Her şeyi önceden tasarlayıp öngörebildiğiniz bir yaşam tarzı mı ? Gerçek başarının plansızlığın yaratıcılığında yattığı hiç aklınıza geldi mi peki? Hayatın keyfini çıkarırken hayalleri gerçeğe dönüştürmek aslında çok da zor değil; yeter ki ne istediğinizi bilin!
#text>Çocukluk yıllarımızda hangimiz hayaller kurmadık geleceğe dair? “Büyüyünce ne olacaksın?”ın cevabında özetlenen mesleki hayaller bazılarımız için somut bir gerçekliğe dönüşürken, pek çoğumuz için naftalinlenip tozlu dolaplara kaldırılan çocuksu arzulardan öteye gidemedi. Kısacası hepimiz geleceğimize dair öngörülerde bulunduk; eğitim hayatımız, aile faktörü ve içinde bulunduğumuz sosyal çevrenin de etkisiyle belli bir yöne doğru ilerlemeye başladık. Bazen her şey planladığımız gibi gitti, bazense sürekli şerit değiştiren araba misali oradan oraya savrulduk.
#text>Okumanın ve özellikle üniversite eğitiminin bir meslek kazanımı olarak değil de sadece diploma odaklı görüldüğü; ekonomik dengesizliklerin, sürekli devam eden kriz ortamının belli bir alanda kariyer yapmayı engellediği ve kolay para kazanmanın alkışlandığı ülkemiz şartlarında, hedef koymak ve bu hedefler doğrultusunda planlı yaşamak çok kolay değil.
#text>Yine de bunu başaran, planlı ve programlı bir hayat sürüp gelecekte ne yapacaklarını bilerek ve öngörerek yaşayan, belli bir hedef doğrultusunda ilerleyen örnek bir kariyer çizgisine sahip, çocukluk rüyalarını gerçekleştirebilmiş insanlar var çevremizde. Onlardan ilham alarak sizin için ünlü yaşam koçlarının öğütleri, bu alanda yazılmış kitaplar ve iş hayatında önemli pozisyonlara gelmiş başarılı insanların önerileri doğrultusunda geleceği planlamanın ve hayalleri gerçekleştirmenin yollarını araştırdık.
~Doğru siparişi vermek, istekte bulunmak ve en önemlisi bu isteklerin gerçekleşme olasılığını artırmak için kendinizi tanımaya, elinizdeki kaynaklara ve sahip olduğunuz birikime uygun tercihlerde bulunmaya özen göstermelisiniz. Aksi takdirde arzulamadığınız olaylar gelişirken size uygun olmayan istekler doğrultusunda tasarladığınız için planlar altüst olabiliyor. Bu aşamada çoğumuz, “İstediklerimin hiçbiri olmuyor, hayat koyduğum hedefler doğrultusunda şekillenmiyor” gibi cümleler sarf edebiliyoruz. Şöyle diyor Oğut: “Evren aslında siz istediğinizde veriyor ama siz istediğiniz şeye ait değilseniz, odağınız farklı yerlerdeyse, verilen şey vız geliyor tırıs gidiyor. Ya geldiğini fark edemiyorsunuz ya da geldikten kısa bir süre sonra kaybediyorsunuz; çünkü gelen siparişi taşıyacak farkındalıkta değilsiniz.” #text>#text>
AMA BAZEN PLANSIZLIK DA İYİDİR
İşte o farkındalığa sahip olmak; kendimizi tanımak ve ne istediğimizi tam olarak bilmekle yakından ilintili. Bu süreçte kişiyi soru sormaya ve bu sorularla kendini keşfetmeye, farkındalığını artırmaya davet ediyor Kariyer Koçu Yasemin Sungur. “Ne yapmak istiyorum?”, “Var olan kaynaklarım yeterli mi?”, “İsteklerimi yapmak için neye/nelere ihtiyacım var?” gibi sorulara verilen yanıtlar ışığında belirlenen beceri ve yeteneklerimiz, değerlerimiz ve ilgi alanımız bize planlı bir hayatın kapılarını açabiliyor. #text>
Yalnız çok uzun vadeli planların hayal kırıklığına uğratabileceğini de unutmayın. Şimdiki zamanda kısa ve net hedefler paralelinde çok çalışmak, kendinizi geliştirmek ve tecrübe kazanmak; ani durumlar, planınız dahilinde olmayan gelişmeler ve çeşitli zorluklarla baş edebilmenizi kolaylaştıracaktır. Aykut Oğut, “Plan yapmak güzel ama en önemlisi planlara bağlı kalmadan da yaşamaktır. Planlarım doğrultusunda olmayan bir gelişmeye de kendimi açık tutmaya dikkat ediyorum. Belki içinde bulunduğumuz saniyede neler olduğunu anlayamayabiliriz ama aslında olaylar bizi tam istediğimiz yere götürüyor olabilir” cümleleriyle planlara bağlı kalmamanın çeşitli fırsatlara gebe olabileceğini vurguluyor. #text>
