Adıeu?

Galliano'nun ince bıyığı

John Galliano'nun antisemitist saldırısının ardından, yapılan açıklamaların, ortaya çıkan yeni haberlerin, onu savunan ya da karşısında olanların sayısı her geçen gün artıyor. Geçirdiğimiz şok ve şaşkınlıkla, olayları sakin ve yorumsuz bir şekilde ele almak hayli zor olsa da, her hangi bir yargıya varmadan, savunan/savunmayan tarafına geçmeden, sadece ortada olanları gözden geçirsek, belki de şimdilik yeterli olabilir.

Tasarımcının 'Le Perle Café'de, “Hitler'i seviyorum. Sizin gibi insanlar ölmeli. Anneleriniz, babalarınız gazda yakılmalı.” cümleleri, ona karşı gösterebileceğimiz toleransı fazlasıyla kırıyor. Tasarımcının alkollü olması, durumu hafifletebilir diye düşünürken, kişinin alkollüyken bilinç altını dışa vurduğunu hatırlıyoruz. Galliano'nun yakın arkadaşları, bu olayın tasarımcının “sonunda” rehabilitasyona başlaması için talihsiz bir kapı olduğunu düşünüyor. Dedikodulara göre Galliano, şuan rehabilitasyon merkezinde.

Christian Dior'un gelirini şimdiki konumuna getiren Galliano'nun, moda evinden sıfır toleransla uzaklaştırılmasıysa, benzer bir durumun belki de daha önce yaşanmış olabileceğini düşündürtüyor. Etrafta dolanan dedikodulardan bir başkasıysa, moda evinin tasarımcıyı uzun zamandır çıkarmak istediği ve bunun bir oyun olduğu. Aynı şekilde düşünen ya da düşünmek isteyenlere, markanın Galliano sayesinde şaha kalktığını bir kere daha hatırlatmakta fayda var. Ayrıca bu tip bir drama, moda dünyası için fazlasıyla ağır.

Şimdi, moda haftasında Dior defilesinin ne olacağı merak konusu. Defilenin yine de gerçekleşeceği söylentiler arasında. Tasarımcının yerine kimin geçeceği çoktan tartışmaya açıldı bile. Yeni parfüm“Parlez-Moi d'Amour”un piyasaya çıkmasının söz konusu olmadığı açıklandı. Galliano'nın ince bıyığının, Hitler bıyığıyla değiştirildiği internet görsellerininse, büyük ihtimalle eli kulağında. Talihsiz olaydan iki gün önce, gelinliğini dikeceği açıklanan yakın arkadaşı Kate Moss'un yorumu ne olacak? Gelinliği Galliano yaparsa, Kate kimleri karşısına alacak? Peki ya biz? Sadece sanatı taktir edip, sanatçıyı sevmeyebilir miyiz?

Sıla Güven Özer