HAYALLER KURDURAN CAPRI

HAYALLER KURDURAN CAPRI

ELLE ONLINE ELLE ONLINE 21 Ağustos 2014
HAYALLER KURDURAN CAPRI



<#text>


<#text> Capri çoğumuzun hayalindeki, bir gün mutlaka gitmek istediğimiz; ya da ilk ziyaretimizden sonra aşık olduğumuz yer. Napoli Körfezi'nin güneyinde bulunan İtalyan adası Capri'yi, harika çantalar tasarlayan Güneş Mutlu Mavituncalılar anlattı.


<#text>


<#text> Seyahatler size ilham veriyor mu?


<#text> Ne kadar çok seyahat edersem o kadar fazla seyahat etmek istiyorum. Bir kutu çikolata açıp, bir tane ağzına atıp hepsini bitirmeden duramamak gibi... Bilgisayarımda bir seyahat araştırması hep açık. Sadece vardığım destinasyon değil, yolculuğun kendisi bile bana bir terapi gibi. Eskiden uçaktan korkardım. Artık tam tersine, uçuşu da, yolculuğu da dört gözle bekliyorum. Hatta rutinlerim oluştu; şalım, minik parfüm şişem, kremlerim, kitaplarım, dergilerim, müziklerim, minik Mehry Mu keselere yerleştirdiklerim, oturacağım koltuk sırası... Mehry Mu'yu bir yaşam tarzı markası olarak düşündüm ve konumlandırdım. Seyahatlerimden aldığım haz, etkileşim, muhakkak markama geri dönüyor. Ve bu, gittiğim yerlere göre tasarımlarıma mistik, rafine, flörtöz, sofistike bir dokunuş olarak yansıyor.


<#text>


<#text> Aynı yer tekrar ilham verebiliyor mu?


<#text> Veriyor olmalı ki yeni yerler keşfetmeyi sevdiğim kadar sürekli aynı yerlere gitme rutini oluşturmayı da seviyorum. Düşünülenin aksine, tekrar tekrar gittiğim yerlerde yeni yerler keşfetmekten ziyade rutinlerimi yaşamayı seviyorum. Ayrıca aynı yerlere defalarca, hayatımın değişik dönemlerinde gitmek bana kendimle baş başa kalma fırsatı veriyor. Örneğin Londra'ya hayatımın her dönemimde gittim. Artık çoğunlukla iş için gitsem de hep geçtiğim muhitler, restoranlar bana kendi kişisel tarihimi hatırlatıyor. Ve bu durum Mehry Mu'nun ruhu için de ilham kaynağı. Her sezon yeni modeller çıkarsam da eski ve oturmuş modelleri elimine etmiyorum, farklı doku ve renklerde güncelliyorum. Benim aynı yerlere seyahat etme rutinim gibi, her sezon yeni bir renk Rez bag almak isteyen müşterilerimiz var. Capri 'yi sevme k için bir kaç iyi neden.


<#text>


<#text> Çok sevdiğiniz Capri'ye kaç defa gittiniz?


<#text> Eşimle birlikte Capri'ye ilk kez 2010 yazında gittim; ondan beri her yaz gidiyoruz. Capri, hayatta en çok gitmek istediğim yerdi. Küçükken etrafımdaki büyüklerden ne kadar büyüleyici bir yer olduğunu dinlerdim. Adaya ilk kez ayak bastığımızda hayallerimden de öte seveceğimi bilmiyordum. Capri tam bana göre bir yer. İtalyan gustosunun, ada yaşantısı sadeliğinin ve Jackie Kennedy Onassis gibi isimlerin ayak basmasıyla iyice rafineleşmiş hali. Muhteşem doğasına, mercanlarına, “grotta”larına (doğal mağaralar), limon bahçelerine, limonlu seramikler, beyaz keten örtülerden başka pek bir şey eklenmemiş. Capri tam anlamıyla benim sevdiğim lüksün tanımı. Bağıran ya da kaba hiçbir şey yok.~


Capri'de gördüklerinizi “belgeler” misiniz?



<#text> Hem de her fırsatta. Sosyal medyanın beni tembelleştirmesinden önceki zamanlarda, eşimle bir Smythson “Travel notes” defterimiz vardı. Oraya tek tek gittiğimiz yerleri ve yorumlarımızı yazardık. Hatta eşimin bana Prag seyahatimizde ettiği evlenme teklifi de bu defterde. Şimdilerde ben de çoğu insan gibi Instagram kullanıyorum.


<#text>


<#text> Seyahatlerde alışveriş de yapar mısınız?


