BİZ KADINLAR BU DÖNEMİN CADILARIYIZ

Sürekli vicdan azabıyla yaşamak

ELLE ONLINE ELLE ONLINE 25 Şubat 2014
BİZ KADINLAR BU DÖNEMİN CADILARIYIZ
<#text>“Çok yorgunum, o kadar yorgunum ki geçen gün evimin kapısını arabanın uzaktan kumandalı anahtarıyla açmayı bile denedim” diye başlıyor söze Ece Temelkuran. Ama sadece iş dışında yorgun olduğunu; “Çok genç ve ruhları az zedelenmiş insanlarla birlikte olmanın” verdiği güçle, muhalif bir gazete yapmanın zorunlu kıldığı kusursuz olma çabasıyla, büyük bir azimle çalıştıklarını ifade ediyor. Gazetede genel yayın yönetmenliği kurumu bulunmadığını, buna gerek de olmadığını; kendisinin işe sadece biraz daha heyecan getirdiğini, gerisini ekibinin hallettiğini dile getiriyor: “Bir pazar günü geldim ve burada kaldım; gidemiyorum” diyor. Birgün'de çalışırken, buradan gidemezken ve gitmek de istemezken; vazgeçmek için aslında erken olduğunu ayrımsadığını söylüyor 40 yaşındaki gazeteci. Ece Temelkuran'la neden vazgeçtiğini, kadınların Türkiye'de her şeyden nasıl vazgeçirildiklerini ve nasıl yalnız bırakıldıklarını; kendisinin ve kadınların iktidarla olan ilişkilerini konuştuk.


<#text>


<#text> ELLE: İlk defa genel yayın yönetmenliği görevini üstlenmiştiniz. “Uzun yıllardır ilk defa gazetecilik yaptığımı hissediyorum” diye de yazmıştınız.


<#text> ECE TEMELKURAN: Ben yıllar önce ofis içi ilişkiler denen o muammadan, o tuzaklardan ve sinsiliklerden bunaldığım için bu işi bırakmıştım; yoksa gazetecilikten, işin kendisinden asla sıkılmadım. Tekrar tertemiz insanlarla dönmek fikri bile beni burada tuttu. Çok genç insanlarla çalışıyorum ve kendimi çok yaşlı hissediyorum. Hepsine bağırıp çağırıyorum ama hepsini çok seviyorum. Hep birlikte güzel bir gazete yaptığımıza inanıyorum. İşte, pazar günü tirajımız hiç görülmedik şekilde arttı. O yüzden herkes bu gazla daha çok çalışacak. Onlar bana, vazgeçmek için erken olduğunu öğretti.~ELLE: Siz Birgün'ün genel yayın yönetmeni olarak gazeteye neler kattınız?


<#text> E.T.: Biraz yaratıcılık, biraz çalışma ve yarışma isteği. Özellikle de büyük gazetelerle rekabet etme isteği. Bu gazete muhalif bir yayın ve dolayısıyla kusursuz olmak zorunda. Bir de muhalifsen kendini yalnız hissedersin bu ülkede. Ekibimdeki gençlerin yalnız olmadıklarını hissetmelerini, çok sevildiklerini görmelerini istedim.


<#text>


<#text> ELLE: Türkiye gazetelerinin sayılı kadın genel yayın yönetmenlerinden biri oldunuz. Kıskançlıklar var mı?


<#text> E.T.: Beni değil de; gazeteyi kıskanıyor olabilirler. Bu görevde iki kişiyiz, Neşe Düzel ve ben. Kendisi ciddiye aldığım tek rakibim. Edebiyatçı kimliğiyle de tanınan ve en son “Düğümlere Üfleyen Kadınlar”ı kaleme alan Ece Temelkuran; sürekli vicdan azabıyla yaşadığını anlatıyor: “Neyle uğraşırsam, öbür işi yapmıyor olmaktan suçluluk duyuyorum. Ruh sağlığı bozukluğu sanırım. İnşallah gazeteyi istediğim yere getirebilirsem yeni bir kitaba el atarım ve belki buranın romanını yazarım.”


<#text>


<#text> Selin MİLOŞYAN Fotoğraflar: Pınar GEDİKÖZER

SON HABERLER

Dergide Bu Ay

ELLE Mart Sayısı Çıktı!

ELLE Mart Sayısı Çıktı!

Baharı Hande Erçel ile karşılıyoruz.

BU SAYIDA NELER VAR?

E-Bülten Aboneliği

E-bültenimize şimdi abone olun,
magazin dünyasındaki tüm gelişmelerden anında haberiniz olsun.