VINTAGE AND SPIRITS KURUCUSU ADELE İLE NOSTALJİK BİR SOHBET

Vintage hakkında bilinmesi gerekenleri Adele Cailliau'dan öğreniyoruz.

Son dönemde vintage parçalara olan merakı inkar edemeyiz. Ancak bununla birlikte vintage hakkında da birçok sorumuz var! “Yeni başlayanlar için vintage” tadında yaptığımız sohbetimizde, konuyu uzmanından dinliyoruz. İngiltere’de Sanat Tarihi okuyan Adele Cailliau, aynı zamanda Paris, Londra ve İstanbul’daki Vintage and Spirits markasının kurucusu. Hikayesi olan parçalara tutkun olan Adele, Vintage and Spirits ile eşsiz mücevherleri vintage severler ile buluşturuyor. 

Vintage hakkında bildiklerinizi tazelemek veya bilmediklerinizi öğrenmek için Adele Cailliau ile yaptığımız keyifli sohbeti okuyabilirsiniz…

ELLE: Vintage serüveniniz nasıl başladı?

Adele Cailliau: Hikayemiz Istanbul'dan Fransa'ya uzanıyor. Küçükken ailemle birlikte kış tatillerimi Paris'te 3. Napoleon döneminden kalan evimizde, yaz tatillerimi ise Fransa'nın Normandiya bölgesinde geçiriyordum. İstanbul'un Osmanlı mimarisinden Fransa'ya uzanan bir hikaye. Evimizde ailemizden kalan antika objeler ve tablolar bana ilham veriyordu. Paris'te yaşayan aile büyüklerimizin bana ve kardeşlerime aile yadigarı olarak bıraktıkları vintage parçalar ile vintage serüvenimiz başladı. Amacımız sürdürülebilir moda kapsamında hem bu parçaları yeniden değerlendirmek hem de bu parçalara yeniden hayat vermek oldu. 

ELLE: Vintage tutkunuzu ne zaman bir işe çevirmeye karar verdiniz?

Adele Cailliau: İngiltere’de Sanat tarihinin Analitik çalışmaları diye bir bölüm okuyorum. Bu bölümde her sanat döneminin toplumun hayata bakış açısının bir yansıması oldugunu gördüm. Daha sonra bu derslerimi takı tasarımları uzerine odaklamayı tercih ettim. Hangi tasarımın ne zaman, nasıl ve nerede yükseldiği hakkında bilgiler edindim. Bunun üzerine filmlerde, müzik kliplerinde ve dergilerde takılara dikkat ederek ben de bu sanatsal işlere katkıda bulunmak istedim. Romantizm ve Barok'tan Art Deco ve Çağdaş Sanata her tasarım kendinizde farklı bir duygu uyandıracaktır. Bu nedenle müşterilerimizin alışverişini bir kişisel yatırıma dönüşmesi için müşterilerimizin değerlerini ve ihtiyaçlarını anlamak ve kendilerini nasıl hissetmek istediklerini anlamak bizim için çok önemli. 

ELLE: Aldığınız ilk vintage parça neydi?

Adele Cailliau: Aldığım ilk vintage parça bir Hermes taraktı. 

ELLE: “Yeni mi vintage mı?” Sorusuna ne cevap vereceğinizi biliyoruz, bu yüzden hikayesi olan bir parçayı takmanın ayrıcalığı nedir?

Adele Cailliau: Hikayesi olan bir parçayı takmanın ayrıcalığı hayaldir. Bir hikaye taşımak ve o hikayeye yeni hikayeler ekleyip geçmiş hikayelerle bir olmaktır. Eski bir parçayı yeni bir parca ile birleştirince ayrı bir tarz yaratmış olursunuz. Eskiyi yeni ile birleştirmek benzersizlik yaratır. Hikayesi olan bir parçada gizem vardır. “Bu parçanın sahibi genç kadın kimdi? Ressam mıydı? Şair miydi? Onun en sevdiği kıyafet veya takı bu muydu?” Vintage bir parça taktığınızda kendinize bu soruları sormaya başlarsınız. Vintage giydiğinizde nereye giderseniz gidin yeni arkadaslar edindiğinizi görürsünüz. Ne zaman vintage bir parca takıp sokağa çıksam tanımadığım insanlar yanıma gelip taktığım takı ile ilgili bilgi edinmek istiyorlar. Bu şekilde yeni arkadaşlar edindim. Hiçbir şey söylemeden aslında bir takı ile başkalarına ulaşmış oluyorsunuz. Vintage giyim nostaljik olmasıyla modern giyimin size sunamayacağı muhabbetleri açar.   

ELLE: İkinci el ve vintage arasındaki fark nedir?

Adele Cailliau: Ikinci el daha önce başkası tarafından kullanılmış ve şimdi de başkası tarafından kullanılan veya kullanılmaya açık olan herhangi bir üründür. Vintage ise daha önce kullanılmış veya kullanılmamış, yeni üretilmemiş ve bir dönemi en iyi temsil eden ve o zamanki hayatı hatırlatan, nostalji taşıyan ürünlerdir. Vintage ürünlerin modası geçse de zamansız bir güzelliğe sahiptirler. Onları taşıyınca gecmisin bir parçasını bugüne taşımış olursunuz.


