OYUNCULUĞU SEVMESEYDİM, VAZGEÇERDİM

OYUNCULUĞU SEVMESEYDİM, VAZGEÇERDİM

ELLE ONLINE ELLE ONLINE 06 Şubat 2014
OYUNCULUĞU SEVMESEYDİM, VAZGEÇERDİM
<#text>'İntikam' dizisi, son dönemin en ilgi gören yapımlarından biri olmayı başardı. Daha da önemlisi, dizinin lokomtif oyuncularının dışında, yepyeni isimlerle tanışmamızı sağladı. İşte Zeynep Özder de o isimlerden biri... Dizide Aslı karakterini canlandıran genç oyuncuyu ELLE dergisi için yapılan özel bir çekim eşliğinde daha yakından tanımaya ne dersiniz?


<#text>


<#text> ELLE çekimi yapılırken; kendisini tanımasak, model olduğuna yemin edebiliriz. Oyuncu olarak vücut dilini çok iyi kullanıyor, kameraya nasıl bakacağını biliyor, bunda şaşacak bir durum yok; ancak sanki daha fazlası var. “İntikam” dizisinde rol alan Zeynep Özder'le çocukluğundan beri hayatının önemli parçası olan müziği, oyunculuk serüvenini ve tabii ki stilini konuştuk.~ ELLE: Yıllarca piyano ve çello çaldığınızı biliyoruz. Bu kadar emek vermişken neden oyunculuğu tercih ettiniz. Daha doğrusu, müzik ikinci plana mı düştü?
ZEYNEP ÖZDER:
<#text> Kesinlikle hayır. Müziği bırakmadım; hatta şu anda okula da gidiyorum, doktora yapıyorum.


<#text>


<#text> ELLE: İkisi bir arada nasıl gidecek?
Z.Ö.:
<#text>Bilmiyorum; artık plan yapmıyorum. Hayatta karşımıza çıkan fırsatlar ve koşullar değişiyor; bir anda hiç aklınızda olmayan bir şey oluyor, çok hoşunuza giden yeni bir uğraş keşfediyorsunuz... Çello hocası olmak istiyorum. Oda müziğini çok seviyorum; belki bir grubum olur, konserler verir, öyle devam ederiz. Oyunculuğa da devam etmek isterim. İkisini bir arada yürütürüm diye tahmin ediyorum.~ ELLE: Ne müzikten, ne de oyunculuktan vazgeçmeye niyetiniz yok...
Z.Ö.:
<#text>Hayır, hayır. Zaten ikisi de birbiriyle o kadar bağlantılı ki.


<#text>


<#text> ELLE: Zaten müziğe karar vermişken, oyunculuk nereden çıktı? Hep öyle bir niyetiniz var mıydı?
Z.Ö.:
<#text>Aslında oyunculuğa yabancı değildim. Müzik okuyordum; ama lisede tiyatro kursuna da gidiyordum. Sonra arkadaşım Meltem ısrar etti, oyunculuğu denememi söyledi.


<#text>


<#text> ELLE: Arkadaşınız bunu önerdi ama siz çekinmediniz mi?
Z.Ö.:
<#text> Çekindim tabii ki. Üstelik Ankara'dayım, İstanbul'a geleceğim... Denemeye karar vermem bir sene sürdü. Sonunda gittiğim ilk deneme çekimi iyi geçti; “Samanyolu” dizine dahil oldum.~ ELLE: O ilk görüşme nasıl geçti, neler oldu?
Z.Ö.:
<#text>Çok heyecanlıydım, ne yaptığımı bilmiyordum. İçeriye girdim, iyi geçti. Ve oldu! İyi ki de olmuş. Kendi kendime “Ben bu işi seviyorum, ne kadar güzelmiş” dedim. New York'a gidip oyunculuk eğitimi aldım.


<#text>


<#text> ELLE: Ne olsaydı devam etmezdiniz?
Z.Ö.:
<#text>Oyunculuğu sevmediğimi hissetseydim de vazgeçerdim. O setlerdeki beklemeler çok kolay işler değil.


