MARKALAR MÜCADELEDE SINIR TANIMIYOR

Tasarlamak ve giydirmek dışında yıllardır toplumsal rolüyle de dikkat çeken moda şimdi de sağlık sektörüne sağladığı destekle sosyo-ekonomik gücünü bir kez daha ortaya koyuyor.

YAZI: SELİN MİLOŞYAN

Temelde topluma uyumlanma ve ondan ayrışmanın aracı olarak doğan ve gelişen, ekonomik ve sosyal statü simgesi, kültürel ve siyasal kimliğin göstergesi şeklinde okunan modanın, dünden bugüne giydirme, insanları hoş ve güzel gösterme işlevi dışında kadınları özgürleştirmek, onları ekonomik arenada etkin kılmak, güçlendirmek, bireysel farklılıkların kabulü ve çoğulculuk, feminizme destek olmak, hayvan hakları savunuculuğundan günümüzde sürdürülebilir bir sistemin yerleşmesine uzanan devrimsel sayılabilecek etkileri oldu.

Fabrikaların üretimlerini durdurduğu, mağazaların kepenklerini kapattığı, defilelerin ve etkinliklerin iptal edildiği, insanların giyinmenin ötesinde hayati meselelere odaklandığı şu zor günlerde moda boş durmuyor, sağlık sektörüne verdiği destekle öncü rol oynuyor ve her zaman yaptığı gibi toplumsal dönüşümler paralelinde yaratmaya, fayda sağlamaya devam ediyor.

PARFÜM YERİNE EL DEZENFEKTANI

Maske üretiminden hastanelere yaptığı bağışlara, moda dünyası koronavirüse karşı eşi benzeri olmayan bir mücadele başlattı.



LVMH grubunun öncülüğünde Christian Dior, Guerlain ve Givenchy’nin kozmetik üreten fabrikaları Fransız sağlık otoritelerine ve hastanelere dağıtmak üzere hidroalkolik jel üretimi yaparken Kering grubu İtalya’daki markaları önderliğinde ülkenin farklı bölgelerindeki lokal bakım ünitelerine 2 milyon euro’luk bir yardımda bulundu. Ayrıca 3 milyondan fazla maske üretimi sözü verdi. Şimdiye dek bir milyondan fazla maske üreten Gucci’nin 2 milyon euro’luk bir yardımla dikkat çektiğini hatırlatalım. Markanın baş tasarımcısı Alessandro Michele ve CEO’su Marco Bizzarri ise tüm sağlık emekçilerine destek vermeye devam edeceklerini açıkladı. Bulgari’ye gelince parfüm ve kozmetik tesislerinde şimdilerde el dezenfektanı üretiliyor.

VİRÜSE KARŞI BAĞIŞ, MASKE VE KORUYUCU TULUM

Miuccia Prada, eşi Patrizio Bertelli ve Prada Grup Başkanı Carlo Mazzi, Milano’daki Vittore Buzzi, Sacco ve San Raffaele’deki hastanelerin yoğun bakım ünitelerine bağış yaparak Corona virüs mücadelesine destek verdiler. Prada ayrıca maske ve sağlık görevlileri için giysi üretmeye devam ediyor.

Moncler 10 milyon euro’yu İtalya’da bir hastane inşasına yatırırken markanın CEO’su Remo Ruffini “Bu ülkenin yıllardır bize verdiklerine şimdi teşekkür etme zamanı” sözlerini kullanarak yardımların önemine dikkat çekti. Giorgio Armani tüm dünyanın yürüttüğü sağlık savaşına İtalya’nın farklı hastanelerine bağışladığı 1,25 milyon euro’luk yardımla katkıda bulundu.

Pandemiye karşı güçlerini birleştiren Nike ve Nike Vakfı yöneticileri 15 milyon dolar topladılar. Dolce&Gabbana, İtalyan profesör Alberto Mantovani’nin öncülüğünde Humanitas Üniversitesi’nde gerçekleşecek bir araştırma projesini finanse ederek mücadeleden geri durmadığını göstermiş oldu. Ralph Lauren’in 10 milyon dolarlık bir rakamla dikkat çektiğini, Ralph Lauren Corporation’un ise 250 bin adet maske ve koruyucu tulum üretimine başladığını da buradan duyuralım. 

