KORELİ KADINLAR MAKYAJ ÜRÜNLERİNİ ÇÖPE ATIYOR!

K-Beauty trendinden ‘Skip-Care’ trendine geçiş… Kore'deki güzellik standartları yıkılıyor mu?

Kore’de bir güzellik blogu olan Ruth Berger tam da bir K-Beauty markası çıkaracakken, yüzlerce koreli kadının makyaj ve cilt bakımı ürünlerini çöpe attığını gördü.

‘Skip-Care’ adındaki bu trend hakkında bir video yapan Berger, başlarda bu hareketin kendisini endişelendirdiğini ama sonrada bunun çok daha büyük bir protesto olduğunu farkettiğini belirtiyor.

Kadınlar üzerindeki baskıya karşı gelen bu hareket, kadınların daha sade ve kolay güzellik rutinlerine yönelmelerini sağlıyor. Koreli feministler, kadınların yüzlerini olduğu gibi kabul etmelerini istiyor. 

Kore’deki güzellik standartlarının erişilemez olduğunu söyleyen Berger, ergenlik yaşlarındaki kızların bile estetik yaptırdığını söylüyor. #MeToo hareketi dünyaya yayılırken, cinsiyet eşitliği günümüzün en önemli konularından biri haline geldi. Bu soruna karşı gelebilecek gücü olduğunu farkeden kadınlar, üzerlerine baskı uygulayan sektörleri protesto ediyorlar. Kadınlar üzerindeki akıl almaz baskı yeni bir konsept değil. Asırlardır süre gelen baskının en önemli örneklerinden biri 19. yüzyılın korseleri. Kadınları belirli bir vücut şeklinde göstermeyi hedefleyen korseler, sadece rahatsız edici değil aynı zamanda organlara zarar veren bir giyim standardıydı. Tıpkı bunun gibi 1950’li yıllarda ‘Amerikan Ev Kadını’ reklamları ile, kadınların tek amacı eşlerini mutlu etmek gibi gösterildi. 1960’lardaki ikinci feminizm dalgası ile yavaş yavaş değişen algılar, kadınların özgür davranabilmesini ve giyinmesini hedefliyordu. 


Tıpkı Batı dünyasındaki standartlar ve beklentiler gibi, Kore’de makyaj ve cilt bakım ürünleri kadınlar üzerine uygulanan en önemli baskılardan biri. Son dönemlerde Kore kültürüne olan ilgi, ülkenin müziğini, yemeğini ve makyaj ürünlerini popülerleştirdi. Uzaktan ‘K-Beauty’ olarak adlandırdığımız trend aslında Koreli kadınların yapmak zorunda hissettikleri bir güzellik rutini! Bu popülarite ile yaklaşık $13.1 milyar dolara ulaşan Kore güzellik endüstrisi tüm bu başarısına rağmen kadınları mutlu etmedi. Dünyanın en büyük estetik ameliyat merkezi olarak bilinen Kore’de 19 ila 49 yaş arasındaki her 3 kadından 1’inin en az bir estetik müdahelesi bulunuyor. ‘İdeal’ kadın yüzlerinin kocaman reklam panolarında gösterildiği Kore’de güzel olmak soluk tenli, küçük yuvarlak yüz şekilli, büyük gözlü ve zayıf olmayı gerektiriyor. ‘Let Me In’ adlı televizyon programları ile doğuştan bu standartlara uymayan kadınlara estetik uygulanırken, ‘ideal güzellik’ kavramı 7’den 70’e herkesin aklına işleniyor. Buna dayanarak Kore’de birçok işyeri, başvuru sürecinde fotoğraf isteyerek, kadınların bu standartlara uyup uymadığını kontrol ediyor. Sosyal statüden çok daha fazla anlam taşıyan güzellik kavramı, Koreli kadınlar için daha iyi bir iş ve daha başarılı bir kariyer demek.
Berger’in başlattığı ‘Makyajsız Pazartesi’ hareketi birçok bloggerı etkiledi. Kore’de fırtına gibi büyüyen ‘Skip-Car’ hareketi, kadınların ciltlerindeki kusurları kabul ederek kendilerini sevmelerini sağlamayı amaçlıyor. Kore’de olağanüstü derecede olsa da bu standartlar ve beklentiler kulağa hiç yabancı gelmedi değil mi? Kadınların ve erkeklerin hazırlanma süresini bile göz önünde bulundurabilirsiniz. Sizce erkekler de kat kat makyaj yapıp, vücuduna doğru oturan, kusurlarını göstermeyen kıyafetler seçmeye çalışıp, saçını düzgünce tarayıp, şekillendirip, beş dakikada hazır olabilir miydi? Aslında bizler de farketmesek de bu standartları benimsiyoruz. Doğu, Batı, Güney, Kuzey… Dünyanın neresinde olursanız olun kadınlar üzerindeki baskı gözden kaçmıyor. Belki bir yerde cilt bakımı, başka bir yerde vücut şekli ya da saç rengi… Kadın, dünyanın neresine giderseniz gidin belirlenen ‘ideallere’ uyarsa güzel. Peki ya artık bu kutucukların dışına çıkmanın zamanı gelmedi mi?.