Göbek Bölgesindeki Yağlanmaya Dikkat

Göbek bölgesindeki yağlanma ciddi rahatsızlıkların habercisi olabilir.

Son dö­nem­ler­de gö­bek böl­ge­si yağ­lan­ma­sı kal­ça-ba­sen böl­ge­si yağ­lan­ma­sın­dan da­ha bü­yük bir so­run ha­li­ne gel­di. Lo­kal ya­ni böl­ge­sel ola­rak ta­bir edi­len bu tür yağ­lan­ma­lar za­yıf ka­dın­lar­da bi­le gö­rü­lü­yor. Ne­den­le­ri ara­sın­da ise yük­sek şe­ker­li yi­ye­cek alı­mı­nın faz­la ol­ma­sı, ha­re­ket­siz­lik (otu­ra­rak ça­lış­ma) ve in­sü­lin den­ge­siz­li­ği ilk ola­rak ge­li­yor.
İnan­mak zor gi­bi ge­li­yor ama in­sa­nın in­ce gö­rün­me­si, bo­yu ile ki­lo­su­nun oran­tı­sı, vü­cut kit­le en­dek­si­nin nor­mal ve­ya dü­şük ol­ma­sı her şe­yin yo­lun­da git­ti­ği­ni gös­ter­me­ye yet­me­ye­bi­lir.
Ga­yet nor­mal bir ki­lo­nuz ol­du­ğu hal­de, pe­ka­la obez ola­bi­lir­si­niz. Ya­ni kan yağ­la­rı­nız art­mış, ka­ra­ci­ğe­ri­niz yağ­lan­mış, kalp ve da­mar has­ta­lık­la­rı ris­ki bü­yü­müş, me­ta­bo­lik sen­drom be­lir­ti­le­ri or­ta­ya çık­mış ola­bi­lir. Bu du­ru­ma “Nor­mal ağır­lık obe­zi­te sen­dro­mu” adı ve­ri­li­yor. Ve ta­ma­men vü­cut­ta­ki yağ-kas-ke­mik ağır­lı­ğı oran­tı­la­rı ve yağ­la­rın ne­re­ler­de top­lan­dı­ğı ile il­gi­li ola­rak or­ta­ya çı­kı­yor. Na­sıl mı? İn­ce­cik in­san­la­rın bi­le vü­cu­dun­da yağ ora­nı % 30'u ge­çe­bi­lir ve bel çev­re­sin­de top­lan­mış ola­bi­lir. Bu du­ru­ma “Nor­mal ağır­lık obe­zi­te sen­dro­mu” ta­nı­sı ko­nu­lu­yor.

