SAÇ EKİMİ REHBERİ

Saç dökülmesi, saç ekimi ve kaş ekimi hakkında bilinmesi gerekenleri uzmanlarından dinledik.

ELLE ONLINE ELLE ONLINE 17 Mayıs 2023
SAÇ EKİMİ REHBERİ

Son zamanların en popüler uygulamalarından biri olan saç ekimi söz konusu olduğunda kafalarda pek çok soru işareti olabiliyor. Daha dolgun saçlar için yapılan bu estetik cerrahi işleminde en önemli nokta, uygulama hakkında olabildiğince çok şey öğrenmektir. Saç ekimi ya da kaş ekimi operasyonlarının sizin için uygun olup olmadığına karar verebilmeniz için bir rehber hazırladık.



Smile Hair Clinic Kurucu Ortakları Dr. Gökay Bilgin & Dr. Mehmet Erdoğan ile saç dökülmesi, saç ekimi ve kaş ekimi hakkında merak edilenleri konuştuk.


Dr. Mehmet Erdoğan & Dr. Gökay Bilgin

Saç dökülmesinin nedenleri nelerdir?
Dr. Gökay Bilgin: Saç ekimi yaptırmadan önce saç dökülmesinin sebeplerinin detaylıca analiz edilmesi gerekiyor. Bugün saç dökülmesine yol açan genetik faktörün altında DHT hormonu yatıyor. Bu hormon 15-20 yaş aralığında aktifleşerek saç diplerine zarar vermeye başlıyor. Bu süreçle birlikte saç dökülmesi gerçekleşiyor.

Günümüzde saç dökülmesini erkek ve kadın saç dökülmesi olarak ikiye ayırabiliriz. Erkeklerde görülen en sık saç dökülmesi nedeni hormonlar (Androgenetik Alopesi) ve saç köklerinin bu hormonlara verdiği yanıtlara bağlı olarak yaşam döngülerinin son bulmasıdır.


Kadın tipi saç dökülmesi nedir?
Dr. Mehmet Erdoğan: Kadınlarda saç dökülmesinin sebepleri genellikle demir eksikliği, tiroid hormonu eksikliği ve şekil verme, bağlama esnasında çekilmeye bağlı yaşanan mekanik travmalar olarak sayılabilir. Tabii bunun yanında genetik faktörler de etkili olabiliyor. Son yıllarda kadın hasta sayısında gözle görülür bir artış var. Bu artışta özellikle pandemi sonrası stres ya da uyku ve yeme bozuklukları, kullanılan ilaçların yan etkilerini sayabiliriz.


Saç dökülmelerinin önüne geçmek için neler yapılabilir?
Dr. Gökay Bilgin: Erkeklerde medikal tedavi çok olumlu sonuçlar veriyor. Özellikle saçlar ilk incelmeye başladığı dönemde finasteride etken maddesi içeren ilaçlar, kelliği ciddi bir oranda önlüyor. Kadınlarda ise altta yatan sebeplerin teşhisi sonrası kayıpları önleyebiliyoruz.

Özellikle genetik faktörlere bağlı yaşanan saç dökülmesi sorununda saçlar ilk incelmeye başladığı dönemde finasteride etken maddesi içeren ilaçlara başlamak, saç kaybını önlemek ya da süreci yavaşlatmak için seçeneklerden biri. Ancak bu ürünler kullan-bırak tarzında değil, doktor tavsiyesiyle uzun süreli ve düzenli kullanılmalıdır. Ancak ilaçların uzun süreli kullanımında saç ekiminden çok daha maliyetli bir hale geldiğini söyleyebiliriz.



Saçı dökülenler eczane ürünlerinden farklı olarak esansiyel yağlar, bitkisel kremler ya da alternatif tıbba yönelebiliyor. Bazı bitkisel yağların saçları besleyici özelliği olabiliyor ancak hiçbir yağ ya da bitki, genetik saç dökülmesinin önüne geçemez. Uygulanan yağ ya da bitkilerin saç derisini tahriş edebileceği ya da dönüşü olmayan zararlara yol açabileceği riskini hiçbir zaman unutmamak gerekli.