<#text>


<#text> ELLE: Müzik ve oyunculuk dışında gönlünüzde bir meslek var mı? Üçüncü seçeneğiniz olsaydı, o ne olurdu?
Z.Ö.:
<#text>Yemek yapmayı çok seviyorum. Bir mekan olsaydı ya da bir yemek programı yapabilirdim.~ ELLE: Arkadaşlarınız da size, şakayla karışık da olsa ünlü muamelesi yapıyor mu?
Z.Ö.:
<#text> Şakasını yapıyorlar ama... Ben de zaten kendimi farklı hissetmiyorum.


<#text>


<#text> ELLE: Bizler stres atmak ve eğlenmek için müzik dinler, diziler izleriz? Her ikisi de mesleğiniz, siz eğlenmek için neler yapıyorsunuz?

Z.Ö.:
<#text> Ben de müzikle rahatlıyorum. Chopin çok severim. Evde piyanoya oturup istediğim parçayı çalıyorum. Ya da yemek yapıyorum.~ ELLE: Sizce evlilik oyuncu için zor bir karar mı?
Z.Ö.
<#text>: Karşınızdaki insana sevgi ve saygı duyuyorsanız ki, zaten mesleğini de biliyorsunuzdur; sırf oyuncu diye zorluk yaşamazsınız.


<#text>


<#text> ELLE: Kendinizi ekranda ilk izlediğinizde neler oldu?
Z.Ö.:
<#text> İstanbul'a ilk geldiğimde bir kız arkadaşımda kalıyordum. O, ailesi ve ben, beraber oturup dizinin başlamasını bekledik. Kendimi ekranda görünce çığlık attım, çok hoşuma gitti.


<#text>


<#text> ELLE: Pek çok oyuncu “kendimi izlemiyorum” der. İzlemek mi, izlememek mi iyi fikir?
Z.Ö.:
<#text>Ben izlemeyi tercih ediyorum. Olumlu, olumsuz her şeyi görüyorsunuz.~ ELLE: Zeynep Özder'in gardırobunda en çok hangi renk var; kararsız kaldığı bir günde ne giyer veya en sevdiği aksesuvarlar neler?
Z.Ö.:
<#text> En çok bej ve beyaz, yeşil, toprak tonlarını kullanırım. Kendime en çok bunları yakıştırıyorum.


<#text>


<#text> ELLE: Kadınların “giyecek hiçbir şeyim yok” sözü meşhurdur. Bunu siz de söyler misiniz?
Z.Ö.:
<#text>Tabii ki söylerim. Zaten her kadın söylemez mi?


<#text>


<#text> ELLE: O gün ne giyeceğinize önceden mi karar veriyorsunuz yoksa son dakikada mı?
Z.Ö.:
<#text>O gün çok erken saatte işim varsa kıyafetimi akşamdan seçerim.


<#text>


<#text> ELLE: Her zaman, özellikle de kararsız kaldığınız günlerde tercih ettiğiniz “nöbetçi” kıyafetiniz var mı?


<#text> Z.Ö.: Var. Kışın skinny siyah jean veya deri görünümlü tayt, üzerine kazak ve çizme.


<#text>


<#text> ELLE: Aksesuvar seviyor musunuz?
Z.Ö.:
<#text> Çok seviyorum. Kalın bileklikleri ve uzun kolyeleri çok beğeniyorum, ikisi de favorim.


<#text>


<#text> Suzan YURDACAN, Fotoğraflar: Koray PARLAK, Styling: Hafize ÇELİKTÜRK

SON HABERLER

Dergide Bu Ay

ELLE Şubat sayısı Çıktı!

ELLE Şubat sayısı Çıktı!

Bu ay kapağımızda 2024'e farklı ve çok heyecanlı başlangıçlarla giren Eda Ece var.

BU SAYIDA NELER VAR?

E-Bülten Aboneliği

E-bültenimize şimdi abone olun,
magazin dünyasındaki tüm gelişmelerden anında haberiniz olsun.