JCM LONDON'IN TASARIMCISI CENK ESERTEPE'NİN TASARIM YOLCULUĞU

JCM London markasının tasarımcısı Cenk Esertepe tasarımla olan ilişkisini ve markanın stil kodlarını anlattı.

Nişantaşı'nın ara sokaklarından geçerken küçük bir vitrin sizi kendine çekiyor. İçeriye girdiğinizde ise adeta mücevher dünyasının içine dalıyorsunuz. Işıl ışıl parlayan taşlardan tüylere kadar uzun uzun incelemek isteyeceğiniz tasarımlarla dolu. Londra'da başlayıp Türkiye'de devam eden öyküsü ile doğduğu günden bugüne tasarımcısı olan Cenk Esertepe ile markayı ve tasarımı konuştuk. 

ELLE: Tasarım yapmaya nasıl başladınız? JCM London hikayenizin başlangıcı nasıl oldu?

Cenk Esertepe: Floransa’da sanat eğitimi aldım, meslek hayatıma tekstil sektörüyle atıldım. Armani, Ferrari gibi markalarla yakın olarak çalışma fırsatı buldum. İtalyancayı iyi bilmek, İtalyan kültür ve insanını iyi anlamak bu markalarla çalışırken vizyon sahibi olmamı sağladı. Tasarım algımı buna borçluyum. Mücevher sektöründe çalışmaya 2002 yılında Türkiye’nin en iyi kuyumcu markalarından birinde başladım. Markanın yurt dışı bağlantı noktalarındaki seyahatlerim bana dünyanın birçok noktasını gezip görme, tasarımda farklı kültür, takı, materyal alışkanlıklarını görme fırsatı sağladı. Yurtdışına yerleşme fikrim hep vardı, o dönemde şirketimizin kurucu ortağı Mehmet Topbaş ile Londra’da yollarımız kesişti ve en iyi bildiğim işi yapmaya karar verince de birlikte JCM LONDON markasını kurduk. Bu sene de markanın 10. yılını dolduruyoruz.

ELLE: Neden özellikle takıyı seçtiniz?

C.E: Takı insanı özel kılan ve kişinin tarzını belirleyen aksesuar.

ELLE: Cenk Esertepe’nin bir iş günü nasıl geçer?

C.E: Her sabah mutlaka mix berry juice ve ufak bir kahvaltı, sonrasında bir kahve ve maillere bakmak, biraz çalışmak için Daylesford’a giderim.

Her gün tasarım yapıyorum diyemem, tasarım doğal akan bir süreç olmalı, her sezon için tasarımlarımı önce çizer ve renklendiririm.

Çizim süreci bittikten sonra materyal seçimi zamansız bir süreç, doğal veya egzotik materyalleri sevdiğim için çoğunlukla yurtdışı seyahatlerimde tedarik ediyorum, ya da gün içinde Nothingill Gate, Covent Gargen ve Vintage marketlerde gezerken hoşuma giden materyalleri alıyorum.

ELLE: Favoriniz hangi materyaller?

C.E: Tasarım benim için hayat tarzı, o yüzden belli kalıpların dışına çıkıp cesaret edilemeyen obje, materyal ve boyutların tasarımda kullanılması bana her zaman ilham verdi. Uygulaması da takdir edildi. Kemik, deri, metal, ağaç gibi natürel materyalleri kullanmayı seviyorum. Son dönemlerde en gözde malzemem Tüy..

ELLE: Sizin favori tasarımcılarınız?

C.E: Alexander McQueen, Alberta Ferretti

ELLE: Tasarımlarınız dünyaca ünlü isimlerde de görülüyor, şimdiye kadar kimler var bu listede?

C.E: Kate Middleton, Ürdün Prensesi Firyal , Dame Darcey Bussel, Sharon Osbourne, Caroline Stanbury, Debra Messing.

ELLE: JCM London’ın yılbaşı koleksiyonunda neler var? Koleksiyonun hikayesi nedir?

C.E: Yılbaşı Koleksiyonunun en öne çıkan materyali tüy, tüyü görkemli tasarımlarda kullandık, özellikle kolyelerde. Kırmızı, Gold, Siyah koleksiyonun öne çıkan renkleri, büyük ve gösterişli küpelerimizi bu koleksiyonda daha soft materyallerle tasarladık.

ELLE: Son koleksiyondaki favori parçanız hangisi ve bu parça nasıl bir look ile tamamlanmalı sizce?

C.E: Tüy Kolye. Tamamlanmaya ihtiyacı yok, giyip kendinizi yeni yıl akşamına bırakabilirsiniz.

ELLE: Elle.com.tr okurları takılarınıza nerelerden ulaşabilir?

C.E: Geçtiğimiz Haziran ayında İstanbul Teşvikiye’de  yeni mağazamızın kapılarını açtık.