ELLE EDİTÖRLERİ POPÜLER ESTETİK UYGULAMALARI DENEDİ!

Bu ay klasik bir estetik yazısı veya yeni bir yöntemi tanıtmak yerine kendi deneyimlerimizi anlattık.

Yıllardır basın sektöründe çalışanlar olarak çoğu zaman herkesten önce yeniliklerden haberdar olduk, henüz piyasaya çıkmayan ürünleri denedik, moda ve trendleri ilk biz öğrendik, birçok uygulamayı yakından görme şansını yakaladık. Bunlar işin görünen ve bizim için cazip tarafları. Sizin bilmediğiniz bizim kendimize bile itiraf edemediğimiz bir yönü daha var tüm bu tecrübelerin. Ne mi? Biraz korkak (hadi korkak demeyelim) cesaretsiz olmamız…

‘Terzi kendi söküğünü dikemez’ deyimi vardır. Bir kimse uzmanlığını kullanarak başkalarına yararlı olur da bu uzmanlığı kendi yararına kullanmaya olanak bulamaz ya da kendini savsaklar. Şimdiye kadar bu böyle sürüp gitmişti. Terzi burada ben oluyorum. Ta ki geçtiğimiz aylarda bir röportaj için Dr. Abdülkadir Göksel ile tanışana kadar. Cilt bakımı, cilt temizliği, kozmetik kremler, renkli kozmetikler, medikal uygulamalar dünyasının içinde yaşayarak büyüyen ve orta yaşa gelen biri olarak ilk kez ufak uygulamalara ‘hadi’ deme cesaretini gösterdim. Hatta sonuçlardan ve uzmanın pozitif enerjisinden aldığım güçle bunu bir adım öteye taşıyıp ekip arkadaşlarımın da denemesine fırsat yarattım. Çünkü bunca yıldır yaptığım yüzlerce estetik röportajı sonrasında ilk defa bir şey denemeye kendimi hazır hissettim, doktorumuza güvendim. Ve ofise geldiğimde, konuşmalarımızı o kadar heyecanlı anlatmıştım ki hep beraber bir yolculuğa çıkmaya karar verdik.

Aşağıda okuyacaklarınız birinci ağızdan, farklı uygulamalar yaptıran benim ve iş arkadaşlarımın izlenimleri.


NET BİLGİ ÖNEMLİ

Burun ve yüz estetiği, KBB, dolgu, thermage, radyofrekans, rhinolight ve botoks konusunda uzman olan Op. Dr. Abdülkadir Göksel, Şaşkınbakkal’daki Rinoİstanbul’da hastalarını kabul ediyor. İlk randevuda uzun uzun hastalarıyla sohbet edip onların kafasındaki soru işaretlerini yok ediyor.




GÜLGÜN ÖZEK

Fotoğraf Editörü

Üst göz kapağındaki katlı, buruşuk görüntü ve dokularda oluşan boşluklar; bakışların yaşlı ve yorgun görünmesine neden olur. İçi boşalan bu bölgeler, göze ve çevresine gelen ışığı yansıtamadığı için karanlık görünür. Yaşla artan bu şikayetle gittiğiniz doktorların önerisi genelde göz kapağı ameliyatı olabiliyor. Kapakların kesildiği bu uygulamadan benim gibi kaçınmanız olası zira bu, ifadenizi değiştirebilecek bir dokunuş. (Yine de, göz kapağı kesme işlemi, düşük kapak tedavisi için kesinlikle uygun bir yöntem olabilir.) Ama benim sıkıntımı gidermenin yolunun bu olmadığını, Dr. Abdülkadir Göksel ilk bakışta anladı ve daha önce duymadığım bir tedavi önerdi. Buna, üst göz kapağına dolgu ya da yağ enjeksiyonu deniliyor. Yağ enjekte edilecekse, bu yağ vücudunuzdan alınıyor ve boş kısımlara uygulanıyor. Uzun soluklu ve kısmen meşakkatli ama kalıcı bir sonuç elde ediliyor. Bende ise, gözün üst kısmındaki içi boşalmış alanlara ışık dolgusu enjekte edildi. Doktorun 15 dakikalık müdahalesi sonrası, resmen gençlik yıllarımdaki bakışlarıma yeniden kavuştum. Tabii ben şok! Bu acısız ve zahmetsiz olduğu kadar hızlı yöntemi daha önce nasıl duymadığıma uzun süre hayıflandım.