BEL ÇEV­RE­SİN­DE YAĞLAN­MA
Vü­cu­du­muz­da­ki yağ ora­nı ne ka­dar yük­sek ise ve or­ta kıs­mın­da, bel çev­re­sin­de, mi­de­de top­la­nı­yor­sa, bir ba­kı­ma ka­nı ze­hir­le­yen fak­tör­ler de o oran­da yük­sel­me­ye baş­lı­yor. Özet­le “cyto­kin” ola­rak ta­nım­la­ya­bi­le­ce­ği­miz bu sal­gı­lar vü­cu­du­muz­da­ki şe­ker me­ta­bo­liz­ma­sı­nı, yağ me­ta­bo­liz­ma­sı­nı ve da­mar­la­rı­mı­zı olum­suz yön­de et­ki­li­yor. Bu sü­reç yu­var­lan­dık­ça bü­yü­yen bir kar­to­pu­na ben­zi­yor. An­cak bü­yü­yen kar kit­le­si de­ğil, kalp has­ta­lık­la­rı, do­la­şım so­run­la­rı ve me­ta­bo­lik sen­drom teh­li­ke­si. Ga­yet za­yıf in­san­la­rın da kalp has­ta­lık­la­rı­na ya­ka­la­na­bil­dik­le­ri­ni ve be­lir­li bir yaş­tan son­ra na­sıl ki­lo al­dık­la­rı­nı gö­rün­ce şa­şı­rı­rız. Oy­sa za­yıf bi­le ol­sak, gö­bek çev­re­sin­de ve bel böl­ge­sin­de yağ bi­rik­me­si risk­li­dir. Çün­kü vü­cu­du­muz­da­ki tüm yağ­lar be­lir­li sal­gı­la­rı olan ek bir or­gan gi­bi ça­lı­şır­lar.
Bel çev­re­sin­de olu­şan yağ­lar ise di­ğer böl­ge­ler­de­ki yağ hüc­re­le­ri­ne oran­la da­ha ak­tif ve za­rar­lı olur­lar. Ken­di ken­di­le­ri­ni bes­ler­ler. Bir­çok araş­tır­ma, gö­bek yağ­lan­ma­sı ile kro­nik il­ti­hap­lan­ma eği­li­mi ara­sın­da da bir iliş­ki ol­du­ğu­nu gös­te­ri­yor. Ya­ni uzun la­fın kı­sa­sı, bel çev­re­sin­de­ki yağ­lar çok faz­la so­run ya­ra­tır­lar. Vü­cu­dun yağ­lan­ma­sı, hi­per­tan­si­yon, şe­ker has­ta­lı­ğı ve da­mar sert­li­ği­ne yol açan tüm so­run­la­rı be­ra­be­rin­de ge­ti­rir­ler. ­
Di­ye­tis­yen Oya Yük­sek'e gö­re ide­al vü­cut ağır­lı­ğın­da ol­mak sağ­lık­lı olun­du­ğu­nun bir gös­ter­ge­si de­ğil. Bu ko­nu­da vü­cut yağ da­ğı­lı­mı çok önem­li. Ör­ne­ğin, bir bi­re­yin yağ de­ğer­le­ri re­fe­rans­lar ara­sın­da ola­bi­lir fa­kat ay­rın­tı­lı öl­çüm­ler­de bu ya­ğın ço­ğu gö­bek­te bi­rik­miş­se risk oluş­tur­ma­ya baş­lar. Özel­lik­le ile­ri­ki dö­nem­de şe­ker has­ta­lı­ğı­na, kalp has­ta­lık­la­rı­na ve tan­si­yon prob­lem­le­ri­ne da­ve­ti­ye çı­ka­rır. Eğer giy­di­ği­niz pan­to­lon ve etek­ler si­ze dar ge­li­yor­sa bu­nu şiş­kin­lik ve gaz prob­le­mi ile ka­rış­tır­ma­yın ve mut­la­ka bir uz­ma­na da­nı­şın” di­ye­rek bu ko­nu­nun öne­mi­ne dik­kat çe­kiy­or Yük­sek.

­­MO­DERN YA­ŞAM NE­DEN GÖ­BEĞİ­MİZİ YAĞLAN­DI­RI­YOR? ­
l İnsülin dengesizliği: Kan­da­ki şe­ke­ri kon­trol eden bu hor­mo­nun kan­da­ki se­vi­ye­si çok önem­li­dir. İn­sü­lin me­ta­bo­liz­ma­sı bo­zul­du­ğu za­man kan şe­ke­ri se­vi­ye­le­rin­de ve bu­nun­la bir­lik­te di­ğer kan de­ğer­le­rin­de bo­zul­ma­lar ve özel­lik­le bel-ka­rın böl­ge­sin­de yağ­lan­ma­lar olu­şur. Bu­nun­la bir­lik­te alı­nan yük­sek kar­bon­hid­rat da bu ra­hat­sız­lı­ğı te­tik­ler.
l Hareketsiz yaşam-ofis yaşamı: İde­al ki­lo­nun ko­ru­na­bil­me­si için har­ca­nan ener­ji­nin alı­nan ener­ji­den faz­la ol­ma­sı ge­re­kir. Fa­kat son yıl­lar­da ma­ale­sef alı­nan ka­lo­ri mik­tar­la­rı­nın faz­la ol­ma­sı­na kar­şın har­ca­nan ka­lo­ri mik­ta­rı çok az bir se­vi­ye­de­dir. Bu da do­ğal ola­rak obe­zi­te­yi be­ra­be­rin­de ge­tir­mek­te­dir.
 l Düzensiz beslenme: Yo­ğun ya­şam­dan do­la­yı gü­nü tek bir öğün­de bi­tir­mek, gün için­de çok aç ka­lıp tek bir öğü­ne faz­la­ca yük­len­mek­ de me­ta­bo­liz­ma­yı ve in­sü­lin dü­zey­le­ri­ni boz­mak­ta­dır.