#text>
PLANLI HAYATTA ŞANS FAKTÖRÜ
Aslında tam da şans faktöründen bahsediyoruz burada. “Hayat beni hak ettiğim noktaya ulaştırmıyor çünkü şansım yok!” diye düşünenlerdenseniz, belki de size uygun olmayan, beklentilerinizle çakışmayan bir noktada bulunuyor ve boşa kürek çekiyorsunuzdur. Kısaca şansızlık diye nitelediğiniz ve sizden tamamen bağımsız ilerlediğini düşündüğünüz bazı faktörler belki de doğru noktada bulunmadığınız için hayatınızı olumsuz etkiliyor. Bu da şansınızı sizin yaratabileceğiniz anlamına geliyor. Kariyer Koçu Yasemin Sungur, “Yaşamımızda hangi isteğimiz için gerçekten çaba harcıyor, emek veriyorsak ona ulaştığımıza inanıyorum. Kişi kendine uygun olmayan istekler için tüm zamanını harcıyor, tüm enerjisini kullanıyorsa hiç şansı yok!” sözleriyle şansa inanmadığını açıkça ortaya koyuyor. #text>
Başka bir deyişle gerçekten olmak istediğiniz yerdeyseniz ve belirlediğiniz hedefler doğrultusunda başarılı olmak için didiniyorsanız; o zaman şansızlık, zorluk, aksilik, kötü sürprizler, terslik gibi sorunlarla savaşma potansiyeline de sahip olacaksınız demektir. Bunun yanında belli bir planınız varsa bile, bambaşka bir kapı açıldığında o tarafa gidebilecek cesareti ve kararlılığı gösterebilmek de çok önemli. #text>
~Son olarak şunu söyleyebiliriz: Kendi kendinizi değerlendirmeyi ve kendi kaynaklarınızı tanımayı ihmal etmeden nasıl mutlu olacağınızı araştırın. Güçlü yanlarınızı bulduğunuzda kendinize olan güveniniz artacak ve harekete geçmekten asla korkmayacaksınız. Hayallerinizden hiçbir zaman vazgeçmeyin ve yolculuğunuza devam edin! #text>
#text>
“Yaptığım iş karakterime uygun olmalı''
#text>
#text>ARZUHAN DOĞAN YALÇINDAĞ Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı
“Benim için düşünmek, okumak ve fikir sahibi olmak, yaşadığım dünyaya katkıda bulunmak her zaman çok önemli oldu. Eğitim, bu felsefemin içerisinde bir geçiş dönemidir. Fransız lisesinde okudum. Bunu sosyoloji ve işletme eğitimi takip etti. Bütün bu süreçte iş hayatıyla iç içe olmaya devam ettim. Yani okurken aile ve iş yaşamını birlikte götürdüm. Karşıma her zaman engeller ve zorluklar çıktı. Sabırla, dirayetle çalışarak, değişmez görünen birçok zorluğun zamanla ve emekle değiştiğini gördüm. Uzun vadeli planlar yapmam. Doğu felsefesindeki gibi anı, o günü yaşar ve konsantre olur ama günlük hayatı planlı yaşarım. Karşıma bir fırsat çıktığındaysa hemen değerlendiririm. İnsan ilişkilerinden zaman planlamasına, kriz yönetiminden risk almaya her şeyi iş yaşamında yaşayarak, deneyerek öğrendim. Ayrıca bunca yıllık çalışma hayatımda anladım ki; yapt��ğım işin isteklerime, yeteneklerime, karakterime uygun olup olmaması benim için gerçekten önemli. Aklıma koyduğumu yapan bir insanım, kararlarımdan kolay vazgeçmem. Kariyerimde geldiğim yerde, cesur ve kararlı olmamın, mükemmelliyetçiliğimin önemli bir payı var. Şansın bir kısmı kontrolümüz dışında geliyor ama bir kısmı da, bizim elimizde. Önce ne istediğimizi bilmemiz gerek. Sonra da inanmak ve kararlı olmak. Hepsinden önemlisiyse olumlu düşünerek yolda çıkan engelleri aşmak.” #text>
#text>
"Planlı çalışmadım ama büyük fotoğrafa bakmasını bildim"
#text>
VİKİ HABİF DoğanBurda Dergi Grubu Reklam Grup Başkanı.
