BUZLAR KRALİÇESİ KATE LANPHEAR

ELLE Amerika Stil Direktörü Kate Lanphear'ın İstanbul macerası, haberimizde.

ELLE Amerika'nın stil direktörü Kate Lanphear bir moda olayı. Tıpkı bir doğa olayı gibi etki ediyor kendisini görenlere. İstanbul Fashion Week süresince peşinde olduğum Lanphear'ın üzerimdeki tesirini kelimelere dökmenin vaktidir. İşte benim gözümden Kate adlı kusursuz fenomen.

Onu ilk kez, Istanbul Fashion Week defilelerinin yapıldığı İTÜ Taşkışla Kampüsü'ndeki çadırda görü yorum. Etrafında bir ışık huzmesi olduğundan eminim. Zira uzaktan gördüğüm anda bile gözlerim kamaşıyor. Yanına yaklaştıkça etrafına saçtığı ışığın kuvveti artıyor. Sebebi, beyaza çalan platin sarısı saçları veya porselen pürüzsüzlüğündeki cildi mi acaba? Tarifi güç bir moda olayıyla karşı karşıya olduğumu o anda anlıyorum. Çünkü fotoğraflarda gördüğünüzden çok daha fazlası Kate Lanphear.

Üzerinde, siyah Stella McCartney smokin tulumu var. Kolları, sertliğine sertlik katan, punk aksesuarlarla bezeli. Yüzünde “Yaklaşanı yakarım” ifadesi hakim. Ulaşılmaz görünmek için çabalamıyor. Mesafeli duruşundan ötürü kendisine ulaşmanın pek de kolay olmadığını duyumsuyorsunuz. Tüm bu sert kabuğu, tarzıyla da müthiş bir ahenk içinde. Cici kız olmadığı her halinden belli ama bu, onu daha cazip kılıyor.

KİM BU KATE?

Belli başlı moda haftaları gelip çattığında Tommy Ton, Scott Schuman ve The Street Peeper gibi sokak modası fotoğrafları çeken blogger'ların en çok fotoğrafladığı isimlerin başında geliyor Kate Lanphear. Tarzının bu kadar takdir görmesi de bu blogger'lar sayesinde oldu aslında. Monokrom renklerin hüküm sürdüğü androjen stili, her fotoğrafla birlikte hafızalarda daha derin izler bırakmaya başlayınca yavaş yavaş ilahe mertebesine yükseldi.

Tüm cesaretimi toplayıp ona doğru yöneliyorum. Lanphear'ın buz gibi cool görüntüsünün yanında kendimi vişneli tart gibi hissediyorum. Çünkü üzerimde mor dökümlü bir pantolon ve kırlangıç desenli bir gömlek var. Siyahlara bürünmüş bu moda olayıyla kıyaslandığımda onun tam zıttı bir tarz ortaya koyuyorum. Bu düşünceleri kafamdan kovup Lanphear'a kendimi tanıtıyorum. Büyük bir nezaketle yanındaki arkadaşları Nylon Dergisi moda direktörü Joseph Errico ve Interview Dergisi eğlence direktörü Lauren TabachBank'le tanıştırıyor beni. Sohbet etmeye başladığımız anda yüzündeki donuk ifade yavaş yavaş silinmeye başlıyor. “Buzlar eriyor” diyorum kendi kendime. Hem ben vişneli tartsam, o da pekala benim yanımda servis edilen vanilyalı dondurma olabilir.

Etİketler
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.