KÜÇÜK MARKALAR DA BOŞ DURMUYOR

Gilda Almbrosio ve Giorgia Tordini tarafından kurulan The Attico markası Door is Open ismiyle açtığı online sitede satışa çıkardığı eski koleksiyonlarından elde ettiği geliri İtalya’da bir acil servis birimi olan Protezione Civile’e bağışlayacak. Loulou Studio markası kazancının yüzde yirmisini Dünya Sağlık Örgütü’ne yatırırken bir Macar markası olan Nanushka Macar sağlık otoritelerine verilmek üzere 12 bin maske üretiyor ve atölyelerini fabrikaya dönüştürüyor. Takı markası Leda Madera ise geçtiğimiz 1 Nisan ve 7 Nisan aralığında online satışlarından elde ettiği karın tamamını İtalyan Kızıl Haçı’na bağışladı.

Pronovias’ın var olduğu ülkelerde, evlilik hazırlığı yapan tüm kadın sağlık çalışanlarına gelinlik hediye etmesi hastane ortamlarına biraz neşe katmayı hedefliyor. Gelin adayları 30 Ağustos’a kadar gelinliklerini ücretsiz seçebilecekler. Bu arada Pronovias sağlık çalışanlarını onore etmeyi amaçlayan ve onlara adanan The Heroes Collection isimli özel tasarımlar hazırlayacağını duyurdu.



TÜRK MODASI NE YAPIYOR?

Türk markaları da salgınla mücadeleye destek olmaktan çekinmiyor. Penti bugüne dek 14 kamu hastanesinin tüm kadın sağlık çalışanlarına 50 bin adet çamaşır, çorap ve pijama desteği verirken LC Waikiki Sağlık Bakanlığı’na ulaştırılmak üzere maske üretimine devam ediyor.

Arzu Kaprol ise salgının başlangıcından beri özel bir koruma kıyafeti üzerinde çalışmaya başladı ve araştırmaları devam ediyor. Şöyle anlatıyor Kaprol: “Tekstil ve sağlık sektörü liderleriyle karantina başlangıcından beri büyük bir ekip olarak bir koruyucu kıyafet üzerine çalışıyoruz. Hedef; ülkemizde üretilen bir kaynaktan, öncelikli kamu çalışanlarını koruyacak bir kumaş üretmek, bunun sürdürülebilir bir sistemde birden fazla defa kullanılabilir yani yıkanabilir olmasını ve uzun kullanım boyunca da anti-viral özelliğini korumasını sağlayabilmek. Bu doğrultuda 3 tekstil fabrikası, 2 üniversite, 1 tasarım ofisi, 1 biyokimya laboratuvarı, 1 hastane, 2 konfeksiyon fabrikası olarak çalışmaları başlattık.”

Bir dünya markasına dönüşen Misela çantalarının kurucu ve tasarımcısı Serra Türker ise “Biz Misela ailesi olarak plastik siperlik maske üretmek için 3 Boyutlu Destek Organizasyonu’na hammadde yardımı ve lojistik destek sağlıyoruz” sözleriyle özetliyor Corona virüsüne karşı başlattıkları mücadeleyi.

Üretim bölümünün bir kısmını maske üretimine açan Vakko, atölyelerinde maske diken Gizia, sağlık çalışanlarına ayakkabı gönderiminde bulunan FLO da salgına karşı canla başla çalışıyor.  Gizia

Devletin Corona virüsle mücadele için belirlediği ilk 4 hastanede ve daha sonra diğer büyük devlet hastanelerine gönderim yapan Koton tişört, iç çamaşır ve günlük kullanıma yönelik toplam 4500 parça giysi hazırlayarak gereken mecralara teslim etti.

Son olarak Boyner Grup da Türkiye’nin Kovid-19 salgınıyla mücadelesine destek için 3 milyon TL kaynak ayırdığını duyurdu.



Etİketler