SIRTINI DÖN

Paris Bourdelle Müzesi’ndeki “Back Side” sergisi bakışımızı bu defa moda üzerinden sırt bölgesine çeviriyor, bedene ve tasarıma başka bir gözle bakıyor.

Bundan bir yıl önce Melania Trump’ın ABD-Meksika sınırında bulunan sosyal hizmetler merkezine yaptığı ziyarette giydiği, sırtında “I really don’t care, do you” (Gerçekten umurumda değil, senin umurunda mı?) yazılı Zara parkası tam da bu kadar hassas bir noktada ve gündemde verdiği mesajla epey konuşulmuş, tartışmalar yaratmıştı. Sırt birçok şey anlatıyor(du). Titanic filminde Kate Winslet’ın canlandırdığı Rose karakterinin, sırtı bağcıklı elbisesinin iplerini bağlatırken annesinin ona yaptığı evlilik baskısı, kadının hakimiyet kuramadığı sırt bölgesi üzerinden mazur kaldığı zorlama ve boyun eğmeye işaret ediyordu.

Mirelle Darc, “Le Grand Blond Avec Une Chaussure Noire” filminde giydiği, Guy Laroche imzalı sırt dekolteli cesur elbiseyle filmin yönetmeni Pierre Richard’ı senaryo değiştirmeye mecbur bırakmış, moda tarihinin unutulmaz tasarımları listesine ismini yazdırmıştı.

Unutulmamak, çığır açmak ve sürpriz etkisi yaratmak için mesaj ya da çıplaklık şart değil elbette; Jean Paul Gaultier’nin 2011 yılında tasarladığı sırtı zengin detaylı ve uzun elbiseyi andıran trençkotu bunu çok iyi doğruluyor.

Sırt, göğüs kısmının aksine düz bir bölge olduğundan moda çeşitli oyunlar, mesajlar, detaylar, dikişler ve kesimler aracılığıyla, çıplaklık ya da örterek bu bölgeyle yıllarca uğraşmış ve onunla kurduğu bağ üzerinden tarihe damga vuran bir sürü kıyafet yaratmış. Tüm bu tasarımları görebileceğiniz, Kasım 2019’a kadar Bourdelle Müzesi’nde devam eden Back Side sergisi, modanın bedenle kurduğu anatomik ilişkiyi de gözler önüne seriyor.

HEYKELSİ TASARIMLAR

Sırtı açık tasarımlar sergiye damga vuruyor. 20. yüzyılın başında, özellikle Batı’da kadın bedeninin özgürleşmesi, kadının sosyal hayatta aktif rol alması ve bronzluğun da popülerleşmesiyle bu yıllarda sırt dekolteli parçalara odaklanıyor moda. Ardından Azzedine Alaia’nın sırtı açık bant detaylı kıyafetinden, Yves Saint Laurent’nın sırtı dantelle örttüğü siyah elbiseye, John Galliano’nun sırtı tam 51 düğmeyle kapattığı tasarımından Jean Paul Gaultier’nin sırtı korse görünümlü kombinezonuna, bu bölgenin nasıl formlar yaratabildiğini, modanın kadın bedenine adeta bir heykeltıraşın yaklaşımı gibi anatomik bir gözle nasıl şekil verdiğini gözlemliyoruz. Ünlü Fransız heykeltıraş Antoine Bourdelle’in eserlerinin bu kıyafetlerle yan yana olması da tesadüf değil.

NEDEN SADECE KADINLAR?

Vücudun en dişi ve en fetiş bölgelerinden biri olan sırtın tamamen açık bırakıldığı tasarımlar dünden bugüne moda dünyasında popülerliğini koruyor. Sırt dekoltesi ve sırtla ilgili her detay, sıradanlaşan önden görüntülerin, ön tarafa yatırım yapan kıyafetlerin ve selfie’lerin aksine üzerine daha az düşünülmüş, daha gizli kalmış ve dolayısıyla daha çok merak uyandıran bir bölgeyi açığı çıkardığı, dikkatleri beklenmeyen bir yöne çevirdiği için şaşırtıyor, ilgi ve merak uyandırıyor. Düşünsenize; sadece sırtını gördüğünüz bir insanı, hele de bu sırt oldukça ilginçse daha çok merak etmez, sırtın sahibini, yüzünü, kimliğini bir an önce öğrenmek istemez misiniz? Büyük ressamların izleyiciyi etkilemek için çoğunlukla bedenin bu bölgesine odaklandıklarını unutmayalım.

2019/20 sonbahar-kış defilelerinde de tasarımcılar arka pencereden göz kırpıyor sezona. Sırt, Balmain’de siyah puantiyeli ve fermuarlı transparan bir kumaşla örtülürken, Cavalli’de çırılçıplak kalıyor, Barcelona’da ise çapraz bağlarla hitap ediyor göze. Saint Martins’deki devasa omuz detaylı tasarım, kişinin kanatlanıp uçacağı izlenimi yaratıyor.

Sırt dekoltesi dişi ve cesur, vücudunun bu bölgesini göstermeyi isteyen ve bu hakkını kullanan güçlü ve özgüvenli kadının da simgesi; tıpkı mini elbise, göğüs dekoltesi ya da transparan tasarımlar gibi...

Bu noktada serginin küratörü Alexandre Samson’un çarpıcı bir tespiti var: “Sadece kadınların sırtta kapanan, iliklenen kıyafetleri var ve bu onları, elbiseyi giyinmek için bir başkasına muhtaç kılıyor. Özgürlüklerin, kadın-erkek eşitliğinin geliştiği bir dünyada bu dengesizlik ayrımcılığa işaret etmiyor mu sizce?”

Tasarımcılar belki bizleri duyar ve sergiyi gezdikten sonra erkekler için de sırt bölgesinden kapanan kıyafetler yapar.

YAZI: SELİN MİLOŞYAN