BİR KADIN OLARAK SERENA

Serena Williams 6.kez Wimbledon'ı kazandı ancak bu herkes için yeterli olmadı.

Serena Williams tenis denince akla gelen ilk isimlerden biri. Bu sene de 6. kez tenis olimpiyatları diyebileceğimiz Wimbledon'ı kazandı. Üstelik, 1988'den beri aynı yıl içerisinde Wimbledon, Fransa ve Avustralya Açık Turnuvaları'nı kazanan ilk isim oldu. Anlayacağınız kendisinin başarıları pek saymakla bitmiyor.

Buraya kadar her şey güzelken, geçtiğimiz Cuma günü ‘New York Times'ta Serena hakkında bir makale yazıldı. ‘Ee bunda ne var?' diyebilirsiniz, fakat bizce seksist bir yaklaşım var. Nitekim birçok insan hatta Times'ın diğer çalışanları bile bize katılmış olacak ki, yazıya birçok tepki geldi. Yazar, Serena'nın ‘aşırı' derecede kaslı olduğunu ve bu yüzden rakiplerini rahatlıkla yenebildiğini isterlerse rakiplerinin de o kadar kaslı olabileceğini, ama onların ‘kadın' olarak kalmak istediklerini söyledi. Hatta yazar, bir başka tenis oyuncusu Agnieszka Radwanska'nın koçunun yaptığı bir açıklamayı da paylaştı: ‘Radwanska'yı ilk 10'daki en minyon oyuncu olarak tutmak istiyoruz. Çünkü her şeyden önce o bir kadın ve de kadın kalmak istiyor.'

Daha da ilginci, Serena'yı yaklaşık 11 yıldır ve 17 maçtır yenemeyen Maria Sharapova'nın yazıda, ‘Ben ağırlık kaldırmaktan hoşlanmıyorum, zaten kaldıramıyorum da. Bu tarz egzersizleri yaptığım spor için gereksiz buluyorum.' demesiydi. Neden uzun süredir Serena'yı yenemediğin konuşmamıza gerek yok bizce.

Serena Williams henüz yazılanlar için resmi bir açıklama yapmadı, fakat başarıları zaten kendisi adına cevap verecek nitelikte. Biz de kendisini zaferinden dolayı tebrik ediyor ve başarılı olmak için güzel ya da seksi olmak zorunda olmadığımızı herkese hatırlatmak istiyoruz.

Yazı: Ahsen Çelik