FOUR SEASONS HOTEL BOSPHORUS, KORUNCUK VAKFI VE ARZU KAPROL’DEN KIZ ÇOCUKLARINA DESTEK

Kız çocuklarının eğitimi için bir aradalar...

İstanbul Boğazı’nın büyülü manzarasına eşlik eden Four Seasons Hotel Bosphorus, Koruncuk Vakfı ile 1 Haziran Çarşamba günü zarif bir öğle yemeği davetine imza atıyor. Four Seasons Hotel Bosphorus ve Koruncuk Vakfı iş birliği ile kız çocuklarının eğitimine katkı sağlamak amacıyla, 1 Haziran Çarşamba günü Bosphorus Balo Salonunun terasında zarif bir öğle yemeği düzenleniyor. Koruncuk dostu olan seçkin misafirlerin belli bir bağış karşılığında katılacağı davette Koruncuk Vakfı Yönetim Kurulu üyeleri misafirlerini güzel bir yemek ve defile eşliğinde ağırlayacak.

Boğaz’ın kıyısındaki eşsiz terasında davete ev sahipliği yapan Four Seasons Hotel Bosphorus’un yetenekli şefleri tarafından hazırlanacak özel bir menü eşliğinde gerçekleşecek davette, ünlü moda tasarımcısı Arzu Kaprol tarafından hazırlanan 2022 İlkbahar Yaz Beachwear Koleksiyonu davetlilere tanıtılacak. Aralarında sürpriz isimlerin bulunduğu mankenler tarafından sergilenecek olan ‘K by Kaprol İlkbahar Yaz Beachwear’ isimli koleksiyonun özel bir performansla sunulacağı etkinlikte, davetlilere sunulacak tasarımların satışından elde edilen gelirin bir kısmı Koruncuk Vakfına bağışlanacak.


Koruncuk Vakfı tarafından Bolluca’da başlatılan Koruncukköy Kız Öğrenci Yurdu’nun tamamlanmasının gururunu paylaşmak amacıyla düzenlenen davetten elde edilecek gelir, eğitime erişimleri risk altında bulunan daha çok kız çocuğuna destek olmak için kullanılacak. Koruncuk Vakfı daha fazla kız çocuğunun hayatında fark yaratmak için toplumda düzenli bağış bilincini oluşturmak, Koruncuk Vakfı çalışmalarına yönelik farkındalık yaratarak Koruncukların eğitime erişmesine sürdürülebilir destek sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.

Öğle yemeğinde Four Seasons Hotel Bosphorus Executive Şefi Görkem Özkan ve ekibi tarafından oluşturulacak özel menü, otelin deneyimli ekibi tarafından sunulacak. Ünlü moda tasarımcısı Arzu Kaprol tarafından tasarlanan, coşkulu, renkli, yaşamı doyasıya yaşamaya ve yaşatmaya adanmış koleksiyon tamamen elde üretilen zanaat teknikleriyle hazırlandı. Sürdürülebilirlik prensipleri çerçevesinde maksimum verimlilik, minimum karbon izi yaratacak şekilde planlandı ve üretilen tasarımların her birinde Truva ve sonsuz aşkların izleri yansıtıldı.

Koleksiyonda yer alan tüm tasarımlar, doğaya ve yaşama saygılı; bu yaşamdan sadece geçmekte olduğumuzun bilincinde, yaşam ile dans halinde, mutluluğu ve deneyimi esas sayan bir bakış açısıyla oluşturuldu. Doğal ve sürdürülebilir malzemeler, Anadolu’nun kendi öz kaynaklar�� ile yeniden yorumlandı. Yaşamın doğduğu topraklara, bugünün izlerini sağlıklı yaşatma niyetiyle yola çıkılarak hazırlanan tasarımlar, yaşamla ve kendi bedenlerimizle hatta birbirimizle anlamlı bağlar kurmak fikrinin temelinde hazırlandı.

Yaşamanın değerinin tüm dünyada yeniden anlaşıldığı, yeniden içselleştirildiği bu dönemde yaşayan ve yaşatan renklere olan ihtiyaçla tasarlanan koleksiyonda; canlı renkler, belirgin pasteller, gün ışığına doymuş renkler sezona iz bırakıyor.