Niye Seçtim...

Niye Seçtim...

Ama şimdi, iyi ki  Chloe, Stella McCartney, Prada ve Louis Vuitton var diyorum.

Bu sezondan bir şeyler seçmek benim için biraz zor oldu. Sebepse çokluktan değil, yokluktan maalesef. O beli yüksek insanın poposu boşmuş gibi gösteren pilili pantolonlardan bıktım ben. Vatkalı, kurvaze  uzun ceketlereyse tahamülüm yok diyebilirim. Burnu açık botlarsa.. aman onlardan hiç bahsetmeyelim lütfen. Ya postacı çantalarına ne demeli. 70’lerin sonu, 80’lerin başı, bana göre bir felaketti. O dönemin filmlerini hatırlayın, en seksi aktristlerin bile o permalı saçları, kendilerini dört köşe gösteren kurvaze kocaman ceketleri, bileklere kadar uzun pilili etekleri, kocaman takıları, beli yüksek pilili pantolonlarla giydikleri kravat yaka bluzları ve sivri burunlu süet botlarıyla ne fena göründüklerini hatırlarsınız sanırım. Açıkçası bana hiç kimse o kıyafetleri giydiremez. Ozaman da hiç hoşlanmadım, şimdi de hiç hoşlanmadığımı itiraf etmeliyim. Bu sezona ısınamadığımdan olacak; sezondan bir kaç parça seçmem istendiğinde zorlandım. Sonra imdadıma Prada, Chloe, Stella Mccartney ve Louis Vuitton yetiştiler ve ben de rahat bir nefes aldım.  

CHLOE LOOK: Girly, seksi, sade ve duru. Biraz lolita, biraz nostaljik. Birigitte Bardot kolejli kız olduğunda durum budur. Tanrı önce kadını, sonra Birigitte’i ayrı yaratmış. Öyle ki bu sezon, tasarımcılar, markalar tamamen birbirinden farklı uçlara gitmişler. Kimisi 50’li ve 60 ‘lı yıllarda tanrıça olan bu kadına ve jenarsayonuna övgü niteliğinde koleksiyonlar yaratırken bir de diğerleri var... Diğerleri beni pek cezbedemediler açıkçası ama Prada ve Louis Vuitton için büyülediler diyebilirim.
Gelelim sezondan seçtiğim parçalara; Chloe’nin kilt eteğine bayıldım. Asimetrik kesimi, rengi beni çok çok gerilere götürdü. O gerilerden hartırladıklarım bir de kocaman çengelli iğneler ve renkli yün çoraplar maalesef. Bu arada loafer veya oxford ayakkabıları da unutmamalı...  Ama onların pek seksi olduklarını söyleyemeyiz. Oysa Chloe’nin eteği bu haliyle çok seksi. Çengelli iğneye hiç gerek yok, yürüdükçe önü açılıversin özgürce. İç gıcıklayıcı minübüs arkası yazılarının canlanmış hali olan kolejli kız fetişini körükleyen diz üstü çorapların ucuz cazibesine de hiç ihtiyaç yok bu etekle. Bırakın teninizin çıplaklığı, pürüsüzlüğü, bacaklarınız gözler önünde olsun. Hatta daha da seksi olsun diye Stella McCartney’ in incecik topuklu, burnu kapalı, arkası açık o griyle bej arası parlak ayakkabılarını giyin, çok daha seksi olunabileceğini herkese ispatlayın. Ucuz görünmeden Grace Kelly kadar asil ama fazlasıyla çekici. Eteğin üzerindeki turvakar kollu trikosu bırakın kalsın. Ben sevdim bu kazağı. Biraz daha iddialı olmak isterseniz eteğinizi Dolce & Gabbana’dan leopar desenli bir triko hırkayla kombinleyiverin ve üstten iki düğmeyi de açık bırakın. İçine de en seksi dantelli siyah sütyeninizi giyin, kadın olmakla övünün, tadını çıkarın. Saçlarınıza gelince toplayın. Ama önce iyice kabartın. Sonrada bu sezon bayıldığım örgü Prada saç bantlarını takın mutlaka. Bu saçla kesinlikle pürüzsüz bir ten, duru ve net bakışlar, doğal dudaklar ön planda olmalı. Bakışları öne çıkarmak içinse eye-liner en doğru seçim.

Elif Akça