DERGİDE BU AY
Ananasını Tak Da Gel!
Çilekler, kirazlar, enginarlar, limonlar, elmalar ve hatta pırasalarla dolu yaz 2026 sezonunda, doğanın en iştah açıcı tarafına yöneliyoruz. Çantalardan mücevherlere, ayakkabılardan aksesuarlara kadar uzanan bu renkli dünyanın ardında yalnızca oyunbaz bir estetik yok, olgunlaşma, bereket ve yaşam sevincini anlatan yeni bir ruh hali de var.
Kutudan Podyuma: ‘Tiffany Blue’ Neden Şimdi Her Yerde?
Moda dünyasında sayısız trend gelir geçer, ancak çok az renk tek başına bir marka kadar güçlü bir kimlik yaratabilir. “Tiffany Blue” tam da bunlardan biri. Yıllardır lüksün, romantizmin ve ulaşılması güç bir dünyanın görsel karşılığı olarak yaşayan bu ikonik ton, Chanel’in Matthieu Blazy dönemiyle önce ayakkabılarda, sonra da ilkbahar-yaz moda gündeminin merkezinde.
Savunmasızlığın Estetiği Kadrajın Ötesindeki Yakınlık “UNGUARDED”
New York merkezli görsel sanatçı Asya Çetin fotoğraf, yönetmenlik ve görsel hikaye anlatıcılığı arasında kurduğu güçlü bağ ile dikkat çekiyor. Moda dünyasının önde gelen uluslararası markalarıyla çalışan sanatçı, Bella Hadid başta olmak üzere birçok isimle gerçekleştirdiği çekimlerle de tanınıyor. İstanbul, New York ve Paris arasında şekillenen üretim pratiği moda, sanat ve duygusal hafıza arasında kurduğu sinematik ilişkiyle öne çıkıyor.
Broş-Mania
20. yüzyılın başından itibaren kimlik, statü ve stil sembolüne dönüşen broşlar, son iki yıldır hem çoklu hem de farklı ve beklenmedik kullanımıyla bir çılgınlık şeklinde yükselişte.
Renkli Cam Filtresi “In”
İlkbahar/Yaz 2026 defilelerini baştan sona izlediğimizde gözlüklerin artık görünümün küçük bir tamamlayıcısı gibi davranmadığını fark ettik. Sarı camlı maskeler, şeffaf renkli asetatlar, buz mavisi sportif çerçeveler ve amber tonlu retro lensler derken sezon, karakterini doğrudan göz hizasında kuruyor. Şimdi mesele yalnızca güneşten korunmak değil, dünyaya hangi filtreden baktığını da göstermek.
Ünlü İngiliz Astrolog Bernard Fitzwalter’dan ELLE’e Özel 2026 Yaz Astrolojisi
Şu anda hepimiz yılın ilk aylarında yaşanan büyük değişikliklerin ardından her şeyin yeniden rayına oturacağına, bu sayede tekrar önümüze bakabileceğimize dair bir işarete ihtiyaç duyuyoruz. Güzel haber şu ki bu yaz gezegenler bize tam olarak bu konuda yardımcı olacak.
ELLE İlkbahar/Yaz 2026 Bikini & Mayo Raporu
Bikini ve mayolar, grafik oyunlardan dokusal yüzeylere, minimal kontrastlardan cesur kesimlere uzanan geniş bir alanda yeniden sahnede. Kimi zaman sade bir siyah-beyazla netleşiyor, kimi zaman çiçeklerle romantikleşiyor ya da form değiştirerek bambaşka bir kimliğe bürünüyor. Peki, bu yaz hangi taraftasınız?
Evimizin Tanıdık Deseni Pötikare Yine Sahnede!
Pötikare ilk bakışta çok tanıdık, sade ve “yazlık”. Ve tam da bu yüzden yanıltıcı— çünkü modanın en çok kimlik değiştiren desenlerinden biri.
Belkıs Balpınar ile Dokumanın Değişmezliğini Bozmak
Belkıs Balpınar geleneksel Anadolu kilimlerini yeniden üretmekle ilgilenmiyor. O, yıllardır dokumanın “değişmez” kabul edilen yapısını bozarak boşluk, gölge, hareket ve boyutla çalışan yeni bir dil kuruyor. Einstein’ın görelilik kuramından mikro ve makro evrenlere uzanan düşünsel dünyası ise işlerinin merkezinde yer alıyor. Dokunmamış alanlar yalnızca teknik bir tercih değil, uzam yaratmanın ve yüzeyi düzlem olmaktan çıkarmanın bir yolu haline geliyor.
Grandmacore ve “Kök”Lerden Gelen İlham: Lot 34
Burcu Kavkacı’nın Lot 34 için oldukça güçlü bir ekibi, daha da güçlü bir ilham kaynağı var: ailesi. ve özellikle de anneannesi.
Eskiye Nur Yağdı! Gencim,Güzelim, İlhamım Büyükannem
Eskiden bize çok fazla, çok retro, çok “yaşlı”, belki gereksiz gelen pek çok seçenek altına mı dönüştü yoksa bize mi öyle geliyor? Durum resmen tersine döndü, tümü çok çekici, havalı gibi sıfatlar kazandı. Daha somut anlatmak gerekiyorsa, “bir zamanlar” sanki gözümüzü tırmalayan danteller, işlemeler, örgüler, pötikareler, masa örtüsünü andıran parçalar ve bunları merkezine alan stil şimdilerde sosyal medyada en çok arananlar arasına girdi. Biraz nostalji, bir doz güvende hissetme, samimiyet; güzel anıları hatırlattığı için mi “grandmacore” (büyükanne tarzi) bilinçli bir tercih oldu?
