TEK BAŞINA BİR TRİATLONCU

Ülkemizi uluslararası müsabakalarda temsil eden Bahar Saygılı ile tanışın!

Spor hayatımızın bir parçası haline gelmeli... Bunu sürekli tekrarlıyoruz. Peki ama işi ‘sağlıklı yaşamın' dışında taşıyıp bir yaşam tarzı, bir meslek haline getirmeye ne dersiniz?
Ülkemizde maalesef çok fazla atlet yetişmiyor. Yetişenlerse bunu kendi çabalarıyla ve her türlü fedakarlığı yaparak başarmak zorunda kalıyor. Kendilerine alan açamıyor, ‘popüler sporlar'ın gördüğü saygıyı ve desteği görmüyorlar... Size tanıtmak istediğimiz triatlet Bahar Saygılı o isimlerden bir tanesi. En azından ilham almanız için onun hikayesini sizlerle paylaşmak istiyoruz...

1- Bize kendinden bahseder misin? Nasıl triatlet oldun? Hikayeni anlatır mısın?
Banyo yaptıralamayacak kadar sudan korkan bir çocuktum. Ailemin yönlendirmesiyle beş yaşında başladığım yüzme sporu giderek hoşuma gitti. Çocukluk antrenörüm o dönemde aktif olarak triatlon yapıyordu. Bu sporla onun sayesinde tanıştım. İlk yarışıma, 14 yaşımda, 2000 yılında girdim. Yarışa girmeden bir hafta önce de yarış bisikletine ilk kez bindim! Ne bisiklet ne de mesafeler hakkında bir fikrim vardı. Ne kadar sürer, 40 km nasıl biter, bisikleti nasıl kullanmalı... Sürerken düşündüm bunları. Koşu ise çok zor bitti. Sadece yüzme kısmında sorun yoktu. Ama bacaklarımdaki o garip hissi hala keyifle hatırlıyorum.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.