Milano'nun Vitrinleri

Milano'nun Vitrinleri

İçine girdiğim mağazalar da oldu. Ama vitrinler çok daha çekiciydi. Bir vitrin baktım, bir kahve içtim. Bir kahve içtim, bir vitrin baktım.

Vitrinleri küçümsemeyin lütfen. Dergiler çok uzun zamandır var. Onlar vitrinlere düşman değil, hep iyi birer dost oldular. Sonra dijital medya çağı başladı. Artık oturduğumuz yerden defileleri canlı izleyebiliyorken vitrinleri kim takar, onlara kim döner bakar demeyin. Milano’da vitrin bakmak hala keyifli.

Leopar, leopar ve leopar. Miu Miu’nun vitrinini ve içerisini görmeliydiniz. Leoparın aynı desenle bu kadar farklı ayakkabı, sandalet ve botta hayat bulmuş halini ilk defa tek bir markanın çatısı altında gördüm. Dolce Gabbana’da leopara kırmızı güller de eşlik ediyor. Prada’nın da leoparı var. Ama kamuflaj desenli bir kürk çanta gördüm ki, o gerçekten de enteresan bir deneyim oldu benim için.

Bol sütlüsünden bir kahve içtim ve sizin için sezonun en güzel leoparını bir İtalyan’dan değil, Fransız’dan seçtim.


Hacer Yeni