NEW YORK’TA ASANSÖRSÜZ BİR EVDEN

NEW YORK'TA ASANSÖRSÜZ BİR EVDEN

ELLE ONLINE ELLE ONLINE 05 Mart 2014
NEW YORK’TA ASANSÖRSÜZ BİR EVDEN
<#text>Ali Larter, kariyerinde ilerlemek için tatlıları kullanmaya çok da yabancı sayılmaz. 1999 yılındaki futbol komedisi Varsity Blue'da stratejik yerlerine sıkılan bir miktar Reddi-wip kreması, New Jersey'li görece tanınmamış aktrisi; Heroes ve Legally Blonde'daki rolleriyle aranan yıldız adayına dönüştürmüştü. Ama bu gece Hollywood tepelerindeki mutfağında tuzlu, karamelli erikli tart-tatin üzerinde son dokunuşları yaparken 37 yaşındaki aktris; ısrarla bu konuda kariyer yapmanın aklından geçmediğini söylüyor. Tamam, belki de ucundan geçmiş olabilir. Bu tarif, Larter'ın St. Martin's Press'ten çıkacak ve ev sahibesi adaylarına yol gösteren kitabı “Kitchen Revelry”den.~Kitabın çıkışı şerefine, kusursuz görünen arka bahçesinde bir açıkhava ziyafeti vermek için 10 arkadaşını bir araya toplamış. Aralarında aktörler Joshua Jackson ve James Marsden da var. “Zaten bir parti verecektim; kitap olsun ya da olmasın” diyor, kocası Bachelorette aktörü Hayes MacArthur'la dört yıldır birlikte olan Larter: “Kapımız her zaman açık, sadece birkaç bira içmek için gelen arkadaşlarımıza bile.”


<#text>


<#text> Eğlence dünyasından isimlerin yemek kitapları yazması pek de yeni bir hadise sayılmaz. Ama Gwyneth Paltrow'un idaresindeki Goop'un büyük başarısından sonra öyle görünüyor ki Hollywood'daki her çekici yıldız, “domestik-tanrıça” modasına uymaya başlamış. Öte yandan üç yaşındaki Teddy'nin annesi olan Larter, Paltrow'un ona ilham verdiğini itiraf ediyor: “O, Goop'u idare eden çalışan bir anneyken, bir yandan da film çekmeye devam edebiliyordu.” Israrla, projeye ilgisinin içinden geldiğini söylüyor. “İkram ve ağırlama konusunda öğrendiklerimi insanlarla içtenlikle paylaşmak istedim” diyor Larter.~New York'ta asansörsüz, kiralık bir evde yaşayan, kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan bir aktrisken başından geçen ve ilk kez ev sahibesi rolünü oynamak zorunda kaldığı hikayesini bizimle paylaşıyor. Misafirler, diğer şeylerin yanı sıra taşlaşmış bir et ve bir flambé fiyaskosuna maruz kalmışlardı. “Çakırkeyiftim, her şeyi yaktım; rezil olmuştum” diye anlatıyor.


<#text>


<#text> Ama bu gece anlıyoruz ki Ali Larter, çok yol kat etmiş. “Misafirler ya bouillabaisse'ı çok hızlı yerlerse” diye endişelenirken, ekmek getirmek için mutfağa koşuyor; soluk soluğa “Çocuklar gerçekten de aç” diye bağırıyor yolda.


<#text>


<#text> İçine 30 çeşit malzeme konan ana yemeğin büyük bir teşebbüs olduğunu peşinen kabul ediyor. “Sıradan bir salı gecesi ikram edilecek türden bir şey değil bu” diyor; “Artı, pahalı da!” Sonra da ekliyor: “Eğer siz eğlenmezseniz, misafirleriniz de eğlenemez.”  Ve eğer hiçbir şey yolunda gitmezse her zaman Reddi-wip'in kapağını açabilirsiniz.

SON HABERLER

Dergide Bu Ay

ELLE Mart Sayısı Çıktı!

ELLE Mart Sayısı Çıktı!

Baharı Hande Erçel ile karşılıyoruz.

BU SAYIDA NELER VAR?

E-Bülten Aboneliği

E-bültenimize şimdi abone olun,
magazin dünyasındaki tüm gelişmelerden anında haberiniz olsun.