GÜNLÜK CİLT BAKIMI HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER

Cilt bakımı rutininizde mutlaka uygulamanız gereken pratik önerilerle cildinizin sağlığını koruyun!

Cilt bakımı aynı spor, beslenme, nefes alma, su içme gibi, hayatın olağan bir rutini. Bu rutini aksattığımızda ise cildimiz için istenmedik sonuçlarla karşılaşıyoruz. Elbette her gün spor yapmak nasıl kulağa yorucu geliyorsa, cilt bakımı da bir süre sonra külfete dönüşebiliyor. Ancak günlük cilt bakımı konusunda biraz bilinç sahibi olduktan sonra onu pratik ve etkili bir forma dönüştürmek de mümkün oluyor. Peki, günlük cilt bakımımızı nasıl daha sağlıklı, daha pratik ve daha etkili bir biçimde uygulayabiliriz? İşte bilmeniz gereken altın kurallar.

  • Önleyici bakım

Öncelikle, cildimize hasar veren olası zararlı etkileri hayatımızdan çıkarmak, cilt bakımının ilk ve en önemli adımıdır. Sigara, dik güneş ışınları, sert soğuk rüzgarlar, fazla sıcak suyla duş almak, cildi nemsiz bırakıp kurutmak, çıplak elle çamaşır, bulaşık yıkamak… Bunların hepsi, cilde ağır zarar veren dış etkiler olarak, karşı önlem almak zorunda olduğumuz detaylar. Bunların etkisini hayatımızda mümkün olduğunca azaltmak, cilde hasar veren sorunlara karşı önlem almamız anlamına gelecek.

  • Koruyucu bakım

Önlemlerimizi aldık ama yine de bazı durumlardan kaçınmamız imkansız olacaktır. Güneş cilde zarar veriyor diye ömrümüz boyunca eve kapanacak halimiz yok. Eninde sonunda dışarı çıkmak zorundayız. Elbette güneşin dik gelmediği saatlerde dışarı çıkma seçeneğimiz varsa bu seçeneği kullanabiliriz. Ayrıca, şapka gibi aksesuarlarla cildi güneşten korumaya devam edebiliriz ve güneşe karşı koruyuculuğu olan kremleri de kullanabiliriz. Yine de hava şartları ve rüzgar gibi etkilerle cildimiz kuruma eğilimine girebilir, bunun için de her gün nemlendirici krem, el kremi gibi koruyucu bakım uygulamalarına devam etmeliyiz. Ayrıca cildimizde oluşan lekeler için de sorun çok büyümeden leke kremi gibi çözümleri uygulayabiliriz. Bu tür cilt bakım ürünleri için Watsons ürünlerini de incelemenizi tavsiye ederiz.

  • Cilt sıcak suyu çok da sevmez

Soğuk havalarda eve dönüp de sıcak suyun içine girmek büyük bir keyif olabilir ama soğuktan üşümüş olan iç organlarınızın keyif çığlı attığı bu uygulama cildiniz için tam bir kabustur. Cilt çok sıcak suyu sevmez ve sıcak su nedeniyle kısa süre sonra deforme olabilir, yaşlanma belirtileri gösterebilir. Duşunuzu yaparken veya sıcak su dolu bir küvete gireceksiniz, vücut ısısından 5-10 derece yüksek suyu tercih etmenizi tavsiye ederiz.

  • Beslenirken otomatik cilt bakımı

Cilt sağlığınızın beslenmeyle de büyük bağlantısı olduğunu unutmamalısınız. Beslenmeniz sırasında cildinizin ihtiyaçlarını da göz önüne alarak, cildin kendini yenilemesini ve tedavi etmesini sağlayabilirsiniz. C vitamini ve A vitamini bakımından zengin besinleri günlük öğünlerinize katabilirsiniz. Günün bir öğününde közlenmiş domates veya domates sosu gibi yüksek likopen içeren bir lezzeti tabağınıza koyabilirsiniz ve cildinizin kendini yenilemesine fırsat yaratmış olursunuz.

  • Uyku cildin dostudur

Acı ama gerçek şu ki, uykumuzdan feragat ettikçe, en başta cildimiz olmak üzere tüm iç organlarımız isyan bayrağını çeker. Uyku sorunumuz büyüdükçe de sağlığımız iyice bozulur. Tüm organlarımız gibi cildin kendini toplaması için iyice karartılmış bir odada, günde 7-8 saat kaliteli bir uykuya ihtiyacımız var. Bu süre de hayatımızın üçte birine denk geliyor. Yaşamın üçte birini uyuyarak geçirme fikri herkes için çok üzücü ama maalesef insanoğlu medeniyeti henüz bu sorunu yenebilecek bir teknoloji geliştirmedi ve cildimizin daha güzel görünmesi, kalbimizin sağlıklı atması, tüm organlarımızın sağlıklı işlemesi için her gün o 7-8 saati uyumak zorundayız.