemen bir dünyada devrim niteliğindeydi. 20. yüzyılın başında çalışmak zorunda olan ve pratik kıyafetlere ihtiyaç duyan kadınlar böylece erkek dünyasına giriş yaptıklarında moda dünyasının stil yolculuğuna da yepyeni bir pencere aralanıyordu. Bu pencereyi sonuna kadar açan kişi ise kadınlara pantolon giydiren Yves Saint Laurent oldu.


Bu arada bir parantez açalım. Büyük baskıların hakim olduğu Viktoryen dönemde kadınların (yasak olmasına rağmen!) bisiklete külot pantolonlarla bindiklerini, böylece hem giyim hem de toplumsal kurallara karşı durduklarını hatırlatalım. Kısaca külot pantolon her daim cesaretin, asiliğin ve yeniliğin simgesi oldu.

70’ler ve 80’lerde de öne çıkan bu moda parçası sahalara muhteşem bir dönüş yaptı. İsminden gelen şanssızlığı ya da talihsizliği (külottan türemiş) unutun; Celine’in 2019/2020 sonbahar-kış defilesinde ukala ve umursamaz tavırlı burjuva kadınların üzerinde en görkemli halleriyle salınan, beyaz ipek gömleklerle, fiyonklu fularlar, blazer’lar ve uzun botlarla fink atan modelleri hatırlayın. Celine defilesinin yıldızı ve kült parçası sayılabilecek külot pantolonlar kareli ya da ışıltılı kumaşlarda, pilili modellerde, deride ya da jean gibi farklı versiyonlarda karşımıza çıkıyor.

ONU ÇOK SEVDİK

Farklı renk ve kumaşlarda, jean’lerde öne çıkan külot pantolonları balıkçı yaka ince trikolar, gömlekler, deri mont ve sezonun yükselen parçası pelerinlerle kullanabilirsiniz. Altına topuklu bootie’lerle de deneyin.


PARİS’TE YAĞMURLU BİR GÜN...

Miu Miu, Prada, Valentino ve Gucci’de de göze çarpan, Stella McCartney’de ipek, Alexander McQueen’de denim opsiyonlarıyla sahne alan külot pantolonların en büyük avantajları, pantolon pratikliğine ve şıklığına sahipken özellikle kötü hava şartlarında ya da örneğin Paris’in yağmurlu moda haftalarında sokakları arşınlarken (paçaları yerlere sürünmeyip) tertemiz kalmaları.

Seçiminizi yaparken ne çok uzun ne de çok kısa olmamalarına özen gösterin. Bomber ceketler, pelerinler ya da paltolarla, zincir saplı çantalar, Aviator güneş gözlükleri ve uzun botlarla kullanabilir, seçiminizi sezonun rengi camel’dan yana yapabilirsiniz. Sonucun hayal kırıklığı yaratmayacağından emin olabilirsiniz. Maskülen beyaz gömlekler ve mokasen veya spor ayakkabılar, androjen ve günlük bir stil önerisi dahilinde düşünülebilir. Vinil kumaştan, payetli ya da metalik renklerdeki külot pantolonlar ve topuklu ayakkabılarla ise gece şıklığına geçebilirsiniz.

YAZI: SELİN MİLOŞYAN