"Eğitimini aldığım için iş hayatında doğal olarak reklam ajanslarına yöneldim. Merkezinde insan olan bir işte çalışmak benim karakterime uyuyor. Kariyer planı yapmadım ancak yapmak isteyenlere de aksi tavsiyede bulunmam. İnsanın önce kendisini çok iyi tanıması, ne gibi işlerin onu mutlu edeceğine karar vermesi ve bilmesi gerek. İnsanın karşısına yaşamı boyunca sürekli olarak fırsatlar çıkıyor. Ben önüme çıkan fırsatları değerlendirirken genellikle hislerime güvendim. Ancak her zaman büyük fotoğrafa bakmasını bildim. Hedeflerin gerçekleştirilmesi için o doğrultuda çok çalışmak şart; yeter ki hedef gerçekçi olsun. Bazen hayatta beklenmedik şeyler olur ve hedeflerin çok üstüne çıkılır. Diğer zamanlarda pekala altında da kalınabilir. Önemli olan hedeflere ulaştığınız zaman daha iyisini yapmayı istemeniz, hedeflerin altında kaldığınızda da korkup moralinizi kaybetmemenizdir. Çalıştığım projelerde daima daha iyisini gerçekleştirmeyi isterdim. Bir iş üzerinde detaylara hep önem verdim ancak hiçbir zaman detaylarda boğulmadım. Geçmiş tecrübelerden ders aldım ancak onları takıntı haline getirmedim. Plan yaparken yolunda gitmeyebilecek şeyleri de hesaba kattım. Problemlerin içinde kaybolmaktansa çözüm üretmeyi kendime her zaman hedef olarak seçtim." #text>
~ #text>“Bilgi, deneyim ve donanımla şansı başarıya dönüştürebilmek önemli”
MURAT YALÇINTAŞ İstanbul Ticaret Odası Başkanı
#text>
“Hayat hep sürprizlerle dolu. Siz planlı yaşayıp belirlediğiniz hedeflere ulaşmak, gerekli #text>
donanıma sahip olmak için çalıştığınız zaman, yaşamın size hazırladığı sürprizleri aşabiliyorsunuz. Sorunları daha büyümeden çözebiliyorsunuz. İster şans, ister kader deyin, insan hayatında birçok parametreyi, birçok etkeni yönetemez; bunlar insanın karşısına çıkar. Ben başarılı insanın sadece ve sadece kendi çalışması ve gayretiyle başarılı olduğuna inanmıyorum. Zaman zaman insanın yıldızının parladığı anlar vardır. Denklem ve şartlar öyle bir gelişir ki, o an olduğunu anlarsınız. Donanımlı, bilgili ve deneyimliyseniz, o şansı başarıya dönüştürebilirsiniz. Kariyerimde asla çok ilerisini hedeflemedim ama hem eğitim, hem de iş hayatımda bir sonraki adım için kendimi en iyi şekilde hazırlamaya çalıştım. Eğitim alırken yabancı dillere önem verdim, Boğaziçi Üniversitesi’nde mühendislik okurken mastırımı planladım, mastır yaparken doktora üzerine kafa yordum. Bulunduğum noktada en iyiyi yapmaya çalışırken, kendimi sürekli geliştirerek gelecekte karşılaşabileceğim zorluk ya da fırsatları verimli şekilde değerlendirebilmeyi ilke edindim. İşinizi en doğru şekilde yaparsanız, hayat sizi hak ettiğiniz noktaya ulaştıracaktır.” #text>
#text>
“Stratejisi olmayan kariyer tesadüflere bırakılmış demektir”
DEMET İKİLER Group M CEO’su
“Öğrencilik yıllarında çok sıkı bir kariyer planım yoktu ama güçlü yönlerimi zaman içinde keşfettikçe daha belirgin ve somut hedefler koymaya başladım kendime. Hayatta nereye koşacağınızı bilmezseniz vardığınız yerin sizin için bir anlamı olmayabilir. Kendiniz için koyduğunuz hedefler, sizi oraya nasıl ulaşacağınızla ilgili düşündürmeye ve plan yapmaya itiyor ve bugünkü durumunuzla ulaşmayı hedeflediğiniz yer arasındaki yolculuk da, isteklerinizi gerçekleştirme stratejiniz oluyor. Stratejisi olmayan bir kariyer zaten tesadüflere bırakılmış demektir ki, bu da çok anlamlı bir durum olamaz. İş hayatımda elimden gelenin en iyisini verebilmek, fayda sağlamak ve mutlu olmak adına bütün kalbimi vererek çalıştığımı söyleyebilirim. İş arkadaşlarımı ve müşterilerimi benimsedim, hayallerime ulaşmak için onlara ihtiyacım olduğunu bildim ve onları hayallerimin bir parçası yaptım. İçime sinmeyen, beni mutsuz edeceğine inandığım işleri yapmadım. Geriye döndüğümde herhangi bir pişmanlık hissetmiyorum. Bu da bence en büyük ödül.” #text>
#text>
Yazı: Selin Miloşyan #text>
+150ELLPLA #text>