VEGAN EYLEM: FANTASTİK FUNGHI

Bu da oldu: Mantarlar sezonun en aranan maddesi haline geldi. Vegan ve sürdürülebilir yapılarıyla deriye alternatif olmaları en az yaratıcı tasarımcılar kadar bizi de heyecanlandırıyor.

Konu köklü modaevlerine gelince hep benzer savunmalara tanıklık ettik. Kürk ya da deri kullanımı söz konusu olduğunda geleneklere ve markanın ruhuna ne kadar bağlı olduklarını dinleyip durduk. Ardından bir vicdan rahatlatma olarak, (ki aslında daha da zalimi) özel olarak yetiştirilen hayvanlar gündem oldu. Belki de son beş sene içinde etik değerler masaya yatırılmaya başladığında ise ‘suni’ materyallere karşı olan ilgi de arttı. Ancak kısa süre sonra üretim aşamasında kullanılan plastiklerin de doğayla dost olmadığının aşikar olduğunu gördük. Muz kabuklarının, mısır yapraklarının koleksiyonlarda kullanıldığı bu moda yaklaşımının sadece gövde gösterisi olduğu ve gerçek sürdürülebilirliğin bununla sınırlı olmadığı yazılıp çizildi. Ancak konumuz bu değil. 

Vazgeçilmez olan derinin vegan olabileceğini ve gittikçe yaygınlaşabileceğini fark ettik. Üstelik bu kez köklü modaevleri de artık geleneklerine karşı olan bağlılıklarını bir kenara bırakmaya kararlılar. En azından bazıları, şimdilik. Zira Gucci ve Balenciaga’yı çatısı altında bulunduran Kering belki de geleceğimizi değiştirebilecek yeni materyalin kullanımı konusunda yeşil ışık yaktı. Sürdürülebilirlik konusunda Stella McCartney’e danışan LVMH de bu yarıştan geri kalmak istemeyecektir. Şu anda tüm endüstrinin peşinden koştuğu en hip, belki de popüler materyal mantar. Bugün sadece inovatif, yaratıcı ya da doğa dostu olarak etiketlenen birkaç tasarımcının yeni ürünlerinde ya da İlkbahar/Yaz 2021 koleksiyonlarında görsek de kısa süre içinde pamuk, keten gibi sıklıkla karşımıza çıkacağına eminiz. 

YENİDEN TANIŞTIRALIM: MYLO

Tasarımcıların koleksiyonlarında kullandıkları mantarlar Mylo olarak adlandırılıyor. Yeni deri de diyebiliriz ona. Kaliforniya’da biyoenerji ve biyokimya laboratuvarı olan Bold Threads’deki bilim insanları tarafından geliştiriliyor. Mantarlardan elde edilen ‘mycelium’ isimli maddeyle şekilleniyor. Laboratuvarda bu deriyi geliştirmek için harcanan süre sadece iki hafta, Bold Threads’in internet sayfasına göre üretim aşamasında kullanılan su ve diğer kaynaklar ve bunlara bağlı olarak karbon salınımındaki miktar da çok daha düşük. Ve diğer suni deri ya da PVC gibi dokularda yer alan petrol bazlı içerikler de yer almıyor. Sağlığa zararlı değil yani. Bu arada Alman bilim insanları tarafından yapılan bir araştırmada mylo’nun spor ayakkabılarında kullanımı sayesinde koşucuların performansında artış gözlemlenmiş.

Özellikle Z jenerasyonunun favori markalarından biri olan Telfar’ın vegan deriden üretilen çantası moda dünyasında “Bushwick Birkin” takma adıyla da biliniyor. 

Vivienne Westood, Gabriela Hearst ve Stella McCartney kaktüs, ananas gibi bitki ve meyvelerden üretilmiş vegan derileri zaten kullanıyordu. “Bushwick Birkin” ile nam salan Telfar, Budapeşte çıkışlı Nanushka ve Yuzefi de vegan materyaller kullanarak it bag’ler tasarlıyordu. Ancak mantarlar ya da namıdiğer Mylo tam anlamıyla moda dünyasının yüzünü aka çıkarabilecek son hip materyal.

Stella McCartney’nin mottosu “V is for Vegan”. Mylo ile üretilen koleksiyonu için “hem fazlasıyla yumuşak, hem de dayanıklı ve sürdürülebilir bir materyal” yorumunu yapıyor. İşbirliği gelecek sezonda da devam edecek. 


DOĞAYLA İŞBİRLİĞİ HALİNDE

Biraz magazin araştırması yapınca Bold Threads’in en büyük destekçileri arasında vegan Natalie Portman ve John Legend’ın da yer aldığını görüyoruz. Konu moda olunca bu yeniliğin önderi ve sektörle tanıştıran kişisi kuşkusuz Stella McCartney. Ancak bence asıl beklenmedik atılım Hermès tarafından yapıldı. Geçtiğimiz ay marka ikonik Victoria seyahat çantasını yeniden yorumlayarak Mylo deriyle ürettiğini açıkladı. Diğer tüm markaların aksine Hermès tarafından atılan bu adım çok daha önemli, zira Fransız modaevi tüm kodlarını deri üzerine kurmuştu. Bugün attıkları bu ufak adım kuşkusuz markanın hangi yöne doğru evirilebileceğinin de bir göstergesi aynı zamanda.

Victoria seyahat çantası, HERMÈS

Bir ikonu yeniden yorumlayan sadece lüks modaevi olmadı, aynı zamanda adidas da Stan Smith’leri mantar bazlı Mylo ile yeniden üretime soktu. Adidas attıkları bu yeni adımı “doğaya karşı değil, onunla işbirliği halinde olmalıyız, bu yüzden de yaratıcı yöntemleri keşfetmemiz gerekiyor” şeklinde açıkladı.

Stella McCartney ise heyecan verici bu yeni dönemi ve yeni tasarımlarını doğa aktivisti ve müzisyen Paris Jackson’la birlikte tanıttı. Gerçi bu McCartney için yeni sayılmaz. Çünkü ilk kez 2010’da tanıttığı vegan deriden yapılan Falabella Bag’i daha sonra mantardan üretilen deriyle de güncellemişti. Bu kez daha önceki işlerinin ve diğer markaların aksine aksesuar ve çantada değil, kıyafet üretiminde bunu kullanması da önemli. Siyah büstiyerler ve fonksiyonel pantolonlar koleksiyonda üretilen ilk parçalar.

Iris van Herpen İlkbahar/Yaz 2021 Couture koleksiyonunda karşımıza çıkan ve katman katman açılan rüya gibi elbiseler ya da Jonathan Anderson’ın Sonbahar/Kış 2021 koleksiyonu ilhamını mantardan almıştı, ancak bu ilham sadece yapısal benzerlikle sınırlıydı.

Mantarlar gizemli, gizemli oldukları kadar doğanın bir mucizesi olarak gösteriliyor. Tek başlarına bile karbonun negatif etkisine kafa tutabiliyorlar, diğer canlılara besin takviyesi yapabiliyorlar. Bu yeni mucizevi hayat kaynağı hakkında bir belgesel dahi var. Oscar ödüllü Brie Larson, “Fantastic Fungi”de bu canlı türüne yeni bir gözle bakmamızı sağlıyor.


Yazı: Aykun Taşdöner

Fotoğraflar: Markalara Ait

ELLE Türkiye Temmuz-Ağustos sayısından alınmıştır. 


Etİketler