ELLE: Vintage aksesuarlar seçerken bilmemiz gerekenler nedir?

Adele Cailliau: Vintage aksesuar seçerken bilmeniz gerekenler parçaların hangi tarihi döneme ve sanatsal akıma ait olduklarıdır. Mümkünse, bir vintage aksesuar seçtiğinizde, tasarımcısı tarafından ne tür bir hedefle yaratıldığını öğrenmenizin yararları olabilir. Eğer şanslıysanız seçtiğiniz parçanın kimin tarafından nerelerde ve hangi zamanlarda takıldığını öğrenebilirsiniz. Eğer ki bu bilgiye sahip olamazsanız o zaman bunun hayalini kurabilirsiniz. Bunların dışında en önemlisi sizin zaten bildiginiz ve odaklanmanız gereken nokta; bir takıyı gördüğünüzde ona karşı olan hisleriniz ve sizde uyandırdığı heyecan ve hayaller. 

ELLE: Avrupa’da vintage alışverişi çok popüler ve bunu bir koleksiyoner edasıyla yapanlar var. Türkiye’de vintage merakını nasıl yorumlarsınız?

Adele Cailliau: Avrupa’da Türkiye’ye nazaran kültürel mirasın korunması çok daha yaygındır, bir şekilde uygulanır. Bunu Paris’in, Milano’nun, Londra’nın ve başka büyük şehirlerin mimarisinden anlayabilirsiniz. Hatta bunu Avrupa’nın Nice, Lecce, Glion gibi daha küçük şehirlerinden de gözlemleyebilirsiniz. Türkiye’de ise eski binaları tamamen yıkıp yerine yeni binalar inşa etmek daha yaygındır. İstisnalar olmasına rağmen. Genelleme yapacak olursam Avrupa’da çoğu insan yaşam tarzından kaynaklı vintage’in değerinin farkındadır, hatta vintage diyebileceğimiz evlerde yaşarlar. Ülkemizde yeni ve daha önce kullanılmamış ürünler tercih ediliyor çünkü bir tasarımın modası geçince değerini yitirdiği sanılıyor. Fakat ikonik takıların estetikleri zamansızdır ve modaları geçince değerleri artar. Türkiye’de bu konu uzerindeki bilgi ve merak hızla artıyor özellikle genç nesilde. Bu sebepten dolayı vintage üzerindeki taleplerde hızla yükseliyor. Türkiye’de vintage koleksiyonerler bilgili ve çok güçlü bir sanatsal bakışa sahiptirler. Onların sayesinde vintage’ın değeri hakkında bilinçleniyoruz. 

ELLE: Daha önce vintage bir parça almamış birini bu dünyayı keşfetmeye nasıl ikna ederdiniz?

Adele CailliauVintage’in karakteri vardır. Vintage parçalar “kullanılmış kıyafet” kavramından daha ötededir. Bizden önce hayatta olanların hikayeleridir, gizemdir, sanattır, tarihtir/kültürdür ve tutkudur. O kıyafetleri ve takıları takmak romantizm içinde yaşamaktır. Bu ayrıca benzersizlik getirir tarzınıza. Vintage bir parça giydiğinizde bir etkinlikte veya yolda yürüdüğünüzde bir başkasının aynı parçayı takmadığını ve benzersiz olduğunu bilirsiniz ve şu da bir gerçektir ki vintage bir parçanın birebir aynısını yeniden üretmek de pek mümkün değildir. Bu nedenden bir çok ünlü vintage parçaları ve kıyafetleri tercih etmektedir. Etkinliklerde “en çok kime yakıştı” sorusu üzerinden değerlendirilmemek adına. 

ELLE: Vintage and Spirits için seçkinizi nasıl yapıyorsunuz ve nelere dikkat ediyorsunuz?

Adele Cailliau: Vintage & Spirits icin seçki yaparken sanatın, modanın farklı dönemlerini araştırıp ikonik markaların bu dönemleri en iyi temsil eden parçalarını bulmaya çalışıyoruz. 

ELLE: Stilini en çok beğendiniz bir dönem var mı?

Adele Cailliau: Stilini en çok beğendiğim 90’lı seneler. İnsanların kişisel güzelliğini örtmenin yerine, doğal güzelliklerini ortaya çıkarmaya ve değer katmaya teşvik eden sadeliği ama şıklığı tercih eden bir dönemdir.

ELLE: “Keşke benim olsa!” dediğiniz bir vintage mücevher var mı?  

Adele Cailliau: Bir vintage choker mücevhere sahip olmayı arzu ederim. 

ELLE: Vintage and Spirits’in geleceğinde neler var? 

Adele Cailliau: Sürekli olarak öğreniyorum ve her yeni bilgi beni yeni bir noktaya getirerek farklı farklı fikirler gerçekleştirmemi sağlıyor. Gelecekte edineceğim bilgilerin beni nerelere götüreceğini henüz bilmiyorum ama şu anda Haute couture defilelerinde ve çekimlerinde kullanılmış olan takılar üzerine odaklanıyoruz. 

Röportaj: Alya Barutoğlu