Saç dökülmesi hakkında doğru bilinen yanlışlardan bahsetsek…
Dr. Mehmet Erdoğan: Özellikle maliyetin yüksek olmasının iyi kalite anlamına geldiği gibi bir yanlış algı var. Maliyetlerde saç ekim merkezinin bulunduğu lokasyon, tedaviyi gerçekleştirecek doktorun popülerliği, operasyonlarda yer alacak ekibin büyüklüğü ve cihazların teknolojik seviyeleri, tedavi öncesi ve sonrasında hastaya sağlanan ulaşım, konaklama hizmetleri gibi birçok dinamik söz konusu. Dolayısıyla yüksek fiyat iyi kaliteyi her zaman beraberinde getirmiyor.

“Sadece erkekler saç dökülmesi yaşar” inanışı yaygın yanlışlardan biri. Kadınlarda da farklı sebepler doğrultusunda saç dökülmesi olabiliyor. Dolayısıyla bir cinsiyet farkı olmuyor.

Şampuanın saç dökülmesi yaptığı yönündeki inanış da doğru değildir. Yıkamada elimize gelen saçlar zaten dökülme aşamasına gelmiş ömrü tamamlanmış olan saçlardır. Dolayısıyla saçı yıkamamak saç dökülmesini önlemiyor. Kozmetik açıdan baktığımızda, saçımızın düzenli yıkanması saçımızın temiz, parlak ve canlı olmasını sağlıyor. Ayrıca jöle, köpük, wax gibi şekillendirici hiçbir ürün saç derisi altına geçemedikleri için saç kaybı yaratmaz. Bunları kullanan kişilerin tercihen gün sonunda saçlarını durulaması istenir.

Öte yandan şapka takmak veya örtünmek saç dökülmesini artırmaz. Çünkü saç dökülmesin dışarıdan sebeplerle oluşmuyor. Bu yüzden saç dökülmesi yaşayan kişinin genetik ve fiziksel altyapısını araştırmak gerekiyor.


Dönemsel saç dökülmeleri için neler yapılmalı, nelere dikkat edilmeli?
Dr. Gökay Bilgin: Yoğun diyetler, aşırı uykusuzluk, stres, doğum, ameliyat ve bazı hastalıklar dönemsel saç dökülmelerine neden olabiliyor. Öte yandan boya kalitesi ve bazı kimyasal işlemlere sıkça maruz bırakılması da saç kalitesini önemli ölçüde etkiliyor. Mevsim değişikliğine bağlı olarak saçlar belirli dönemlere göre farklı uzama ve dökülme oranlarına sahip olabiliyor. Örneğin sonbahar ayında artan saç dökülmeleri artık bilimsel olarak açıklanabiliyor. Bu doğrultuda sağlıklı beslenme ve takviye gıdalar, saç köklerinin vitamin ve mineral açıdan zengin olmasını sağlayabiliyor. Bununla birlikte saç dökülmesinin uzun süre devam etmesi halinde ciddiye alınması gerekiyor.


Birbirinden farklı saç dökülmelerini düşünürsek; saç dökülmesi ne zaman dikkate alınmalı?
Dr. Mehmet Erdoğan: Günde 100-150 saç telinin dökülmesi normal bir süreç olarak kabul ediliyor. Bu sayıdan fazla bir dökülme olduğunda ciddiye alınması ve bir uzmana başvurulması gerekiyor.


Öncelikle bilinçli bir ekim yolculuğu için bilinmesi gereken terimler nelerdir?
Dr. Gökay Bilgin: Greft, saç kökü nakli ihtiyacı olan insanların donör bölgesinden alınan doku olarak tanımlanıyor. Her greftin içerisinde saç kökleri ve deri bulunuyor.


Microblade Safir FUE tekniği, Smile Hair Clinic’te bir mikro bıçak ve çoğunlukla Safir bıçak ile ekim yapılacak alanda kesiler oluşturur. Önceden yapılmış bu kesilere greftler yerleştirilir. Kanalın derinliğini ve yönünü, yoğunluğunu ve dağılımını ayarlayabildiğimiz için bu tekniğin diğer greft yerleştirme tekniklerine göre birçok avantajı olduğunu düşünüyoruz.

DHI tekniği bir çeşit yapıştırma ve yerleştirmedir. Bu nedenle aynı avantajlar daha az kanama ve kaçırılan yerlerin olmaması olarak açıklanabilir.