<#text> Bunu kabul etmek istemesem de alışveriş yapmayı seviyorum. Buna “anı toplamak” diyelim. Türkiye ya da online dışında pek lüks markalardan alışveriş yapmasam da, en son iş seyahatimin güzel geçmesi üzerine, kendime Valentino'nun ejderhalı sandaletlerini hediye aldım; ejderin gücü üzerimde olsun diye. Onun dışında daha çok lokal; aksesuvar ya da ev odaklı alışverişler yapıyorum.


<#text>


<#text> Seyahatlerde başınıza komik şeyler de geliyor mu?


<#text> İş yaşamımda değil ama özel hayatımda iflah olmaz derecede dağınık bir Yay burcuyum. Dolayısıyla bolca seyahat dokümanı kaybetme, yanlış rezervasyon yapma gibi işler geliyor başıma! Bu engelleri aşıp da nihai noktamıza varabilmişsek komik şeyler sürekli oluyor. En son Capri'de, en yakın arkadaşlarımızla asrın en şiddetli yağmuruna yakalandık. Bir kafeye sığınıp taze hazırlanan sayısız Bellini içtik. Kafenin sahibi bunları kendi hazırlayıp yanımıza oturuyor ve sohbet ediyorduk. Gecenin sonunda oranın belediye başkan adayı olduğunu öğrendik.


<#text>


<#text> Arkadaşlar, eşim dediniz... Kalabalık seyahat etmeyi mi tercih ediyorsunuz?


<#text> İş seyahatlerimi genelde yalnız yaparım ve gittiğim yerlerde yaşayan dostlarımla fırsat buldukça bir araya gelirim. Onun dışında henüz tek başına seyahat amaçlı yolculuğa çıkmadım.


<#text>


<#text> Nelerden ilham alırsınız? Hayal gücünüzü coşturan nedir?


<#text> İlk aklımıza gelen fikirlerin, genelde en değerli, korunması gereken fikirlerimiz olduğunu bir ruhsal gelişim kitabında okumuştum. Beni coşturan şey de hiç yoktan gelen fikirlerimdir. Bu fikirleri, çok değişik alanlardan insanlarla kurduğum dostluklar, okuduğum biyografiler ve elbette ettiğim seyahatlerden edindiğim birikimlerin ani bir tetiklenmeyle ortaya çıkmasına bağlıyorum. Ne kadar çok seyahat ve besleyici etkileşim olursa, bana göre o kadar özgün işler çıkıyor ortaya.


<#text>


<#text> Son tasarımlarınız Capri izlerini de taşıyor mu?


<#text> Genelde seyahatlerimde iki unsur mutlaka etkiliyor tasarımlarımı: Gittiğim yerin dokusu (mimarisi, doğası, kokusu) ve ruhu (oraya has özellikler, yemekleri, sokak kültürü); şanslıysam bir de oralarda hoş ve şık kadınlar kestiriyorum gözüme; tasarımı onların üzerinde hayal ediyorum. Örneğin bu yaz için ürettiğimiz “Alfabe Pochette” serisi tamamen Capri'den gelen ilhamla ortaya çıktı. Capri'nin doğallığına uyması için dışını hasır, gizli lüks için içini deri kapladık. Baş harf ve çok hafif pırıltılı ip detayıyla yine Capri'nin o bağırmayan lüks anlayışını düşündüm. Akşam içkisinden gündüz tekne gezintisine, plaja, her yere rahatlıkla götürülebilecek bir çanta.


<#text>


<#text>
Seyahat ederken neler giyersiniz?



<#text> Yazları beyaz kaftanlar, beyaz elbiseler üniformamdır. Taba, altın, siyah, beyaz, bazen mercan renkli kapri, Yunan sandaletleri ve ince altın metal kemerle bütün yazı geçirebilirim. Akşamları elbiselerimin üstüne keten ve ipek, düz ya da işli ceketler giyerim. Ya da kocaman ama incecik toprak tonlarında paşminalara sarınırım. Ve mutlaka büyük altın rengi küpeler takıp elime Mehry Mu bir “clutch” alırım.


<#text>


<#text> SUZAN YURDACAN

SON HABERLER

Dergide Bu Ay

ELLE Mart Sayısı Çıktı!

ELLE Mart Sayısı Çıktı!

Baharı Hande Erçel ile karşılıyoruz.

BU SAYIDA NELER VAR?

E-Bülten Aboneliği

E-bültenimize şimdi abone olun,
magazin dünyasındaki tüm gelişmelerden anında haberiniz olsun.