MODA VE SANAT DÜNYASININ AYKIRI MUHTARI

MODA VE SANAT DÜNYASININ AYKIRI MUHTARI



Moda dünyasının fikir lideri ve ilham kaynağı olan birkaç prestijli dergisinden biri Citizen K'nın yaratıcısı ve sahibi Kappauf, aykırı stili ve kimseden sakınmadığı fikirleriyle sektörün saygın isimlerinden. Sağlam yazı dili ve yüksek fotoğraf kalitesiyle moda çevrelerinin elinden düşürmediği derginin yirmi yıllık hikayesini Kappauf'un kendisinden dinliyoruz.

Derginizin adı neden Citizen K?
Çok sevdiğim bir filmden esinlendim; Orson Welles'in Citizen Kane'i (Vatandaş Kane). Filmde büyük yayıncı William Randolph Hearst‘ün hayatını konu alır Orson. Benim ismim de Kappauf. Kappauf yerine Citizen K oldu. Bu, dergiyi ve adını vaftiz etmek için yapılan bir şakaydı. Sonra da neden olmasın ki, dedim.

Orson Welles hayranı olduğunuzu söyleyebilir miyiz?
Evet, Orson Welles'i çok severim. Büyük bir adam. Citizen K'nin hikayesi de çok fantastik. Deli bir adamın hikayesi.

Siz kendinizi deli olarak tanımlar mısınız?
Kendimi normallikle karşılaştırdığımda kesinlikle deliyim. Fransız bir başkanımız var ve “Herkes normal olmak zorundadır” diyor fırsat buldukça. Bu yüzden ben de kendimi normal olarak görürüm; bu nedenle de deli olmalıyım.

Normal olmaktansa deli olmayı mı tercih ettiğinizi söylüyorsunuz?
Evet. Ama birazcık, bilirsiniz.

Derginin ilk taslağını garajınızda çalışmaya başlamışsınız.
İlk baskı 1993'teydi ama ben 1992'de başladım. Bu yıl, Citizen K'nın 20'nci kuruluş yılı.

Tek başınıza mıydınız?
Grafik tasarımcısı bir arkadaşım dergiyi çiziyordu. Ben de geri kalan her şeyi yapıyordum; aklınıza gelebilecek her şeyi. Yazmak, fotoğraf çekmek, reklamları bulmak gibi işler bendeydi. Dergi başlarda 60 sayfa kadardı. Buna rağmen finanse etmenin bir yolunu bulmuştum.

Bu işi çok seviyor olmalısınız? Yoksa böyle bir işe tek başına girişmek gerçekten deli işi.
Başlangıçta oldukça zordu ama bilirsiniz gençtim, bilinçsizdim ve bu işi seviyordum. Bu yüzden başlarken başka bir iş yapabileceğimi düşünemezdim bile. Bu ilginç bir iştir. Artistlerle, yazarlarla ve pek çok farklı insanla ilişkiniz olur ama aynı zamanda içinizde yaratıcı tarafınız da vardır. Bu çok sevdiğim global bir iş; tek bir sektörle sınırlı değil. Birileriyle tanışırsınız, pek çok durumla uğraşırsınız. Her zaman farklıdır, dinamiktir. İşin buralara geleceğini tahmin ederek yola çıkmamıştım. Dergiyi kurmadan önce başka dergilerde çalışıyordum ve özgür olmadığımı hissettiğim için mutsuzdum.