Alopesi, vücudun herhangi bir bölgesinde bulunan kılların herhangi bir nedenden ötürü dökülmesidir. En çok hormonlara bağlı olarak gerçekleşen Androjenik Alopesi (AGA) tipi görülüyor. Andorogenetik alopesi, erkek tipi saç dökülmesi olarak adlandırılmasına rağmen kadınları da yüzde 45 oranında etkiliyor.

Finasteride, saçların dökülmesini önleyen, korunmasını sağlayan ve ince saç tellerinin eski kalınlıklarına ulaşmasını sağlayan bir ilaçtır.



Saç ekimi nedir? Saç ekim işleminde süreç nasıl ilerliyor?
Dr. Mehmet Erdoğan: Süreç ilk olarak hastayı görmemizle başlıyor. Hastanın saç ekimine uygunluğu var mı, tedaviye hangi süreçte başlamalı, saç ekimi öncesinde hangi testleri yaptırmalı; bu tür sorulara yanıt arıyoruz. Tüm test ve analizler sonrası hasta saç ekimine uygunsa hastayla birlikte, saç ekimi için uygun bir dönem ve tarih belirliyoruz. Sonrasında operasyonu başlatıyoruz ve bu operasyon yaklaşık 8 saat kadar sürüyor. 2 gün sonra ilk kontrolümüz başlıyor ve akabinde 1-1,5 yıla uzanan bir süreç beraberinde geliyor. Bazı hastalarda bu süreç daha kısa sonuçlanabilse de ortalama birinci yılda yüzde 80’e yakın sonuçları görmeye başlıyoruz. Bu süre bazen daha kısa bazen de daha uzun olabiliyor.

Operasyon öncesinde hastayla konuşup, doğru yönlendirmeyi sağlayıp sonrasında da 1 yıllık takibini yapıyoruz. Ayrıca raporlama sistemlerimizle hastaya e-mail yoluyla kontrol ve yıkama gibi hatırlatmalarını yapıyoruz. Belirli dönemlerde hastanın fotoğraflarını isteyerek süreci izliyoruz. Hastayı belli aşamalarda çağırarak, tekrar gözden geçirilmesi gereken noktalar ya da fotoğraflarda dikkatimizi çeken alanları değerlendiriyoruz.


Kimler saç ekimi işlemi yaptırabilir?
Dr. Gökay Bilgin: Saç ekimi yaptırmadan önce saç dökülmesinin altında yatan sebepler ortaya çıkarılmalı. Saç dökülmesi genetik faktörlere mi yoksa vitamin, mineral eksikliğine mi ya da hormonal sebeplere mi bağlı tüm bu soruların cevaplanması gerekli. Eğer saç dökülmesinin altında yatan sebepler destekleyici tedavilerle önlenebilirse saç ekimini ikinci plana alıyoruz. Ancak saç dökülmesi genetik faktörlere bağlıysa ve önleyici ve destekleyici tedavilerle eski saç formu asla kazanılmayacaksa hastayla birlikte saç ekimine karar veriyoruz.    


Kaş ekimi nedir? Kaşlara şekil vermeye yardımcı olur mu?
Dr. Mehmet Erdoğan: Özellikle kadınlarda kaş ekimi talebiyle karşılaşıyoruz. Kadın hastalarımızın çoğu erken yaşlarda kaşlarını aldırmaya başladığı için kaş kökleri hasar görüyor ve yeni kaşların çıkması mümkün olmuyor. Bu durumlarda yeni kaş ekimiyle müdahale ediyoruz, estetik bir görünüm yaratmak üzere yüze özel bir tasarım yapıyor ve iyi sonuçlar alıyoruz. Bunun yanında kalıcı kaş dövmesi yaptırmış ama sonuçtan memnun kalmamış kadınların da tekrar restore etmek isteğiyle kaş ekimi uygulaması yapıyoruz.


