MATTHEW WILLIAMSON’ LA ÇOK ÖZEL

Modanın en renkli isimlerinden Matthew Williamson ELLE ile buluştu.



Canlı renkleri, desenleri, feminen giyinmeyi sevenlere (özellikle de onlara)Matthew Williamson'ı anlatmak gereksiz bir çaba olur. Zaten bizim de öyle bir niyetimiz yok. Üstelik Türkiye'de Harvey Nichols'ta satışta olan tasarımları sayesinde Türk kadınının gardırobundan da eksik olmuyor. İngiliz tasarımcıya merak ettiğimiz her şeyi sorduk.

Yeni bir koleksiyon hazırlarken en büyük motivasyonunuz ve en büyük kabusunuz nedir?
Motivasyonum her zaman son ürün, sonuçtur; başka bir deyişle tasarımlarımı giyen, onlarla iyi hisseden harika kadınları görmektir. Diğer taraftan, bir koleksiyon hazırlarken çözmem gereken, beni zorlayan pek çok şey var: Zamanla yarışmak ve işin finansal kısmı, sadece yaratmayı umursayan bir tasarımcı olarak beni yorabiliyor. Tasarımlarımın çoğunda el işçiliği olduğu düşünülürse bu ekstra zaman ve masraf demek. Ancak onlarsız olmaz; istediğim etki ve kaliteye ulaşmamın tek yolu bu.

Peki yeni fikirler ve çözümleri ne zaman, nasıl buluyorsunuz?
Genelde işim konusunda çerçevenin dışında düşünmeye, sorunlara pratik çözümler üretmeye çalışırım. Tasarımcı olarak madalyonun yaratıcı tarafında bulunsam da, şirketimin business kısmını da unutmamaya gayret ederim. Bu şirketi en iyi arkadaşım Joseph Velosa'yla kurduğum için kendimi çok şanslı kabul ediyorum. Birlikte işin ticari ve yaratıcı taraflarını dengeleyip başarılı olmak için elimizden geleni yapıyoruz.

Tasarımcı olarak vermek istediğiniz ana mesaj nedir?
Mesajım basit: Kadınların severek giydiği feminen kıyafetler tasarlamak.

İşini çok fazla sevmek bir tuzak mıdır?
Tasarımcının mesaisi sabah dokuz- akşam beş arası değildir. İşinizi yaşamalı ve onunla nefes almalısınız. Kısaca, başarılı olmak için işinizi çok sevmeniz kaçınılmaz.

En büyük ilham kaynağınızın seyahatler ve doğa olduğunu biliyoruz. İlham aldınız, çok etkilendiniz... Sonra ne oluyor? Notlar mı alıyorsunuz, çizimler mi yapıyorsunuz?
Nereye gidersem gideyim, çizim defterim ve kameram yanımdadır. Doğadan her zaman ilham alırım; ancak ilham aldığım şeyi birebir tasarımlarıma taşımayı sevmem. Örneğin beni etkileyen bir çiçekse, o benim için sadece bir başlangıç noktasıdır; onun boyutuyla oynar, çoğaltıp adeta bir kaleydoskop deseni ortaya koyar, daha çizgisel bir grafik yaratıp daha bir modern sanat duygusu veririm. Doğayı ve seyahatleri, koleksiyonlarımın başlangıcı olarak kullanmaktan bıkmıyorum. Bu defa ilham kaynağım, bugüne kadar yaklaşık 40 defa ziyaret ettiğim ve yolun başında da bana ilham olan Hindistan.