İnsan Eli Çağı
Lüks ve moda kavramları, üzerine çokça düşündüğümüz, dönem dönem hep farklılaşan, içi değişen kavramlar. Bir dönemin lüks anlayışı gürültüyle çalışıyordu. Gösterişli logolar, monogram savaşları, sosyal medyada birkaç saniyede tanınabilen ürünler, görünürlüğün gücüne yaslanan bir moda dili. Bugünse ayni endüstri bambaşka bir yere bakıyor. Daha sessiz, daha yavaş, daha dokunsal bir yere. “Craft” kavramı ve el emeği en hype dönemini yaşarken, bu konuyu konuşmasak olmazdı.
Kamuflaj Gibi
Bir zamanlar fark edilmemek için vardı, şimdi tam tersine bakışları üstüne topluyor! Kamuflaj deseni, Tiktok’un hızlandırdığı geri dönüşüyle bu yaz sokakta en yüksek sesle konuşan trendlerden biri. Bu sohbete dahil olmaya ne dersiniz?
Alya Dormen: “En Çok Dans Ederken Kendime Güveniyorum”
21 yaşında. Onun için gözümüzün önünde büyüdü desek abartmış olmayız. Ailesini ve soyadını düşününce, sanata ve dansa yönelmesi şaşırtıcı değil. Bu seçiminin uzun bir maraton olduğunun farkında... Beni asıl şaşırtan, kendini çok iyi anlatması, hiçbir soruya burun kıvırmaması. Kendisini hem çok iyi biliyor hem de kendisine güveniyor. Ve belli ki ailesi de ona güveniyor ve hayallerinin peşinden koşması için gerekli alanı tanıyor. Alya Dormen ile dansı ve her şeyi konuştuk.
Cildimiz Yeni Statü Sembolümüz
Bir zamanlar bir ortama girdiğimizde ilk fark edilen şey, üzerimizde taşıdıklarımızdı; çanta logoları, etiketler, görünür semboller... Bugünse bakışlar daha rafine, daha seçici bir noktaya yöneliyor: cildinize. Çünkü lüks artık taşınan değil, yaşanan; yüzeyde değil, derinin altında hissedilen bir ayrıcalık biçimi.
Başrolde İç Çamaşırlar Var!
İç çamaşırlarımız bu sezon oyun kurucu pozisyonuna terfi ediyor. Onlar artık katmanların arasında kaybolan bir detay değil, görünümün başrolü. Bu gelişin dönüşü olmayacağı da çok aşikâr. Peki neden mi? Çünkü mesele artık transparanlıktan ziyade bir katman azaltma politikası. Biraz da aykırılık tabii. İç giyim estetiği “şok etkisi” için değil; modern, “fresh” ve hafif kışkırtıcı bir silueti yeniden tanımlamak için kullanılıyor.
Okumayı Sevenler Kulübü
Kitapların dünyasında kaybolmayı bir alışkanlıktan öte bir yaşam biçimine dönüştüren isimler, okuma ritüellerini, favori köşelerini ve kendilerinde iz bırakan kitapları anlatıyor. Okumanın kimi zaman bir kaçış, kimi zaman bir yüzleşme, kimi zaman ise en saf haliyle kendine dönüş olduğunu hatırlıyoruz.
Yeni Trend: “Reading Date”, Sevdiğimiz Kitapçı Dükkânları, Dua Lipa’nın İple Çektiği Festival & “Tsundoku” (*KitapBiriktirmeSendromu)
Yanında kitapsız sokağa çıkmayan, okumayı sevdiğini bildiğim birkaç kişiye dünyanın dört bir yanından favori kitap dükkânlarını sordum. ELLE Türkiye ekibinin cevaplarını, başlık önerilerini ve kitap okuma “itiraf”larını da ELLE Reading Club Vol. 2’ye dahil ettim. Bu arada sizde de bir doz “tsundoku” var mı?
Yeniden Hatırladık: Okumak! “Boş” Zamanlarında Ne Yapıyorsun? A Şıkkı: Kitap Okuyorum
Bu cevabı işaretleyenler bizden. İşaret etmeyenler, çok şey kaçırıyorsunuz! En son Coach markasının (gerçek) mini kitaplar/charm hamlesinden sonra böyle beylik laflar etmişiz, çok mu?! Kitap kulüpleri, kitap okuma odaları, kitap günleri, kitap buluşmaları... Kitap kelimesi ile başlayan her şeye çok kalp. Aslında bunlar sürpriz “gelişmeler” değil, geçici bir okuma dalgası hiç değil. Kaleme alınmış milyonlarca hikaye, şiir, roman bu kavuşmayı bekliyor(du). Biz sadece gündemde tutmak için yazmaya devam ediyoruz.
Can Bonomo İle Kitap, Yazmak & “Dertleri” Üzerine
Kendisi ile çok uzun yıllar önce ilk ELLE Türkiye röportajında yan yana gelmiştik. Daha o zaman “tanımıştım” kendisini. O gün bugündür hep iyi müzik yapıyor, çok tarz giyiniyor, ailesinden büyük bir aşkla bahsediyor, eğlenceli biri olduğu da çok belli... Dinlediğim son konserinde çok eğlenmiştim. Ama ben asıl yazar Can Bonomo’nun hayranıyım, o yüzden tekrar konuşmayı çok istedim. Yarısına geldiğini paylaştığı yeni romanını okumak için sa-bır-sız-la-nı-yo-rum! İki ay önce dördüncü şiir kitabı “Mümkansız Şeyler” çıkan Bonomo ile yine çok güzel sohbet ettik.