Kadınların sıklıkla tercih ettiği bir tedavi olan kaş ekimi nasıl gerçekleştirilir?
Dr. Gökay Bilgin: Kaş ekimi operasyonu aslında saç ekimi işlemi ile aynıdır. Transfer edilecek greft miktarı az olduğu için daha kısa sürer. Konsültasyon işlemi sırasında öncelikle doktorlarımız hastanın kaş ekimi operasyonundan beklentisini dinleyerek, kendi tecrübelerinden de yola çıkarak hastayı mutlu edecek optimum çözüme ulaşmaya çalışır. Konsültasyon sırasında altın oran pergeli ile, hastanın yüz hatlarına en uygun kaş şekli belirlenir. İlk önce kaşlara lokal anestezi uygulanır. İhtiyaç olan sayı çok az olacağı için olduğu cerrah öncelikle kaşlara safir FUE yöntemi ile kanalları açar. Bu sayede hem gereken sayının tam olarak bilinerek donör alandan fazla greft alımının önüne geçilir hem de greftlerin vücut dışında kalma süresi azaltılarak risk minimuma indirilmiş olur.

Sonrasında ise kadınların donör bölgesindeki saçlar diğer uzun saçların kamufle etmesine imkan tanıyacak bir pencere açılarak tıraş edilir ve bu bölgeye lokal anestezi uygulanır. Donör bölgesinden greftler mikro FUE yöntemi ile alınır ve kısa bir sürede daha önceden açılmış kanallara nakledilir. Operasyondan sonra hastanın uygulaması gereken bakım ve tedavi talimatları hastaya anlatılarak, pansumanı tamamlanarak taburcu edilir.


Kaşlar neden incelir ve dökülür?

Dr. Mehmet Erdoğan: Kaş şekli ve seyrekliği, genellikle genetik bir faktör olmakla birlikte uygulanan yanlış kaş alımı işlemleri gibi uygulamalar sonucu da oluşuyor. Bazı hastalıklar, ilaç tedavileri, yanlış makyaj uygulamaları kaşların dökülmesine sebep olabiliyor. Ayrıca bazı kazalar ve bu kazalardan kaynaklı yaralanmalar sebebi ile kaşların görüntüsünde kalıcı bozukluklar oluşabiliyor.


Saç ve kaş ekim işleminin ilerleyen zamanlarda tekrarlanması ihtimali hakkında söylentiler söz konusu… Doğru mudur?

Dr. Gökay Bilgin: Ekim işlemi hastanın beklentisini karşılamadığında veya doğru planlama yapılmadığında saç ekimi tekrarlanabilir. Bunun için donör bölgesinde yeterli sayıda sağlıklı saç kökü olması gerekiyor. Dolayısıyla ikinci ekim operasyonu yapılabilir ancak önerilen sayı maksimum 3 diyebiliriz.



Ekim işlemlerinin riskleri ve yan etkileri var mıdır?
Dr. Mehmet Erdoğan: Kabuklanma, saç ekiminin yan etkilerinden en yaygın olanlarından biridir. Kabuklanma, operasyondan sonra 48 saat içinde, ekim yapılan alanda görülebilir. Kabuklanma aynı zamanda iyileşmenin de bir işaretidir. Kabuklanmanın olduğu yere müdahale etmemek gerekiyor, ortalama 2 hafta içinde kendiliğinden iyileşiyor.

Operasyon sonrası donör ve ekim yapılan alanda ufak kanamalar görülebiliyor. Hastanın nakil öncesi kullandığı aspirin, NSAİİ, E vitamini, alkol, anabolik steroidler ve diğer kan sulandırıcılar kanama riskini artırabiliyor.

Operasyon sonrası kaşınma saç ekiminin en yaygın yan etkilerinden biridir. Saç ekimi sonrası kabuklanma kendiliğinden iyileşirken bu süre zarfında kaşıntı görülüyor. Kaşıntı da iyileşme belirtisidir. Saç ekimi sonrası kaşıma yeni ekilen köklere zarar verebiliyor. Saç ekimi sonrası ilk 2 hafta devam eden kaşıntı, kabuklanma iyileştikten sonra kendiliğinden geçiyor.

Saç ekimi operasyonlarından sonra kabuklanma ve kaşıntı gibi bir diğer yaygın sorun ise ödem ve şişliktir. Saç ekimi sonrası ilk 48 saat içerisinde yüz bölgesi de dahil olmak üzere şişlik görülebilir. Standart saç ekimi yan etkileri olarak tüm saç ekimleri veya cerrahi operasyonlardan sonra şişlik ve ödem beklenir. Saç ekimi sonrası ödem ve şişlik, kaşıntı ve kabuklanmada görüldüğü gibi kendiliğinden geçecek bir durumdur.

