Fotoğraflar: Julie Kegels Sonbahar/Kış 2026, Launchmetrics Spotlight
LVMH Prize yarı finalistlerinden Julie Kegels, Sonbahar/Kış 2026 koleksiyonunda kıyafetlerin algıyı nasıl değiştirdiğini sorguluyor. Çıkış noktası, Andy Warhol’un The Philosophy of Andy Warhol (From A to B and Back Again) kitabındaki şu fikir: Herkesin bir aurası vardır, ta ki konuşana kadar. Kegels bu “aura”yı gölge üzerinden düşünmüş; silüetin, kesimin ve hareketin gölgeyi nasıl dönüştürdüğünü araştırmış.
Renk paleti, tasarımcının önceki sezonlarına kıyasla daha koyu. Lacivert, gri ve siyah tonları öne çıkıyor. Silüetler uzamış, daha kapalı ve korumacı bir tavra bürünmüş. Milano’da kadın tasarımcıların sunduğu benzer biçimde daha içedönük, zırh hissi veren formlarla paralel bir atmosfer var.
Kegels, terzi ceketleri ve etekleri oluşturmadan önce gölge üzerine deneyler yapmış. Bir eteğin ya da gömleğin gölgede nasıl deforme olduğunu gözlemlemiş. Bu çalışma, kavisli yırtmaçlara sahip hafif asimetrik lacivert ve gri eteklerde kendini gösteriyor. Küçük bir müdahale, güçlü bir optik yanılsama yaratıyor.
Geçtiğimiz sezon illüzyon ve hızlı kostüm değişimleri üzerine kurulu bir anlatı vardı. Bu sezon ise görünümler birbirine cevap veriyor. Finalde gri ipek bir elbise ve beyaz çantalarla çıkan modelin ardından, çanta ve kutu silüetlerini tekrar eden gri yün bir palto geliyor. Son olarak, gri görünümün izi basılmış gibi duran bir ipek elbise beliriyor, sanki bir önceki modelin gölgesi kumaşa yansımış gibi.
Julie Kegels Sonbahar/Kış 2026 koleksiyonu dikkatli bir bakış gerektiriyor. Gölge, kesim ve hareket üzerinden kurulan bu anlatı, kıyafetin yalnızca bir form değil, bir algı aracı olduğunu hatırlatıyor.