ESRA ÖZÜBEK

Güzellik Editörü

Çekine çekine oturduğum koltukta doktorla biraz sohbet ettikten sonra hafif bir değişimin bana iyi geleceğine karar verdik. Dudak köşesinden çene hizasına doğru aşağı inen Marionette çizgilerim hafif de olsa beni rahatsız ettiği için ilk hedef orasıydı. Bu çizgiler ilerleyen yıllara bağlı deri altı hacim kaybı ve yüzün yerçekimi etkisi ile aşağı doğru sarkması sonucu oluşuyor. Benim durumumda ise buna etki eden bir önemli faktör daha var: çok mimikli konuşmam ve sürekli gülümsemem. Beni rahatsız eden bu hafif çizgilerimi Dr. Abdülkadir Göksel dermal dolgu kullanarak hafifletti. (Doğal bir görünüm istediğim için az kullandı.) Ardından ikinci bir dokunuş olarak sigara içtiğim için üst dudağımda tam küpid üzerinde olan iki adet kırışıklığa, ince dolgu yaptı. Fikrime göre bu hemen gözle görülür bir etki yarattı. Çünkü dışarıdan bakıldığında üst dudağım daha kalkık ve dolgun görünmeye başladı. Bu da beni mutlu etti. Korkarak oturduğum koltukta ilginç gelecek ama kazayağı bölgem için de mini bir uygulama yapıldı. Abdülkadir Bey, en uzun gördüğü kazayağı çizgimin üzerine baby botoks uyguladı. Bu da güldüğüm zaman göze çarpan bir adet derin çizgimin görünümünü hafifletti. Bunlar benim yeni yıl hediyem oldu. 50’li yaşlara yaklaşırken kendimle daha barışık olmama destek verdi diyebilirim. Dört ay sonra bir daha o koltuğa oturacağım. Bakalım o zaman neler yaptıracağım, ben de merak ediyorum.

SELİN MİLOŞYAN

Konular Editörü

Yüz bölgesine yapılan ve ifadeyi fazlaca değiştirdiğine inandığım müdahalelere pek sıcak bakmasam da, önceki yıllarda da deneyip çok sevdiğim gözaltı ışık dolgusunun doğru uygulandığında kesinlikle olumlu ve doğal etkiler doğurduğunu düşünüyorum. Cilt dokularının derinliğindeki hidrasyon seviyesini artırarak cilt rengini güzelleştiren, esneklik ve pürüzsüzlük kazandıran bir tedavi tekniği olan gözaltı ışık dolgusunu tekrar denemek üzere sevgili Dr. Abdülkadir Göksel’in kapısını çaldım. Güler yüzü, pozitif tavırları ve uyandırdığı güven duygusuyla hastalarını rahatlatan Abdülkadir Bey öncelikle gözaltı dolgusu uyguladı. Uygulamadan hemen sonra o bölgede gözle görünür bir aydınlanma, şişme ve ferahlık fark ediliyordu. Ayrıca Abdülkadir Bey’in işlemde kanül kullanımı, yan etki olasılığını azaltırken şişlik ve morluk gibi durumların oluşmasını da engelledi. Gözaltı ışık dolgusuna karşı beslediğim sempatinin aksine botoks uygulamalarına karşı mesafeli durdum ta ki Dr. Abdülkadir Göksel’le karşılaşana dek. Orijinal molekül botilinum toxin A kullanılarak, kas anatomime ve beklentime uygun şekilde uygulanan botoksla hem çizgilerim fark edilir derecede azaldı hem de ifade değişikliği, mimik yokluğu ve kaş kalkması gibi olumsuz bulduğum sonuçlarla karşılaşmadım. Dr. Abdülkadir Göksel’in gözaltı ışık dolgusu ve botoks uygulaması sonucu yüzüm en yakınımın bile fark etmeyeceği bir doğallıkla gençleşirken (işin sırrı da bu değil mi zaten?) çok daha sağlıklı, dinlenmiş ve pürüzsüz bir görünüme kavuştu.

YAZI: ESRA ÖZÜBEK

ELLE Ocak sayısından alınmıştır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.