Saç ekimi operasyonları da aslında cerrahi müdahalelerdir. Bu nedenle steril ortamlarda hizmet almak çok önemlidir. Steril olmayan ortamlarda yapılan operasyonlarda enfeksiyon riski de nispeten yüksektir. Saç ekimi sonrası koruma süreci enfeksiyondan korunmak için hayati önem taşır. Saç ekimi sonrası doktorunuzun önerdiği antibiyotiklerin düzenli kullanımı enfeksiyon riskini en aza indirecektir.


Başarılı bir sonuç ve doğal görünüm elde edilmesi için bilinmesi ve dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?
Dr. Gökay Bilgin: Doğru süreç yönetiminde klinik her zaman hastasının yanında olmalı, tedavi sonrası süreçte de hasta her zaman takip edilmeli.

Saç ekiminde günümüzde uygulanan iki yöntem var. İlki FUT, ikincisi ise FUE. Ayrıca enseden linael şekilde alınan saçlı doku yöntemi mevcut ancak günümüzde çok fazla tercih edilen bir yöntem değil.

FUE yani Follicular Unit Extraction; greftin, panç yöntemi ile alınması ve bu greftlerin teker teker saçsız kısma nakledilmesidir. Greft alımında panç yöntemini tercih ediyoruz. Nakli ise safir ile birlikte ya da DHI dediğimiz bir yöntemle yapıyoruz. Safir dediğimiz yöntemde, aldığımız greftleri saç derisinde küçük bir kesici aletle açtığımız kanalların içine teker teker yerleştiriyoruz. Bazen greftleri tıbbi bir kalemin içine yerleştirerek ekim yapıyoruz.

Ayrıca Smile Hair Clinic’te yine kendimize ait bir yöntemimiz var. Biz buna True Planing diyoruz. True Planing tüm aşamaların planlaması. Sabah hastayı gördüğümüzdeki santimetrekare yoğunluk hesabından başlayıp, saçların yönünün, hangi bölgeye hangi saçların ekilmesine kadar birçok süreci birleştirdiğimiz ve doğru sonuca gidebildiğimiz bir yöntem. Tüm hastalarımıza bunu uyguluyoruz. Bu yöntem için, hastanın altta yatan hastalığından tutun hastanın beklentilerine, hastanın saç modeline, yüz tipinden saç yapısına kadar farklı disiplinler farklı uygulamalar geliştiriyoruz.


Saç veya kaş ekim tedavileri için adres seçerken nelere dikkat edilmeli?
Dr. Mehmet Erdoğan: Saç ekiminde ihtiyaç tümüyle hastanın beklentisi doğrultusunda karar verilen bir süreç. Saç ekimi yaptırmak isteyenler öncelikli olarak Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı klinikleri seçmeliler. Sağlık Bakanlığı onayı olan kliniklerde tedavileri doktorlar gerçekleştiriyor.

Türkiye’de maalesef merdiven altı dediğimiz, alanında uzman olmayan teknisyen ya da yetersiz ekiplerin işlem yaptığı merkezler de bulunuyor. Saç ekimi yaptırmak isteyen hasta, saç ekim ekibinde kimlerin olduğunu ve özellikle saç ekimini kimin yapacağını öğrenmeli. Hangi doktorun hangi aşamada yer alacağını açık bir şekilde araştırmalı. Akabinde internette merkezin yorumları, merkezin şikayetleri ve yaptığı operasyonlarını araştırdıktan sonra karar verilmeli. Ayrıca kliniğin eski hastalarına ulaşıp onların deneyim ve yorumlarını da almaları klinik seçiminde çok önemli. Sürecin ilk adımını doğru planlamak adına oldukça detaylı araştırma yapmak, ömür boyu yaşayacağınız deneyim açısından son derece kritik önem taşıyor.


SON HABERLER

Dergide Bu Ay

ELLE Türkiye 25 yaşında!

Mayıs sayımızda ELLE dergisi global kodlarıyla bir araya getirdiğimiz kendi alanlarında çok başarılı tam 8 isim ve 8 marka var.

BU SAYIDA NELER VAR?

E-Bülten Aboneliği

E-bültenimize şimdi abone olun,
magazin dünyasındaki tüm gelişmelerden anında haberiniz olsun.