İstancool Günlüğü: Birinci Gün

En cool'lar İstanbul'da.

İlk duyduğumda kulaklarıma inanamadım. Another Magazine ve Dazed&Confused’un kurucusu, Kate Moss’un kızının babası Jefferson Hack İstanbul’a geliyordu. İstancool’un programına bakınca bu kez de gözlerime inanamadım. Şapka tasarımcısı Philip Treacy ve ilham perisi, moda ikoniçesi Daphne Guinness, Pakistan asıllı İngiliz yazar Hanif Kureishi, İtalyan Vogue’un editörü Franca Sozzani, İngilizlerin gururu, tasarımcı Gareth Pugh... Bu isimleri görmenin harika olacağını düşünerek katıldım İstancool etkinliklerinden en çok ilgimi çekenlere.

İlk gün, Dijital Medyanın Geleceği konulu panelle açılışı yaptım. FT.com editörü Robert Shrimsley, Wallpaper editörü Tony Elliot, Time Out kurucusu Tony Chambers ve tabi ki Jefferson Hack’in konuşmacı olduğu bu panelin kalabalıktan dolup taşacağını düşünmüştüm. Ne de olsa bu isimlerin her biri, medya dünyasının ve hatta üniversite öğrencilerinin ilgisini çekecek türdendi. Panelin yapıldığı salonun yarısının bile dolu olmamasıyla ilk şaşkınlığımı yaşadım. Bunda İstancool’un yeterince duyulamamasının payı olduğunu düşündüm. Dergilerin genel yayın yönetmenlerine bile davetiyelerin gönderilmediği bir etkinlikten söz ediyoruz. Ancak duyanların neden teşrif etmediği bir muamma.

Medya paneli konuşmacılarından tarzıyla en çok dikkat çeken, şüphesiz Jefferson Hack’ti. Siyah skinny jean’i, mavi gömleği ve golf ayakkabılarını andıran siyah-beyaz Oxford pabuçlarıyla tam bir Brit’ti. Önce her bir konuşmacı kendi yayınlarının günümüz medya dünyasında nasıl konumlandırıldığından bahsetti. iPad ve internet üzerinden gazete ve dergi okuma alışkanlıkları konuşuldu. Hack, “Yazılı basın, yeni kurallar icat etmek zorunda. Toplumu inceleme ve değerlendirme yollarını değiştirmeli” dedi. Dergilerin, koleksiyoner parçası haline geldiğini ifade etti.
Söz, Türk medyasını temsilen konuşmacı olarak katılan spiker Defne Sarısoy’a geldiğinde orada bulunan her Türk gibi benim de yüzüm kızardı. Sarısoy, dersini çalışmadan gelmiş bir öğrenci edasıyla konuştu. İstancool’un yaratıcılarından olan moderatör Pablo Ganguni’nin Youtube’un kapalı olması hakkında yönelttiği soruya bile dişe dokunur bir cevap veremedi.

Panelin en zihin açıcı cümleleri Jefferson Hack’e aitti. Dazed&Confused ve Another Magazine’i iPad’de bedava olarak sunacağından bahseden Hack, bunu, “İnsanlara ilham vermekle ilgileniyorum” diyerek açıkladı. FT.com editörü Roberty Shrimsley’ye dönerek “Büyük bir gruba bağlı çalışmak korkunç olmalı” demesi herkesi güldürdü. Apple’la yaşadığı gerginliği anlatması konusunda Hack’i zorlayan Shrimsley’nin bu cümleye maruz kalmasına şaşırmadım. Hack, Dazed&Confused’un iPad için hazırlanan sayısına Apple’ın sansür uyguladığı hakkındaki dedikoduların ofisteki bir stajyer tarafından medyaya yansıtıldığını, Apple’la aralarında hiçbir problem olmadığını anlattı.

“Augmented reality” (zengin gerçeklik) ile ilgili yapılan konuşma da ilgi çekiciydi. Hack, ileride bir gün gözümüzün içine yerleştirilen bir lens sayesinde barda tanıştığımız birinin gözüne bakarak onun hakkında her şeyi öğrenebileceğimizi anlattı. “Yakın gelecekte göz göze geldiğinizde bir insanla hangi ortak arkadaşlarınız olduğunu, gay mi yoksa heteroseksüel mi olduğunu anlayabileceksiniz” dedi.

Panel bittiğinde Jefferson Hack’e olan hayranlığım kat kat arttı ve bir sonraki günü daha da büyük bir hevesle beklemeye başladım.

Seda Yılmaz