Tom Dıxon: Tasarımın İkonu İstanbul'daydı

ismi mobilya ve aydınlatma gibi kelimelerle yan yana geçince, akan sular duruyor

Tom Dixon, 17-18 Aralık tarihlerinde Çırağan Palace Kempinski'de düzenlenen Marka 2009 Konferansı'nın en güçlü isimlerinden biriydi. Buraya konuşmacı olarak katılması, bu önemli etkinliği kesinlikle on kat daha heyecanlı kıldı. ingiliz tasarımcı Tom Dixon'ın mobilya ve aydınlatma üniteleri, kendisine “tasarımın ikonu” unvanını kazandırdı. Dixon, Marka Konferansı'nda anlatma fırsatı bulamadığı pek çok şeyi ELLE'le paylaştı.

ELLE:
Sizin için kendi kendini yetiştirmiş bir tasarımcı  deniyor..  
TOM DIXON: “Mektepli” olduğum tek konu, bir günlük eğitimini aldığım plastik çamurluk tamiri. Sanat okulunu bırakıp kaynak yapılar üzerinde deneyler yapmaya başladım. Motorumun bakımını yapmam gerekiyordu ve bir arkadaşım bana bununla ilgili hızlandırılmış bir ders verdi. (Bu konuda ciddi bir eğitim almamış olmam) benim en büyük artım oldu, böylece kendimi hiç kısıtlamadan pek çok şeyi denemeye cesaret edip kendi hatalarımı yapabildim. Bunun sonucunda kendime has bir duruş geliştirdim.

ELLE: Hep tasarımcı olmayı mı dilemiştiniz?
T.D.: Bu aklımın ucundan bile geçmemişti.Daha çok, keyif için bir şeyler yapma derdindeydim. Benim için hepsi bir hobiydi. Sonradan bu diyarlara düşmüş bir insanım diyebilirim. 18 yaşındayken Chelsea School of Art and Design'da teknisyen olarak işe başladım. Daha sonra çizgi filmlere, müzisyen olmaya ve gece kulüplerine merak sardım. Bunların bana tasarım konusunda doğru dürüst bir şeyler öğrettiğini sanmıyorum.