DE BEERS, IŞIĞIN TEMEL BÜYÜSÜNDEN İLHAM ALIYOR

De Beers, yeni yüksek mücevher koleksiyonu “Alchemist of Light” ile pırlantaların ışıkla etkileşimini kutluyor.

Sanat ve bilimin, hassasiyet ve hayal gücünün, gelenek ve modernliğin muhteşem bir birleşimi… De Beers, yeni yüksek mücevher koleksiyonu “Alchemist of Light” ile teknik ve yaratıcı sınırları zorluyor.De Beers, ışığın temel büyüsünden ilham aldıkları yeni koleksiyonuna, “Işığın Simyacısı” ismini verecek kadar cüretkâr ve bir o kadar da haklı… De Beers'ın tedarik edebildiği olağanüstü elmaslar, yalnızca laboratuvar derecelendirme raporuna göre mükemmel değiller; aynı zamanda güzelliğine odaklanarak seçilmiştirler.

Teknik olarak aynı mükemmel özelliklere sahip iki pırlanta, güzellik açısından farklılık gösterebilir. Biri donuk ve cansız olabilirken, diğerinin içinden neredeyse ateş çıkar ve müthiş parlar. Parlaklık, ışığı yansıtan yüzeyin görüntüsüdür. Eğer bir elmas, en güzel şekilde işlenmiş ise ışık en güzel şekilde kırılacak ve pırlanta onu yüzyıllar boyunca değerli kılan parıltıya sahip olacaktır.

De Beers, Alchemist of Light koleksiyonuyla pırlantalarının güzelliğine ve ihtişamına saygı duruşunda bulunan; saf beyaz pırlantaların ışıkla etkileşimini kutluyor.

Londra'da tasarlanan ve Paris'teki atölyelerinde yapılan yeni koleksiyon, toplam 45 benzersiz kreasyondan oluşan yedi bölüme ayrılmış. İlk iki bölüm olan “Atomique” ve “Light Rays”, Paris Couture Moda Haftası’nda tanıtıldı.



ALCHEMIST OF LIGHT 1. BÖLÜM
“ATOMIQUE”




Moleküler düzeyde doğal bir elmasın kendine özgü güzelliğinden ilham alan bu “Yüksek Mücevherli Yaka Kolye”, merkezindeki muhteşem 18.57 karat F/IF pırlanta ile hayat buluyor. Bu kolye için 1.907 saf beyaz pırlantanın her biri, içindeki ateşi, yaşamı ve parlaklığı görmeye odaklanarak tek tek elle seçilmiş.


Bir elmasın içyapısının üstün güzelliğinden ilham alan bu eşsiz “Atomique Double Yüzük”, De Beers’ın efsanevi elmas uzmanlığının, yaratıcı yeteneğinin ve mükemmel işçiliğinin doruk noktasıdır. Açık tasarımıyla, iki zıt motif arasında atomik bir çekim yaratmış.

De Beers'in CEO'su Celine Assimon, "Atomique" için “Bir elmasın moleküler düzeyde yaratıcı bir yorumudur” diyor.



ALCHEMIST OF LIGHT 2. BÖLÜM
“LIGHT RAYS”



Sarı, turuncu ve bronz tonlarını hâkim olduğu “Işık Işınları” bölümü, günışığında bulunan daha sıcak renklere çağrışım yapıyor. Siyah rodyum kaplama altınla kontrast oluşturan parlak beyaz pırlantalar, De Beers imzası olan işlenmemiş ve işlenmiş elmasları renkli titanyum ile birleştirmiş. Mükemmel bir kendine özgülük…


Dönüştürülebilirliğin harika bir örneği “Fringe Küpeler”… Bulutların arasından süzülen güneş ışığından esinlenen bu hareketli küpelerin, püskül bölümü çıkarılabiliyor ve böylece daha klasik görüntüsü ile de kullanılabiliyor. Hem drama hem de çok yönlülüğün özü olan çarpıcı 7.78 karat küpeler için toplam 155 etik kaynaklı, elle seçilmiş pırlanta birleştirildi.




Güzel gün ışığı huzmelerinden ilham alan çağdaş bir tasarım olan “Light Rays Crown Ring”, üç farklı şekilde takılabilen türünün tek örneği bir parça olmuş. 2.93 karat olan bu cüretkâr tasarım, tek bir olağanüstü parçada klasik ve şıkı birleştiriyor.



Dönüştürülebilir ve giyilebilir sanat eserleri
Yeni koleksiyondaki mücevherlerin çoğu dönüştürülebilir. De Beers, mücevherlerinin yıllarca tekrar tekrar ve farklı şekilde takılabilmesini sağlarken, giyilebilir sanat eserleri dokunuşundan da taviz vermemiş.

De Beers’ın cesur ve özgün tasarımlarıyla, teknik sınırları zorlayarak ortaya çıkardığı yeni koleksiyonunun ilk 2 bölümünü sevdik. Bakalım geri kalan bölümlerde ışıktan nasıl ilham alacaklar?