DAHA İYİ OLMA HALİ

Belirsizlik ve soru işareti dolu günlerde, hemfikir olunan tek bir şey var: O da hem kendimiz, hem de toplum sağlığı için bedenimizi ve zihnimizi zinde tutabilmenin önemi.

Tüm Dünya’yı etkileyen ve henüz daha bir aşısı veya tedavisi bulunmayan bir pandemi sebebiyle kendinizi süresiz olarak eve kapattığınızda, ruh haliniz gün içinde defalarca değişebiliyor. Uzun yıllar güzellik ve sağlık editörlüğü yapmış biri olarak, sayısız wellness, yani ‘iyi olma hali’ yazısı kaleme almış olmama rağmen, COVID-19’a karşı evde alabileceğimiz önlemleri anlatmak için bilgisayarımın karşısına her oturduğumda kendimi bir başka duygu durumunun içinde buldum. Korku, çaresizlik, umut, özlem gibi hislerin arasında gidip gelirken, gün içinde kendimi en iyi, güçlü ve sağlıklı hissettiğim dakikaların vücuduma iyi gelecek aktiviteler yaptıktan sonra olduğunu fark etmem fazla sürmedi. Melez Tea’den ısmarladığım havuç, zencefil, zerdeçal, limon, bal ve tarçın karışımı iksiri içtikten sonra, Nike Training uygulaması ile yarım saatlik bir antrenman yaptıktan sonra, kuru bir fırça masaj yaparak bacaklarımdaki dolaşımı harekete geçirdikten sonra...

Henüz hiç birimiz koronavirüs tehlikesinin ne zaman hafifleyeceğini ve yeni yaşamlarımıza ne zaman ve nasıl adım atacağımızı kestiremesek de, kesin olan bir şey var: O da kendimize, zihnimize ve vücudumuza iyi bakmamızın bugün ve bundan sonraki önceliğimiz olduğu. Henüz daha hepimiz evlerimize kapanmadan önce iletişime geçtiğim Amerikan Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları bölüm başkanı Prof. Dr. Önder Ergönül de, temel bağışıklık kurallarını ihmal etmemenin büyük önemine dikkat çekti: “Dengeli beslenme, taze sebze ve meyve, iyi bir uyku düzeni şart.” Ayurveda doktoru ve Vitalica Wellness’ın direktörü Dr. Koshlendra Pratap ise, “Son günlerde herkes bağışıklığı kuvvetlendirmekten bahsediyor, ancak işin temelini atlıyoruz: Bağışıklığımızı desteklemenin en iyi yolu doğayla tekrar ahenk içinde olmaktır. Bu sebeple, yapmanız gereken ilk şey mümkün olduğunca doğal ve organik besinler tüketmeye dikkat etmek,” diyor. Gerçek sağlığın içten geldiğini bir kez daha vurgulayan Pratap, bağışıklığımızın sindirim sistemimiz ile direk ilişki içimde olduğunu ve bu sistemde olası bir dengesizliğin bizi virüs veya bakterilere karşı savunmasız kılabileceğini de ekliyor.

Sadece şu dönemde değil, kendimizi her daim, fiziksel ve zihinsel olarak daha iyi ve sağlıklı hissetmemiz için faydalı birkaç natürel wellness tüyosunu sıraladım. Bu öneriler, bundan sonra bedenimiz ve ruhumuz için yapılabileceklerimiz listesinin sadece başlangıcı.


Hindistan cevizi yağı

Öncelikle, antibakteriyel, antiviral, antifungal özelliklere sahip bir bağışıklık güçlendirici olarak kabul edilen laurik asit zengini hindistan cevizi yağını belli ölçülerde tüketmek iyi bir fikir. Pratap, hindistan cevizi yağını yemeklerde tüketmenin yanı sıra, karanfil ve nane yağları ile yapılacak karışım ile oil pulling, yani ağız gargarası yapmayı da öneriyor.



Nasyam terapisi 

Pratap, zararlı bakterilerin boğaza inme ihtimalini azaltarak, sinüs ve genzi güçlendiren kadim bir ayurvedik teknik olan nasyam’ın çok etkili olduğunu belirtiyor. Yüzünüze buhar tutup masaj yaptıktan sonra (özellikle burun çevresine), burun deliklerinden birkaç damla özel bir yağ karışımı damlatılıyor. Pratap, burnunuzu yakmamanız için vücut ısısında olması gereken karışıma susam, nane ve çay ağacı yağları koymanızı öneriyor. Nasyam terapisini yatay vaziyette yaparken, sırasıyla burun deliklerinizi (çok iyi yıkanmış!) bir elinizle kapatıp derin nefes alıp verin.

Bitkisel boğaz spreyi ve diğerleri

 Bağışıklık sistemini zafiyetinin kendini hemen gösterdiği organımız olan bademcikleri güçlendirmek çok önemli. Bunun için doğal bir tariften faydalanan Pratap, yapılması oldukça basit olan iksiri günde birkaç kez boğaza sıkmanın iyi bir fikir olduğunu söylüyor. Bal, adaçayı, ekinezya, zencefil, karanfil yağlarını ve az miktarda ılık su ile karıştırarak (Pratap, 50 ml suya 10-15 damla yağın yeterli olacağını belirtiyor) hazırlanabilen spreyin yanı sıra, çemenotu, yıldız anason, zencefil, kakule ve tarçınla yapılacak bağışıklık destekleyici çayı da günlük tüketilebilecekler listesine ekliyor. Pratap’ın diğer önerileri ise, günlük olarak hafif yoga ile meditasyona vakit ayırmak ve magnezyum zengini epsom tuzları ve aromatik yağlarla sıcak bir banyo yaparak ter atmak ve rahatlamak. Ayrıca soğuk günlerde soğuk yiyecek ve içeceklerden uzak durmaya da özen göstermenin bağışıklık üzerindeki pozitif etkisini de ekliyor. 



Nefesin marifeti

Daha önceden tanışık olmadığımız seviye ve şekillerde stres ve anksiyete problemleri ile neredeyse hepimizin karşı karşıya kalması, zihnimizi dinginleştirmenin wellness’taki önemine kocaman, parlak harflerle dikkat çekiyor. Nitekim, fazla stresin neden olabileceği kortizol hormon seviyesindeki yükselmeler, uykumuzu ve dolayısı ile bağışıklığımızı olumsuz etkileyebiliyor. Meditasyon Rehberi ve Ses Şifası Terapisti Rida Kıraşı, genellikle stres altındayken aldığımız nefeslerin normale göre kesik ve uzun olduğunu, hatta kimi zaman farkında varmadan nefesimizi tutabileceğimizi söylüyor. “Nefes, fizyoloji, psikoloji ve tekrar fizyoloji, bir döngünün ayrılmaz  ve birbirini direkt olarak etkileyen parçaları. Nefesi kontrol altına alarak ve nefes verme süresini, nefes alma süresine göre uzatarak bedene ve zihne yardımcı olabiliriz.” Öncelikle kendi nefes alışverişinizin farkına varmak, sonra da kendi ritminize göre nefesi daha uzun sürede vermek, özellikle kaygılı anlarda tüm bedeni rahatlatmak için etkili bir yöntem.

YAZI: Valerie Dayan

Etİketler