INFLUENCER SOHBETLERİ: SARAH DENİZ COLEMAN

Influencer yaşamını ve modayı Sarah Deniz Coleman ile konuştuk.

‘Sarah Made Me Do It’ blogu ile bilinen, müzik ve moda konularına yoğunlaşan Sarah Deniz Coleman bize ‘influencer’ yaşantısının bilinmeyenlerini anlattı. Londra’da yaşayan Sarah Deniz Coleman ile yaptığımız stil ve moda üzerine keyifli sohbetimizi aşağıda görebilirsiniz…

Blogunuza nasıl başlamaya karar verdiniz? Spontane mi gelişti yoksa her zaman bir ‘influencer’ olmak istemiş miydiniz?

Sarah Deniz Coleman: Aslında hiç düşünmemiştim bu kadar ilerleyip bunu iş olarak yapıcağımı, sadece günlük kıyafetlerimi paylaşmaya başladım ve zamanla sadık bir takipçi kitlesi oluştu ve iş imkanları gelmeye başladı. Bu işten zevk alarak yapmaya başladığım için fark etmeden güzel bir platform oluştu. 

’Influencer’ sizin için ne anlama geliyor? Kendinizi influencer olarak tanımlar mısınız? 

Sarah Deniz Coleman: Aslında bu kelimeyi tam olarak doğru bulmuyorum çünkü benim işim sadece insanları ikna edip ürün almalarını sağlamak değil. Bence ilham veren, yaratıcı ve pozitif etkisi olan kişilerin inandırma gücü de oluyor. Bu yüzden takipçiler bize ve seçimlerimize güveniyorlar. Bu noktada yaratıcı stilimizi korumamız çok önemli. Influencer olmak demek her iş birliği yapmak isteyen markayı giyip link bırakmak değil, eğer kendi çizginizi kaybederseniz bir süre sonra takipçilerin güveni de gidiyor. İş birliği ve orijinal stil dengesini iyi ayarlamak gerektiğine inanıyorum. 


Influencerl'arın hayatı hakkında doğru bilinen bir yanlışı açıklayacak olsanız?  

Sarah Deniz Coleman: “Çok şanslılar, bir sürü hediye geliyor!” Hediye aldığımız doğru ama bunun arkasında ne kadar çalışma olduğunu kimse görmek istemiyor. Her gün değişik içerik yaratmak, motivasyon bulup resim ve videolar hazırlamak kolay değil. Bazen kalkıp bugün eşofman giyip oturacağım demek istesem de, motive olup saç, makyaj, kıyafet hazırlayıp, yine takipçilere olan saygımdan sürekli aktif olmaya çalışıyorum. Markalar bize PR hediyeleri veriyor ama bu bir sorumluluk yaratıyor ve çoğu zaman para almadan ürün tanıtıyoruz. Sürekli yaratıcı içerik hazırlamak yorucu bir iş aslında. Tabii ki şanslı hissediyorum çünkü inanılmaz insanlarla tanışma ve çalışma fırsatı buldum ama hiçbir şey göründüğü gibi kolay değil. Bazen bir kare resim için 2 saat hazırlık yapmak gerekiyor. 

Kıyafetlerinizi nasıl seçiyorsunuz? Trendleri takip eder misiniz yoksa farklı bir gardırobunuz mu var? 

Sarah Deniz Coleman: Trendleri takip ediyorum ve beğendiğim trend parçaları olunca alıp kendi stilime yorumluyorum ama her trend bana uyacak diye de bir şey söz konusu değil tabii. Bazı markalar çok popüler olsa da kendime yakışacağını düşünmediğim bir şey almam, özellikle son zamanlarda büyük markalar birçok influencer ile aynı anda ürünü tanıtmaya başlıyor ve herkes aynı çanta ya da ayakkabı ile resim paylaşıyor. Hepimiz etki altındayız aslında ama seçici olmak gerekli. Benim için, günlük kıyafet seçerken rahat olmak çok önemli, kıyafeti ben giymeliyim, kıyafet beni giydiği zaman yanlış seçim olduğunu anlıyorum.

Bu sezon en çok denemek istediğiniz trend nedir? 

Sarah Deniz Coleman: Bu sezon, pandeminin etkisi ile daha rahat kıyafetler tercih etmeye başladık. Bahar döneminde yine bol paça pantolonlar, hafif rahat elbiseler, bol gömlekler çok fazla ön planda olacak. Ben her zaman şıklık ve konforu aynı anda yansıtan kıyafetleri seviyorum. 

Günlük stilinizin olmazsa olmazı nedir? “Bununla asla yapamam,” dediğiniz bir parça var mı? 

Sarah Deniz Coleman: Bunsuz asla yapamam dediğim parça: denim. Pantolon, ceket, şapka, çanta ve hatta ayakkabı… Denim her şey ile inanılmaz güzel duran bir kumaş. Ne giydiğim fark etmiyor, her zaman mutlaka üstümde denim bir parça görmek mümkün. 

Şimdilerde herkes Instagram’da takipçi kitlesini büyütmek istiyor. Verebileceğiniz tüyolar var mı? Herhangi biri ‘influencer’ olabilir mi? 

Sarah Deniz Coleman: Bu konuda ben biraz daha eski kafalıyım, doğal olmayan bir yolla takipçi gelmesinin bir yararı olduğunu cidden düşünmüyorum. Daha az takipçisi olmasına rağmen milyonlarca takipçisi olan kişilerden çok daha etkili bir sürü influencer var. Takipçi satın alma olayına çok karşıyım hatta bu sebepten birçok kişiyi takip etmeyi bıraktım, çünkü yalandan para verip takipçi sayısını artırıp markalarla iş birliği yapmanın ne doğru, ne de etik olduğuna inanıyorum. Güzel paylaşımlar yapıp değişik kanallarda ‘repost’ edilmek daha fazla kişinin sizin hesabınızı görmesini sağlıyor ve en doğal büyüme yöntemlerinden biri. Ayrıca ‘give-away’ promosyonları ve düzenli içerik üretip doğru hashtag'leri kullanmak da önemli. Önceden bahsettiğim gibi bu işi yapabilmek için istikrarlı olmak ve ilham verici paylaşımlar yapmak çok önemli, eğer çalışma arzusu ve azim varsa tabii ki herkes deneyebilir. Unutmadan bir de gerçekten biraz başkalarının düşüncelerine karşı umursamaz olmanız gerekli, çünkü sosyal medyada herkes çok iyi niyetli değil, insanların acımasız eleştirileri de oluyor. Her şeye üzülen bir yapınız varsa bu iş çok yıpratıcı gelebilir. 

En son alışverişinizde neler aldınız?  

Sarah Deniz Coleman: En son iki tane Dior Caro çantası aldım. Bir süre bir şey almayı düşünmüyorum!  

Bize klasik bir gününüzü anlatır mısınız?

Sarah Deniz Coleman: Normal zamanlarda rutinim farklı tabii, o yüzden bu anlattığım gün yarı doğru olacak. Günümün değişmeyen birkaç şeyi sabah köpeklerimle yürüyüşe gidip kahve almak, günlük sporum. Öğleden sonra ise toplantılar ve günlük sokak stili çekimlerim oluyor. Ne yazık ki Aralık başından beri Londra karantina durumunda, her yer kapalı ve arkadaşlarımızla bile bir araya gelmemiz yasak. Umarım bahar dönemiyle birlikte her şey daha iyi olur ve tüm dünyada bu pandemi süreci biter.