ELIE GOULDING’LE N+TC HAKKINDA

ELIE GOULDING'LE N+TC HAKKINDA

Onu önce sesiyle tanıdık ardından Prens William ve Kate Middleton'un düğününde seslendirdiği Elton John'un popüler parçası 'Your Song' ile hafızalara kazıdık. Ama İngiliz şarkıcı Ellie Goulding'in en ilgimizi çeken yönleri bunlar değil. Ünlü şarkıcı aynı zamanda bir maraton koşucusu! Her gün aksatmadan 6 mil koşan ve bunu 18 yaşından beri devam ettiren Goulding'le gelecek planları ve fitness aşkı üzerine özel bir röportaj...

Spor hayatınızın büyük bir parçası ama her zaman öyle değildi. Spora aşık olduğunuz anı anlatabilir misiniz?

Spor her zaman hayatımın bir parçası değildi. Küçükken de spor yapmayı seviyordum ama çok ciddiye almıyordum. Sanata, İngilizceye ve tiyatroya daha meraklıydım. Koşmaya karar verdiğimde sanırım 18 yaşındaydım. Gerçekten de bir gün çıkıp koşmaya başladım ve bir daha da dönüp arkama bakmadım. O zamandan bu yana neredeyse her gün koştum, hala koşuyorum.

Artık Nike'ın N+TC Uygulamasında kendi egzersiz programınız var. Burada yer almak nasıl bir duygu?
Düzenli olarak yaptığım egzersizleri başkalarına gösterebildiğim için kendimi inanılmaz şanslı hissediyorum. Nike'la çalışmak benim için bir hayaldi. Dünyanın dört bir yanındaki kadınların kullandığı bu uygulamada egzersiz programına sahip olmak muhteşem hissettiriyor. Küresel fitness topluluğuna ilham verebildiğim için minnet ve onur duyuyorum.

Boot camp, Bikram yoga, boks, koşu, vb., hemen her çeşit egzersizi yapabildiğinizi biliyoruz. Bunlar arasında geçiş yapmayı neden bu kadar seviyorsunuz?
Egzersizler arasında geçiş yapmayı seviyorum çünkü sadece kuvvetli değil, aynı zamanda esnek ve çevik olmaktan hoşlanıyorum. Egzersizde bir yin-yang dengesinin olması gerektiğini düşünüyorum. Bu gerçekten önemli. Yoğun antrenman yapmayı da rahat çalışmayı da seviyorum. Rahat diyorum ama örneğin yoga aslında hiç de kolay değil. Sanırım pek çok insan yoganın rahat ve dinlendirici olduğunu düşünüyor. Aslında yoğunlaşmayı, kuvvet ve çaba göstermeyi gerektiriyor. Her gün farklı bir şey yapmak benim için egzersizin yeni, heyecan verici ve ilginç olmasını sağlıyor.

Koşarken, antrenman yaparken ya da sahnede performans sergilerken hissettikleriniz arasında benzerlikler var mı? Aynı heyecanı hissediyor musunuz?
Egzersize ve sahne performanslarına duyduğum tutku, galiba biraz da olsa iç içe geçmeye başladı. Çünkü sahnede yapmak istediğim her şey için formda olmam gerekiyor. Spor ve müzik benzer bir heyecan yaratıyor. Ama sahnedeyken hissettiklerime benzeyen hatta ona yaklaşabilen başka bir duygu yok.

Nike'nin sloganı olan “Just Do It” anını ne zaman yaşadınız? Başka bir deyişle, ne zaman gerçekten yapmaya karar verdiniz?

Sanırım benim “Just Do It” anım, üniversiteyi bıraktığım zamandı. Amatör performanslar yapma konusunda tereddütlerim vardı. Bir yandan da bulabildiğim her fitness dersine katılıyor ve çok mücadele ediyordum. Yani, birçok şeyi bir arada yapmaya uğraşıyor ve kendimi dünyanın en yoğun öğrencisi haline getiriyordum. Tüm bunları yaparken bir yandan da iki işte birden çalışıyordum.
Sonuçta, bu noktada müzikle devam etme konusunda bir karar vermem gerekti. O zamanlar işe yarayıp yaramayacağına dair hiçbir fikrim yoktu ama o riski göze aldım ve okulu bıraktım. Genelde böyle bir şeyi başkalarına önermem ama hayallerimin peşinden gitmem gerektiğini hissettim. Ben de öyle yaptım ve sonuçta işe yaradı.

Bir yıl sonra okumak üzere kendinize bir mektup yazsanız, gelecekteki halinize neler söylemek istersiniz?
İnsanlar bana beş yıl sonra nerede olmak istediğimi sorduklarında aslında gelecek hakkında pek düşünmemeye çalışırım. Şu an bulunduğum noktaya; aynı pozitif tutumu benimseyerek, çok çalışarak, sürekli yazarak, okuyarak ve kendime ilham vererek ulaştığımı düşünüyorum.
Kendime gelecek için bir mektup yazacak olsam, aynı şeyleri yapmaya devam etmemi, yani pozitif tutumumu korumamı, çok çalışmamı ve güçlü olmamı söylerdim. Bence amaçlarıma ulaşabilmemin nedeni her gün daha kuvvetli olmaya çalışmak, müzik yapmaya devam edebilmek ve üçüncü albümü hedeflemek.

Müzik gün boyu size, özellikle de egzersizlerinize nasıl ilham veriyor?
Müzik, egzersizlerime ilham veriyor çünkü müziği kendimi motive etmek için kullanıyorum. Dolayısıyla koşuyorsam, klasikten dubstep ve punk gruplarına kadar her türlü müziği dinleme eğiliminde oluyorum. Yani ilgimi çeken her şeyi dinleyebiliyorum. Ama spor salonundaysam ve ortam beni çok eğlendirmiyorsa, o zaman gerçekten gürültülü, yüksek tempolu ve enerji yüklü müzikler dinlemeyi tercih ediyorum.

Eskiden beri ince ve zayıf olmak, kadın güzelliğini tanımlayan unsurlardan biri olmuştur. Sizce bu bakış açısı değişiyor mu? Size göre güzellik ne demek?
Formda olmanın zayıf olmaktan daha iyi olduğunu fark eden kadınları temsil etmekten gurur duyuyorum. Rol model olabilmek hoşuma gidiyor. Zayıf değil formda olmayı öne çıkarma konusunda hala yapılacak şeyler olduğunu düşünüyorum. Bence yavaş yavaş o noktaya geliyoruz.

Kişisel stilinizi nasıl tanımlarsınız?
Sürekli değişiyor. Kişisel stilimin çok karışık olduğunu söyleyebilirim. Bazen oğlan çocukları gibi giyiniyorum başka zamanlarda ise en çılgın ya da en zarif elbiselerimi giyiyorum. Her gün farklı olması da benim için eğlenceli.

Etİketler
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.